Caniler laftan anlamaz, çünkü utanmazlar

Abone Ol

Hep söylüyoruz ama, sadece kendimiz dinliyoruz... Bunun utancını ve acısını da yine biz yaşıyoruz.. Çünkü, caniler laftan anlamıyorlar.. Utanma duygusunu yitirenler, vampir misali kanla beslenenlere insan denebilir mi Canilerin laf ile hizaya gelmelerini, vahşetlerine son vermelerini beklemek bu canilerin ruh halini anlamamak, uydurdukları ve inandıkları sahte dinin esaslarını bilmemek demektir. Aslında hiçbir ilahi din böylesine vahşete izin vermez.. Yahudilerin inandıklarını söylediği Musevilik de vahşeti, haksız yere kan dökmeyi yasaklar.. Ne var ki, Allah ın Hz. Musa vasıtasıyla gönderdiği dini değiştirip kendi ırkçı zihniyetlerine göre şekillendiren Yahudiler bu uydurdukları dinde kendilerini seçilmiş insanlar, kendilerinin dışında kalan tüm insanlığı ise onlara hizmetle yükümlü yaratıklar olarak algılar olmuşlar.. Yoksa, 50 yılı aşkın bir süreden beri Filistin de akıttıkları kanın bir izahı olabilir mi

Caniler laftan anlamaz dedik. Peki neden anlarlar Sopadan, güçten, canlarının yanmasından anlarlar.. İsrail saldırılarını ve katliamlarını durdurmanın tek yolu budur.. Gerçi kendilerinden birkaç zayiat verdiklerinde başlarlar ağlamaya, masum rolü oynamaya ve buna da tüm dünyayı inandırmayı başarırlar ama, durdurmanın başka yolu da yoktur.

Şahsen benim inandığım din hiç kimseyi ırkları sebebiyle farklı algılamaz, bazılarının kendilerini diğerlerinden üstün saymalarına izin vermez.. Benim inancımda üstünlük yalnızca takvadadır.

Ne var ki, Yahudiler kendilerinden olmayanları insandan bile saymadıkları için gece uykusundaki çocukları toplu olarak katledebilmektedirler. Yahudilerin bu anlayışının değişmesi de söz konusu olmadığına göre, tüm dünya bunlara karşı net bir tavır takınmalı, bu vahşet ve katliamlarını sürdürdüğü takdirde  tepelerine binileceğini, bundan böyle katliamlara izin verilmeyeceğini net bir dille ifade etmelidir. Buna rağmen cinayetlerini sürdürmeye devam edecek olurlarsa da gerçekten hadleri bildirilmelidir.. Çünkü, yeryüzünde şu anda  -ABD dışında- İsrail devleti kadar kan ile beslenen başka bir devlet yoktur.

Söz gelimi İsrail in sergilediği son vahşetin ardından Dış İşleri Bakanı Gül, "İsrail in ..ABD nin bu Siyonist katillere arka çıktığını biliyoruz.. BM nin de ABD ye rağmen harekete geçmesi şimdilik imkan dışı görülüyor.. O zaman bu cinayetlere samimi olarak karşı çıkan devletlere iş düşüyor.

Dışişleri Bakanı Gül son katliamın ardından "İsrail in Gazze de 19 kadın ve çocuğu uykularında topa tutması kabul edilemez. Bu bir katliamdır katliamın suçluları cezasız kalmamalıdır" şeklinde bir açıklama yapmış. Açıklamaya elbette bir itirazımız olamaz. Sayın Gül söylenmesi gerekeni söylemiştir. Ama, İsrail katliamını sadece bu sözlerle kınamak yeterli olmaz, istenen neticeyi vermez. Bir bakıma canileri hizaya getirmek için ağır açıklamalar yapmak yeterli değildir. Yapılması gerekenler vardır.. Söz gelimi bu ülke ile ilişkileri azaltmak, hatta askıya almak, bunun için Büyükelçiliğimizi kapatmak gibi adımların atılması gerekir. Bu tür adımlar çeşitli ülkeler tarafından atılacak olursa istemeye istemeye de olsa İsrail belki cinayetlerine ara verebilir.. Ara verebilir diyorum çünkü, bu devletin cinayetlerden vazgeçmesini beklemek hayalcilik olur. Bu sebeple yapılan açıklamalar ne kadar sert olursa olsun netice almaya yetmez, yapılan sadece iç kamuoyunu oyalamaya yönelik bir eylem olmaktan öte gitmez. Gül söylediği sözlere gerçekten inanarak söylemiş ise önce Türkiye olarak yapmamız gerekenler yapılmalı, atılması gereken adımlar atılmalıdır. Ondan sonra da bizimle beraber hareket edebilecek ülkeler varsa onlarla temasa geçilmelidir. Şahsen BM den bir şey beklemediğim için adını bile anmaya gerek görmüyorum. Çünkü, BM, ABD ve İsrail in kontrolünde ve güdümünde bir teşkilat haline gelmiştir. Bu bakımdan BM nin adının "Siyonizme Hizmet Teşkilatı" olarak değiştirilmesi gerekmektedir.  Siyonist yayılmacılık ve cinayetlerine gerçekten son verilmesini isteyen ülkeler bir araya gelerek hem İsrail e gereken dersi vermek hem de BM ye yapması gerekeni yapmaya zorlamak durumundadırlar.

Sözden öte bir adım atılmadığı takdirde yapılan açıklamaların samimiyetle bir alakası olamaz. Çünkü, bunca yıldır açıklamalar yapılıyor, ama İsrail bildiğini okuyor. Bundan 5 ay önce de Filistinli 8 çocuk İsrail füzelerinin altında can vermişti. Daha 1.5 ay önce Güney Lübnan da yaptığı saldırı sonucu çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 63 müslümanı katletti.. İsrail katliamlarının bir dökümünü yapmaya kalksak sanıyorum birkaç cilt tutan kitap ortaya çıkar.. Buna rağmen hala her katliamın ardından, "Bu kabul edelemez" demekle yetinmek, İsrail e katliamlarına devam edebilirsin demekten öte bir anlam ifade etmiyor.