RİZE - ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, yaş çay düzgün olmazsa hangi teknoloji uygulanırsa uygulansın kaliteli çay üretilemeyeceğini söyledi.
Sütlüoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni sezon hazırlıkları kapsamında, fabrikaların tamamında bakım, onarım, revizyon ve hijyenik açıdan yenileme çalışmaları yürüttüklerini söyledi. Sütlüoğlu, kapasite artırma çalışması yaptıklarını da anlatarak, ‘‘Yakıt olarak çevreyi kirleten fuel oil yerine doğalgaz ve kömür enerjisi kullanılması için de çalışma yürüttük‘‘ dedi.
-‘‘Her bölgenin kendi çayını işleyebilmesini hedefliyoruz‘‘-
Geçen yıl 553 bin ton civarında yaş çay aldıklarını anımsatan Sütlüoğlu, şunları kaydetti:
‘‘Fabrikalarımızın günlük yaş çay işleme kapasitesi yaklaşık 6 bin 600 tondur. Bu yıl birinci sürgüne kadar günde 350 ton kapasite artırımını gerçekleştirmiş olacağız. Bir o kadar da daha sonraki dönemde kapasite artırımı yapmayı planlıyoruz. Böylece sezon içinde toplam 750 ton civarında kapasite artırımını gerçekleştirmiş olacağız. Bu çalışmada amaç üreticinin günlük kontenjanını artırarak yaş çayı kısa sürede, taze iken alıp işlemek.‘‘
Kapasite artışında fabrikaları yeterli olmayan bölgelere ağırlık verdiklerini ifade eden Sütlüoğlu, ‘‘Böylece kaliteyi düşüren, fabrikalar arasında düzeni bozan yaş çay aktarmalarını sona erdirmeyi planlıyoruz. Her bölgenin kendi çayını işleyebilmesini hedefliyoruz. Pazar payımızı büyütebilirsek ileride yine kapasite artırımı gündeme gelebilir‘‘ diye konuştu.
-Kaliteli çay üretimi için-
İmdat Sütlüoğlu, birçok ülkede çay tarlalarını, fabrikalarını, çay mevzuatlarını incelediklerini belirterek, şunları söyledi:
‘‘İnceleme yaptığımız Sri Lanka, Kenya gibi ülkelerde yaş çay çok kaliteli olarak hasat ediliyor. Çoğu yerde elle toplanıyor. Böylece ham madde kaliteli oluyor. Bunun sonucu olarak da kaliteli çay üretiliyor. Ülkemizdeki fabrikalar ise teknolojik açıdan gelişmiş fabrikalar. Ama yaş çay düzgün olmazsa, hangi teknoloji uygulanırsa uygulansın kaliteli çay üretemezsiniz. O nedenle geçen yıl üreticilerimize bu konuyu anlatmaya çalıştık. Üreticinin mutlaka çayı topladıktan sonra gözden geçirip evsafına uygun hale getirmesi gerekir. Bu yıl evsafa uygun olmayanların çayını almayacağız. Bunda titiz olacağız. Hep birlikte çayda kaliteyi yakalamak şart, bunu da üreticilerle gerçekleştirebiliriz. Üreticilerimizden anlayış ve yardım bekliyoruz. Çaydaki kalite bozukluğu devam ederse piyasa buna tepki gösterir. Bu dalga pazardan ters dalgaya dönüşür. Bu da zincirin en zayıf halkası olan üreticiyi boğar. Hiç kimse, kimsenin hatırına iyi olmayan çayı almaz.‘‘
Her yıl ortalama 50-60 bin ton çayın dışarıdan getirilip Türkiye‘de satıldığına işaret eden Sütlüoğlu, şöyle devam etti:
‘‘Çayımız iyi olmazsa ülkemize gelen çay daha da artar veya başka içecekler tercih edilir. Sanayici çayını satamazsa yeni çay almaz. Üreticinin çayı da tarlada kalır. Tarımın sürdürülebilir olması mutlaka ham maddenin iyileştirilmesi ile mümkün. Bu nedenle üreticiye ‘çayı kalitesiz de olsa getirin‘ deseler bile kaliteli vermesi lazım. Önce ham maddede kaliteyi yakalamamız, sonra çayı fabrikalarda usulüne uygun üretip iyi şartlarda tüketiciye sunmamız lazım. Bütün bunlar en iyi şekilde yapılırsa, çay üretimi sürdürülebilir olarak devam eder.‘‘