Çatlatmamak lazım!

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Erdoğan MİT Müsteşarı Hakan Fidan ın

seçimde aday olabilmek için görevinden istifa etmesini değerlendirirken aynen

şöyle konuşuyor:

MİT sıradan bir kurum değildir.

Sıradan bir insanı da kolay kolay getirmeyiz oraya.

MİT in başında son derece güvenilir bir isim olmalıdır.

Nitekim ben oraya son derece güvenilen, hatta sır küpüm

olarak görebileceğim birini getirmiştim.

Daha öncesinde söz konusu arkadaşı özel temsilci olarak

görevlendirdiğim anlar da olmuştu.

Dolayısıyla bu makama gelmiş olan bir kardeşimizin

milletvekili adayı olmak ya da onun ötesinde bazı görevleri kafasında planlamak

gibi bir durumu olabilir.

Ya da ona belki bu tür vaatlerde bulunulmuş olabilir, orasını

bilemem.

Dolayısıyla doğru bulmuyorum ama kendileri artık

yorulduklarını söyleyerek, daha fazla devam edemeyeceklerini söyleyerek,

maalesef böyle bir adım atmayı uygun buldular ve bu adımı attılar.

Bundan sonraki süreç Sayın Başbakan a ait bir süreçtir.

Yerine kim gelecekse Sayın Başbakan teklif yapar.

Biz de onar ya da onamayız.

Kimin geleceği çok önemli!

Çünkü bizim paralel yapıyla mücadele esnasında neler

yaşadığımız, neler çektiğimiz, her şey ortada!

Böyle bir ortamda böyle bir tabloyla karşı karşıya

kalmayı ben asla doğru bulmam.

Açıklamalarından anlaşıldığı kadarıyla Cumhurbaşkanı

Erdoğan zor bir dönemde yalnız bırakılmış olmasından dolayı bir hayli kırgın ve

bir hayli de kızgın ve öfkeli!

Ama bize kalırsa öfkesine yenik düşmemeli!

Ve Sır küpüm dediği insanın üzerine daha fazla

gitmemeli!

Yani bugün Artık yoruldum demekte olan sır küpünü bir

de çatlatmamalı!

O sır küpü bir çatlarsa neler olabileceğini yani ortaya

nelerin döküleceğini tasavvur edebiliyor musunuz

Cumhurbaşkanı Erdoğan ın MİT müsteşarlığı gibi bir makam

için söylediklerinin hepsine katılıyoruz ama kendisine rağmen o görevi bıraktı

diye de Hakan Fidan fazla üzerine gitmemesi gerektiğini düşünüyoruz!

Karşılıklı helalleşmek ve aralarındaki kapıyı

birbirlerinin yüzüne çarpmadan kapamalarının doğru olacağına inanıyoruz!

Daha işin başında bu kadar sitem yüklü açıklamalar

yapılırsa sonunda neler olmaz ki!

Özetlersek sükûneti ve itidali elden bırakmamak lazım!