Önceki hafta, Çanakkale Kara ve Deniz
Savaşları nın 100. yıldönümüydü. Ülkemizin birçok yerinde
Çanakkale yi anmak ve anlamak ile ilgili farklı nitelikte programlar
düzenlendi. Şehitlerimiz yâd edildi Yokluk, yoksulluk, açlık, sefalet içinde
dünyanın en büyük donanmasına ve gücüne karşı canlarını, yüreklerini ortaya
koyarak bu toprakların bir sahibi olduğunu gösteren ecdadımızın emperyalizme
direnişinin destanı hatırlandı. Peki, Çanakkale ruhunu bugün her boyutuyla,
her detayıyla yaşayabildiğimizi söylememiz mümkün mü Küresel emperyalizmin kirli
siyaset oyunlarına karşı devletimizin tam bağımsızlığını ortaya koyabilecek
nitelikte ne gibi çalışmalar gerçekleştiriyoruz Yanı başımızda yıllardır süren
yangını körüklemek için küresel emperyalistler ellerinden geleni yaparlarken,
bizim Ortadoğu ve İslam coğrafyasının birliği ve dirliği ile ilgili ürettiğimiz
siyasetin bir karşılığı var mı Dünyanın jandarması Amerika nın, bundan 12 yıl
önce Irak ta, Diktatör Saddam ı devireceğiz, zira El Kaide bağlantısı var.
Ayrıca kimyasal silah üretiyor, bulunduruyor yalanlarını medya aracılığıyla
insanlığın zihnine kazıyarak başlattığı kirli operasyonun hangi amaca hizmet
etmek için yapıldığını idrak ederek ürettiğimiz bir karşı tezimiz var mı Büyük
Ortadoğu Projesi nde figüran olmayı içine sindirerek iktidar nimetinden
faydalanmayı kendilerine reva görenlerin, İslam ülkelerinde şakşaklanıp büyük
lider diye yutturulmasını nasıl izah edebileceğiz Çanakkale de yedi düvele
karşı aziz canını kurşunların önüne siper eden ecdadımızın bizlere bıraktığı
sadece vatan toprağı değil, bu vatanı emperyalizmin kirli niyetlerine teslim
etmemek için her şeyi yapabilme azmi ve ruhuydu. Çanakkale ruhu, bizi bu ruhtan
arındırmak, dinimizin genetik kodlarımıza yerleştirdiği en güzel değerleri
silip atmak, ahlakımızı törpülemek, maneviyatımızı tırpanlamak için önümüze ev
ödevi koyarak, Zinayı Suç olmaktan çıkaracak kanun tekliflerini kabul ettirerek
bizi biz olmaktan çıkarmayı iş edinen Avrupa Birliği ne Bizim değerlerimizi,
ecdadımızın şehadet amacını kimse yok edemez direncini gösterebilecek azmi
kuşanabilmektir. Çanakkale ruhu, bizi kapıkulu görenlere, Sizin değerleriniz
size, bizim değerlerimiz bize. Haydi yolunuza diyebilecek kararlılığı
göstererek, AB ye rest çekebilmektir. İslam ülkelerinin birliği ve dirliği,
ekonomik ve siyaset zeminlerini kurgulayabilmek yönünde adımlar atan Milli
Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ı ve O nun D-8 idealini anlayabilmek,
Türkiye nin yeniden dünya lider ülkesi olabilmesi yönünde adımları
atabilmektir.
Hükümetin bir bakanı önceki gün Çanakkale Zaferi ile
ilgili açılan bir etkinlik sonrası konuşma yapıyor ve diyor ki, Bugün
Türkiye nin milli gelirinin 30 bin-40 bin dolar olmamasının nedeni,
Çanakkale de kaybettiğimiz yetişmiş evlatlarımızın kaybıdır
Yani, 100 yıl önceki ecdadımızın kaybını, bugünkü milli
gelirin kâğıt üzerinde var olan 10 bin doların zavallılığına bağlıyor. Bunu
söyleyen hükümetin bir bakanı Ve aradan 100 yıl geçtikten sonra. Hani bugünkü
hükümetin zihniyetini özetleyen güzel bir anekdotumuz vardır: Bir zamanlar
hükümette olanlar bir şeye ihtiyacımız olduğunda Alalım diyorlardı Milli
Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın hükümet ortağı olduğu dönemlerde
bile bir şey ihtiyaç olduğunda, Yapalım zihniyeti yerleşmişti. Şu anda
iktidarda olanların zihniyeti ise Satalım Ne yaptınız 12 yıl boyunca.
Memleketin hangi köşesine hangi fabrikayı açtınız Kaç kişiye istihdam
sağladınız Duble yol yapmaktan, TOKİ eliyle konut üretmekten başka bir iş
yaptınız mı Bu ülke insanının milli gelirini artırmak için öncelikle katma
değeri yüksek ürünleri yapacak fabrikalar açmamız lazım değil mi Üreten değil,
tüketen bir toplumun cebini nasıl dolduracaksınız Almanya da 2. Dünya
savaşında yerle bir oldu Peki, onların milli gelirleri neden yüksek
Konuşuyorsunuz ama boşa konuşuyorsunuz!