3 Veya 9 Kasım l914 de başlayıp fasılalı bir şekilde
devam ederek 9 Ocak l916 günü sona eren Çanakkale savaşı her yıl çeşitli
faaliyetlerle anılıp bir taraftan milletimizin maneviyatı güçlendirilirken öbür
taraftan şehitlerimizin ruhları da şad edilmek isteniyor.
Acaba şehitlerimizin ruhları gerçekten şad edilebiliyor
mu 1960 lı yıllardan birinde güya Çanakkale şehitliğini ziyarete giden
Bandırma gemisinde çok adi davranışlar yapılmış ve milletimiz İslam âlemine
rezil edilirken şehitlerimizin ruhları da kahrolmuştu. Çok şükür o günler
geçti; ama yapılmakta olan anmalar şehitlerimizin şanına yaraşır bir seviyede mi
ve onları şad edebilmekte midir Şunu peşinen ifade edeyim ki İslam a aykırı
kıyafetlerle yapılan anmalar ne Çanakkale ve ne de İstiklal savaşı şehitlerinin
ruhlarını şad etmez; aksine incitir ve üzer.
Son yıllarda şehitlerimizin ruhu için yüzlerce, hatta
binlerce hatim yapıldığını duyuyor ve gazete sayfalarında görüyoruz. Bunlar
acaba şehitlerimizi şad ediyor (sevindiriyor) mu İlk yılın hatimleri belki
tamamiyle sevindirmiştir. Ama sonraki yıllarda yapılan hatimlerin
şehitlerimizin ruhlarını şad ettiğini söylemek zordur. Çünkü dünyadaki
Müslümanların hatim yapmasıyla öbür alemdekiler hatim yapmış olmuyor. Ancak
burada hatim yapanlar hatmettikleri Kur an a uymak niyetiyle hatmederse sevap
kazanır ve onun sevabını ölülerinin ruhlarına bağışlarsa ulaşır ve onları şad
eder (neşelendirir). Arkasından da yaşantılarını Kur an a göre dizayn ederlerse
bu yaşantı da ölülerin ruhlarına Cuma günleri gösterilir ve bu manzara onları
mutlu eder. Nitekim Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: Sizin her
yaptığınız Perşembe günleri Allah a, Cuma günleri ise ölmüş ana-baba, akraba ve
dostlarınıza arz edilmektedir müjdesini veriyor. Amma ölüleri için hatmedenler Kur an a uymak niyetiyle
okumazlarsa kendileri bir sevap kazanamaz ki ölülerine, şehitlerine bağışlasın ve
ulaştırsın. Evet! Peygamberimiz diğer bir hadis-i şeriflerinde: Kur an ı
yasakladığı şeylerden (kötülüklerden) seni alıkoyacak şekilde oku; eğer
nehyettiği şeylerden seni alıkoymuyorsa okumuş değilsin onu uyarısını
yapmaktadır. Aksine bir önceki hadiste işaret edildiği gibi İslam dışı
yaşantılar ölü ve şehitlerimize ulaştıkça onlar üzülecek ve bedbaht
olacaklardır. Yaşantıların İslam dan uzaklığı büyüdükçe ölü ve şehitlerimizin
üzüntüleri de artacak ve büyüyecektir. Öyleyse; ölü ve şehitlerimizi sevindirmek
istiyorsak şimdiye kadar yapamadığımız öğretilerini yapmak niyetiyle Kur an-ı
Kerim i hatmetmeliyiz ki sevap olsun ve onu ölü ve şehitlerimizin ruhlarına
hediye edelim de ulaşsın. Yaşantılarımızın İslami olmasına da dikkat edelim ki
İlahi kameraların çektiği manzaralarımız da ulaşınca ilahi televizyonlarda
seyrederek ölü ve şehitlerimiz mutlu ve bahtiyar olsun.
Çok hatim yapmak, yahut yaptırmak yerine anlayarak hatim
yapılmasını teklif ediyorum. İyi Arapça bilmeyenler de tercümelerini okumak
suretiyle Kur an ın çeşitli mesajlarını alıp uygulamaya başlasınlar. Geçen
yıllarda olduğu gibi hatim kampanyaları nı başlatacak olan kuruluşlar herkese
birkaç hatim havale etmek yerine bir hatim veya bir cüz havale etmeli; ama onu
tercümesiyle birlikte yapması ve mutlaka oradan alacağı mesajlara uyması
istenmelidir.
Mart ayı boyunca sürecek bu hatimlerin ay sonu veya
sonrası Hatimlerden Alınan Mesajlar adlı bir sempozyumda hatme katılanlar
arasında müzakere edilmeli, hatta halkımıza sunulmalıdır. Dahası Hatimlerden
Mesaj Çıkarma Yarışması bile düzenlenebilir. Çanakkale ve İstiklal Savaşı
şehitleri en iyi ancak bu şekilde şad edilecektir.