On yıl önce İstanbul da antika halı alıp satan bir
dostuma sordum, Sata sata bu antika halılar tükenmez mi dedim.
Türkiye nin antika halıları tükenmişti. Bazı evlerde
hâlâ varsa da az oldukları için piyasanın talebine cevap veremezdi. Ama Alman
ekonomisi geri vites takalıdan beri biz, sattığımız halıları Almanya dan geri
almaya başladık. Almanya da antikadan anlayan baba ölmüş, anlamayan çocukları
da satışa çıkarmış, biz de Almanya dan geri getiriyoruz, dedi.
Çok büyük çaplı ve çok yönlü antika işiyle uğraşan biri
de;
Almanlardan sonra en fazla antika alıcısı
Amerikalılardı. 11 Eylül 2001 de Amerika nın ekonomik beyni olan ikiz kuleler
çökeliden beri çok paralı Amerikalı antika alıcıları ülke dışına çıkmayınca
satışımız azaldı. Birçok arkadaşımız dükkânının içine başka mallar koyarak iş
yapmaya başladı, dedi.
İnsan ettiğini bulurmuş.
Rabbimiz, girdiği her yerde fitne fesat çıkaran
kendilerine yol gösteren peygamberlerini bile öldüren Yahudileri bize
tanıtırken, Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer
kötülük yaparsanız, kendinize kötülük yapmış olursunuz buyurur (İsra süresi
ayet 7).
Çaresizlerin çaresi olan demokrasiye geçen Batı, bütün
dünyayı kendi ölçülerine göre yönlendirmek için çaresizlerin çaresi olan ilacı
herkese sürmeye çalışırken bir de baktı ki kendisi kralların koruması
oluvermiş.
Devirdikleri her kralın ülkesinde yerine gelenler,
Batı yı çok iyi bildiklerinden onların hem maddi hem manevi alanda düşüşe
geçtiğini gördüklerinden çaresiz kalmamak için onların uyuz ilacından
sürünmemeye dikkat ettikleri görüldü.
Kral Mübarek, devrilince yerine seçimle sömürülmeye karşı
çıkan gür imanlı hür beyinli insanlar geçince derhal kendi çaresizliğinin
çaresi olan demokrasiyi yürürlükten kaldırdılar ve devrimle yeni bir kral
gelmesini sağladılar.
Libya da kendilerine karşı kafa tutan kral Kaddafi yi
devirdiler, çaresizlik çaresi şurubundan içirdikleri yeni yöneticiler,
İslam dan başka hiçbir şeye razı olmayız diyerek başkenti alınca batının
hizmetkârları Yunan gemisini kiralamışlar ve denizden ülkeyi idare
edeceklermiş.
Şimdi, dünyanın her tarafında yaşayan, Müslümanların
yöneticisi olan krallarla çaresizlik çaresi şurubundan içen krallar korunmaya
alındı.
Kralları kul köle yapacağım derken krallara koruma
olmak da varmış.
Dünyayı yöneteceğim derken evden yani ülkeden dışarı
çıkamamak da varmış.
Biz, onlara değil, bizi yaratana kulak ve gönül verelim
ve hep iyilik yapıp iyilik görelim.