Karşılığında para alınan hiçbir işin içinde gönül yoktur. Gönül olmayan hiçbir işte de özveriden söz edilemez. Ölçü birimi para olan her iş para kazanmak için yapılır. Kimse kendini kandırmasın. Koronavirüs salgını başladı başlayalı Sağlık Bakanı sağlıkçılar için her gün halkın selama durmasını istiyor! Sağlık çalışanları öyle özverili çalışıyorlar ki bizler halk olarak onlar için her gün sabah akşam sıraya geçip selama durmamız gerek! Sağlık Bakanı her açıklama yapmasında ilk bir saat sağlık çalışanlarını övüyor! İnsan dinlerken ayağa kalkıp karşısında selama duracak bir sağlık çalışanı arıyor! Yok gecesini gündüzüne katıyorlar yok şunu yapıyorlar yok bunu yapıyorlar! Öyle ki övecek kelime kalmayıncaya kadar sağlık çalışanları aşağı sağlık çalışanları yukarı! Bakan, övecek kelime kalmayıncaya kadar övüyor sağlık çalışanlarını! Hani daha övecek ama demedik bir şey kalmadığı için orada kesiyor! Sağlık çalışanları olmasa ülke elden gidecek!
Sağlık çalışanları mevzusu gerçekten Sağlık Bakanı’nın söylediği gibi mi? Yoksa öyle olmaya mı zorlanıyorlar. Bir işyerinde bir insan mesaisinin dışında çalışıyor ise mesai ücreti alıyordur. Yani fazla mesai yapan sağlık çalışanlarına fazla çalıştıkları kadar para ödeniyor. Kaldı ki salgınla ilgili birimlerde çalışanlara fazla ücret ödeniyor. Eğer mesai ücreti verilmiyorsa o insanın hakkı yeniyordur. Beş kişinin yapacağı iş bir kişiye yükleniyorsa orada kul hakkı yeniyor. Beş sağlık çalışanının yapacağı iş bir sağlık çalışanına yükleniyorsa o sağlık çalışanının hakkı yeniyor demektir. Sağlık çalışanının hem hakkını yiyip hem de ne kadar özverili çalışıyor diye övmek insani olarak kabul edilebilir bir durum değil. Fazla mesai yaptırtıp gecesini gündüzüne katıyor diye övmek insani değil. Sağlık çalışanını gecesini gündüzüne katıyor diye övmek yerine gece başka gündüz başka bir çalışan çalıştırmak lazım. Atanmayı bekleyen binlerce sağlıkçı varken gecesini gündüzüne katıyor diye övmek hem övülene hem de atanmayana haksızlık. Maske iz bırakıncaya kadar çalışmak marifet değil aynı görevi yapmak için atanmayı bekleyenin atanmasıdır insani olan. Sağlık çalışanlarından ben devletten maaş almadan çalışıyorum diyecek bir çalışan var mı! Ben bu işi gönülden yapıyorum karşılığına ne devletten maaş alıyorum ne de vatandaştan ücret diyebilecek bir babayiğit var mı! Yok elbette. O halde övünecek nesi var bu işin? Çalışıyorsan paranı da alıyorsun. Sen çalışıyorsun paranı alıyorsun hatta fazla çalışıp fazla para alıyorsun atanamayan çalışamıyor çalışamadığı için de hiç para alamıyor. Senin fazla çalışıyorum diye övündüğün ve dolayısıyla fazla olarak aldığın para o atanmayan sağlıkçının hakkı olmasın! Çünkü sen fazla çalışmasan yani mesai dışı çalışmasan o atanmayan da atanacaktır belki.
İşin en önemli boyutu şu; sağlık çalışanları bu kadar övülen bir ülkede her gün salgından onlarca kişi ölüyor. Salgına çare bulanamıyor. Demek ki övülecek kadar bir çalışma yok. Velev ki sağlıkçılar çok çalışsın modern tıp hangi hastalığa çare oluyor. Hastalıklar için verilen ilaçlar başka hastalıklara yol açıyor. Aynı hastalık için aynı hastalığın iki ayrı doktoru birbirinin tam tersi teşhis koyuyor tam tersi ilaç yazıyor. Şimdi bunun hangisi doğru! Bir doktorun bir hastalık için kesinlikle kullanılması gerektiğini belirttiği ilacı diğer doktor kesinlikle kullanılmaması gerektiğini o hastalık için bir faydası olmayacağını belirtiyor. Kaldı ki modern tıp bu zamana kadar kansere, vereme, diyabete vb. hastalıklara çare bulamadı. Modern tıp hastalıkları ya başka bir hastalıkla perdeliyor yani onu tedavi için verdiği ilaçlar başka hastalıklara yol açıyor ya da ömür boyu bu hastalığı çekeceksin diyerek o kişinin belli ilaçları ömür boyu almasını sağlıyor. Çoğu kişi duymuştur bu hastalık tamamen geçmez bu ilaçları ömür boyu kullanacaksın diyen doktorları. Çare ne efendim; bu hastalıkla barışık yaşayacaksın şu ilaçları da ömür boyu kullanacaksın. Peki bu hastalık ne zaman geçecek ben ne zaman iyi olacağım doktor! Ölünce herkes iyi oluyor beyefendi!
En iyi hasta iyileşmeyen hastadır!