Çanakkale Geçilmez

Abone Ol

Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferinin yıldönümü... Geleneksel kutlamalar alışkanlıkla mutad törenlerle geçiştirilince adeta yalama olur gibi oluş bilincini yitirmekte anlam ve önemi yerine rutin robot davranışları ikame edilmekte... Ama aksine hedef kitleyi dinamize edecek kıvama yönlendirildiğinde ise azami sinerji tevellüt etmektedir... Buna en güzel örnek de Japonların uygulamaları... Japon eğitimciler okula başlayacak çocuklara bir program tatbik ederler... Önce çocukları en gelişmiş fabrikalarını gezdirip başka ülkede olmayan ürünlerini göstererek, tüm dünyaya ihraç ettiklerini kıvançla açıklarlar... Geziler bittikten sonra çocuklar en hızlı trenlere bindirilir ve bu taşıtları da kendilerinin ürettiklerini anlatırlar. Eğer kendileri de böyle düzenli ve sıkı çalışırlarsa daha gelişmiş olanlarını yapabilecekleri öğütlenir... Ve onlara Japon olmanın nice değerli bir kimlik olduğu anlatılır ve daha sonra başka bir şok gezisi yapılır. Nagazaki ve Hiroşima ya götürülürler. İkinci Dünya Savaşı nda başlarına gelen felaket anlatılır. Bu çalışkan milletin kötü düşmanlarının da var olduğu bilinci onlara verilerek eğer çalışmaz ve yerlerinde sayarlarsa başlarına tekrar böyle felaketlerin gelebileceği anlatılarak okul yoluna giderler... Şimdi gelelim kıssadan hisseye... Acaba Çanakkale de bizim çocuklarımız için böyle bir motivasyon vesilesi olarak işlenemez mi .

Geçelim Çanakkale nin yıldönümünde hatırlanacak başka olaylara:

O yıllarda açılan Çapa Öğretmen Okulu nun hoca ve talebelerinin çoğu savaşa katılmış tümü şehit olmuş. Edirne Lisesi nin tüm öğretmenleri geri dönmemiş. Galatasaray Lisesi o yıllarda hiç mezun olacak öğrenci bulamamış... Bunlar sadece birkaç örnek... Zaten Çanakkale ye ziyarete gidenler görecektir ki şehitliklerdeki yaş grupları bıyıkları yeni terleme yaşındaki delikanlılarla gençlik çağındaki bir nesil orada yatmakta. Rakamlar 10 binden fazla yüksek öğrenim ve 70 bin kadar da lise mezunu şühedayı göstermekte.. Unutulmayacak hatıralardan biri de bizim cephenin başkomutanı Liman Von Sanders in Mehmetçikle diyaloğu:

- İyi savaşıyor musun

- Evet kumandanım.

- Pekala, niçin savaşıyorsun

- Allah rızası için kumandanım

*

Bir de Mustafa Kemal in bir anısını aktararak Atatürkçülere bir gönderme yapalım: "Size Bombasırtını anlatmadan geçemeyeceğim. Düşmanla 8 metrelik siper mesafesinde ölüm muhakkak gözüküyor. Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulamamacasına kamilen düşüyor... İkinciler onların yerine geçerken şayanı gıptadır ki büyük bir tevekkülle, öleceğini biliyor ve hiçbir fütur göstermeksizin sarsılmadan yerini alıyor. Bilenler Kur an okuyor bilmeyenler de şehadet getirerek cennete girmeye hazırlanıyorlar. Emin olmalısınız ki Çanakkale Savaşı nı kazandıran bu ruhtur."..

*

Bu hafta Çanakkale ile ilgili yoğun etkinlikler yapılırken Nurullah Genç in şiir kitabı dikkatimi çekti. Bir de bu sene İstanbul Belediyesi CRR de üç gün boyunca program düzenledi. Ayrıca kendi ilçesinde Üsküdar Belediyesi, okullarda Çanakkale köşesi yaptırdı. Bir de geçen hafta izlediğim Greyfurt Tiyatro Topluluğu nun Çanakkale Mahşeri adlı oyunu seyircilere o tarihin manevi cephesiyle de sergilemişti... Ne diyelim Sonuçta Çanakkale yi denediler olmadı. Şimdi güney cephelerden Afganistan dan, Irak tan denemeye, geçmeye çalışıyor ehl-i Salib