İlk alış veriş
merkezinin tasarımını yapan Victor Gruen, büyük kentlerde yaşayan insanların,
şehrin getirdiği sorunlardan soyutlanarak, bir araya gelebilmeleri için yeni
bir sosyal mekân anlayışı oluşturulmasını savunmuştur. Gruen in bu düşüncesi
ile şekillenen ilk alış veriş merkezi Northald Alış veriş merkezidir. Fakat
daha sonra ardı sıra açılmaya başlayan alışveriş merkezleri düşünüldüğü gibi
insanların şehrin stersinden soyutlayarak kafa dinleyebilecekleri ortam
olmamış, tüketim ağlarının uzantısı olarak devam etmiştir.
Bu mekanların taşıdıkları ekonomik misyon insanların,
şehrin yorucu ortamından uzaklaşıp kafa dinleme heveslerini gölgede
bırakmıştır. AVM ler kapitalizmin tüketim çarklarından biridir ve insanların
ilgisini çekebilmek için kültürel ve sosyal olmak üzere pek çok işlevi
üstlenebilmektedir.
Arnold Ve Reynolds alışverişin kişide bıraktığı haz
olgusuna dikkat çekmiş ve buradan yola çıkarak alış veriş merkezlerindeki
farklı tüketici profilleriyle ilgili eleştirel bir yaklaşım sunmuştur. Şehrin
yorucu atmosferinden kaçan insanlar burada alış veriş yaparak dinlendiklerini
sanıyorlar. Alış veriş yapmak yani bir şeye sahip olmak insanlarda geçici bir
hoşnutluk uyandırıyor, bu kurumlar işte insanların bu zaafını kullanarak çarklarını
işletmeye devam ediyorlar.
AVM ler insanların bir araya geldiği yiyip içtiği sohbet
ettiği bir mekân haline gelmiştir. Artık ev yemeklerine rağbet azalıyor,
arkadaş ya da iş görüşmeleri sakin ortamlarda değil bu mekânlarda yürütülüyor.
Hafta içi çalışıp çocuğuna vakit ayıramayan anneler hafta sonları çocuklarını
buraya getirip, istedikleri şeyleri alıyor ve eksik bıraktıkları boşluğu
doldurmaya çalışıyorlar.
Evlerinde kendilerini yalnız hisseden yaşlılar, burada
bir şeyler atıştırıyor ve hiç tanımadıkları insanlardan güç almaya
çalışıyorlar. AVM lerde turistlik geziler yapılıyor, büyük şehirleri ziyarete
gelen insanlar tarihi mekânları seçmek yerine buraya gelip alış veriş
yapıyorlar.
Evler boşalıyor, bumekânlar artık insanların yiyip içtiği sohbet ettiği sosyal aktivitelere
katıldığı ve alış veriş yapabildiği yerler olarak algılanıyor. İnsanlarımız
arka planda nelerin hesap edildiğini bilemiyor, kendilerine sunulanı