Çekilme(!) başlamamıştı ki bitsin

Abone Ol

Çözüm süreci olarak takdim edilen PKK ile varılan

mutabakat daha başından itibaren tam olarak hayata geçirilmiş değildi. Bu durum

Başbakan Erdoğan tarafından da bir süre önce Çekilme ancak yüzde 20

gerçekleşti şeklinde nitelendirilmişti. Açıklanan bu yüzde 20 rakamı neye göre

belirlenmişti, çekilmesi gereken kaç militan vardı da ne kadarı çekildi Bu

rakam nasıl belirlendi Sorularının cevapları ortada dururken bu defa PKK tarafından

yapılan açıklamada çekilmenin durdurulduğu duyuruldu. Zaten durmuş olan

çekilmenin yeniden durdurulması aslında malumu ilandan ibaretti. Böyle olunca

da durup dururken böyle bir açıklama devlete meydan okuma olarak

nitelendirilirse yanlış mı olur

Bu noktada hiç hoşlanmadığım halde Biz dememiş miydik

noktasına gelmekten üzüntü duyduğumu, keşke Çözüm Süreci olarak ilan edilen

sürecin ilk günlerinde Terör örgütünün çekileceğini sanmak yanlış olur, örgüt

militanlarının Türkiye den çekilmesi için kuruluşundan bu yana örgüte destek

veren dış kaynakların bu desteğini çekmesi gerekir şeklindeki tahminim yanlış

çıkmasını tercih edeceğimi belirtmek istiyorum... Kısacası, Türkiye nin terör

örgütü ile anlaşmasının yeterli olmayacağına örgütün bölgemiz üzerinde planları

olan emperyalist ve Siyonist odakların maşalığını yaptığına dikkat çekmiştik.

Geçen zaman içinde Suriye deki gelişmeler PKK terör örgütüne yeni destekler

ortaya çıkardı. Söz gelimi Esad Suriye deki muhaliflere karşı savaşını

yürütürken ülkedeki Kürt gruplarla anlaşmaya gitti. Hatta, PKK nın Suriye kolu

olarak nitelendirilen PYD ye Suriye nin kuzeyinde otonom bir bölge tahsis

edildiği haberleri gelmeye başladı. Yani, Esad kendisini kurtarmak adına terör

örgütü ile böyle bir anlaşmaya varınca zaten PKK nın yeni bir hamle yapması

beklenen bir husustu. Bu noktada Suriye deki çatışmalara 2 seneyi aşkın bir

süre seyirci kalan küresel güçlerin, aslında sadece Suriye yi tahrip etmekle

kalmadıklarını aynı zamanda Türkiye ye karşıda terör örgütüne verdikleri

desteği artırarak yeni bir baskı oluşturmaya başlamışlardı. Bunlarda

gösteriyordu ki, ülkemizde terörün sona ermesi tek başına terör örgütü ile

mutabakat sağlanması ile mümkün olmayacaktır.

Çünkü, ABD ve Siyonist ortak yapımı bölgemizle ilgili

senaryoda bölge ülkeleri üzerinde baskı unsuru olarak kullanılmak üzere terör

örgütüne de görev verilmişti. Bu bakımdan sahnelenen oyunda Büyük Kürdistan

planı önemli bir sahneyi oluşturuyordu. Bu gerçeği görmeden ülkemiz ve komşu

ülkelerimizde sahneye konulan oyunu tam ve doğru okumak mümkün olmayacaktır.

Yani oyunu doğru okuyabilmek için büyük resmi görmek, bir diğer ifade ile

sadece cereyan eden olaylarla yetinmeyip olayın görünmeyen boyutlarını görmek

gerekiyor.

Kaldı ki, Çözüm Süreci ile birlikte terör örgütü

militanlarının Türkiye yi terk etmesinin gündeme gelmesi ve bunun Çekilme

olarak nitelendirilmesini hep yadırgadım. Kim nereden çekiliyor Türkiye nin

bir bölümü işgal altında da varılan anlaşma sonucu işgal güçleri buralardan

çekilmeye mi başladı Nedense olaya bu açıdan bakan pek olmadı. Hemen herkes

çözüm süreci olarak takdim edilen gelişmelerin oluşturduğu olumlu hava içinde

terör örgütü militanlarını işgal güçleri gibi görmek anlamına gelebilecek bir

yanlış nitelendirme fark edilemedi.

Çözüm süreci olarak nitelendirilen gelişmelerde terör

örgütü elemanlarının ülkeyi terk edip gidecekleri yer Kuzey Irak Kürt

bölgesiydi. Zaten burayı örgüt yıllardan beri ana karargâh ve üs olarak

kullanıyordu. Yani gerçekten terör örgütü militanları ülkeyi terk etmiş olsalar

bile bu örgütün biteceği, dağılacağı anlamına gelmiyordu. Örgütün kurulmasından

bugünlere kadar destek veren dış güçlerin uygun gördüğü bir durumdu. Kaldı ki,

örgüt militanları silahlarını bırakarak gitmeyi de reddetmişler, silahlarını da

götüreceklerini ilan etmişlerdi. Geldiğimiz noktada ne örgüt militanları

silahlarını bıraktılar ne de ülkeyi terk ettiler. Süreç öncesi ile bugün

arasında önemli hiçbir fark yok. Bu bakımdan başlamamış bir çözüm süreci ve

çekilmeme(!) kararı ile son bulmuş oluyor. Süreç yeniden başlayamaz mı

Başlayabilir elbette. Ancak, şartlarını terör örgütü ve destekçilerinin tespit

ettiği bir süreç kesinlikle Çözüm Süreci olarak nitelendirilemez.