Çanakkale geçilmedi, geçilmeyecek

Abone Ol

92 yıl önceydi. Emperyalist Batılı, çeşitli entrikalar ile hak ve adaletin öncüsü bir milleti yok etmek istedi. Uzun savaş yılları yaşayan Osmanlı nın yorgun ve zayıf düşmesini fırsat bildi. Ümmet bilincine sahip Müslümanlar onu rahatsız ediyordu. Doymak bilmeyen ihtirası sebebiyle Birinci Dünya Savaşı nı başlattı. Savaşın seyri, Osmanlı nın parçalanması ve yıkılması sonucunu getirdi.

Birinci Dünya Savaşı nın içinde bir kahramanlık destanını görüyoruz: Çanakkale Savaşları.

Çanakkale, tarihte eşine ender rastlanan bir ölüm kalım mücadelesiydi. Mehmetçik, Batı nın en gelişmiş silahlarına karşı direnmiş, adeta etten bir duvar örmüştü.

Düşünebiliyor musunuz Çanakkale de savaşların geçtiği toprakların her metre karesine 8000 mermi isabet etmişti. Akif bu manzaranın dehşetini şöyle terennüm etti:

"Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer.

O ne mütiş tipidir, savrulur enkaz-ı beşer."

Seyit Çavuşlar, Molla Abdullahlar, Pötürgeli Bilaller, Mehmet Muzafferler, Mehmet Çavuşlar, Yüzbaşı Fahriler, Binbaşı Lütfiler ve sayısı yüzbinlere ulaşan Anadolu nun isimsiz kahramanları ölüme meydan okudular. Top ve güllelere karşı sıra dağlar oluşturdular ve düşmana geçit vermediler.

Bir milletin öncülüğünde, bir ümmetin mücadelesini veren bu kahramanlar bütün dünyayı kendisine hayran bıraktı. Akif e de "Kabe yi mezar taşın olarak diksem bile, senin hatıran için bir şey yapabilmiş sayılmam." dedirtti.

Savaşı yerinde takip eden gazeteci Ahmet Nedim, cephede top, mermi, gülle sesleri arasında bir askeri görüyor. Namazı bitirince kendisiyle görüşmek istiyor. Fakat asker "Kanlı Sırt"ta görevli olduğunu söyleyerek hemen ordan uzaklaşıyor. Bu görüntü Ahmet Nedim e şu satırları söyletiyor:

"Kanlı Sırt ın önlerinde eyleşirmiş bu yiğit.

Fakat bilmem bu toprağın kansız yeri neresi."

Destanlık çapta bir mücadele ortaya koyan Anadolu nun karayağız yiğitleri "Çanakkale geçilmez" gerçeğini bütün dünyaya ilan ettiler. Çanakkale vatandır, Türkiye dir. Osmanlı nın pek çok toprağı elinden çıktı ama, ana gövde durumundaki Anadolu toprakları üzerinde yeni bir devlet kuruldu: Türkiye Cumhuriyeti.

Ülkemiz Tehdit Altında

Vatan toprağı ve Türkiye miz bugün de tehdit altındadır. Bugün de farklı boyutta pek çok sıkıntılarımız var. Batı, Çanakkale de yediği tokatı unutmuş değildir. Emperyalist güçler ülkemizi parçalamak üzere planlar yapmaktadır.

ABD, Türkiye de dahil 22 İslâm ülkesinin haritasını değiştirmek niyetinde olduğunu deklare etmiştir. Her Allah ın günü, internet sitelerinde ve gazete sütunlarında yeni yeni haritalar yer almaktadır. Son NATO toplantısında Türkiye nin parçalanmış haritası masaya yatırılmıştır. Mehmetçiği harp meydanlarında yenemeyen Batılı, bugün farklı stratejiler uygulamaktadır.

Milletimizin direncini kırmak, aile bağlarını yok etmek için ahlâk ve maneviyatın tahrip edilmesine hız vermişlerdir.

Tarım ve hayvancılığı öldürerek topraklarımızı yok pahasına elimizden almak istemektedirler.

TV, haberleşme gibi en stratejik alanlara yabancılar da girmiştir.

Kâr getiren müesseseler birer birer yabancılara satılmaktadır.

Petrollerimizin yabancılar eliyle işletilmesinin yolu açılmaktadır.

En önemli bankalar yabancılara satılmakta, ticaretimiz yabancıların kontrolüne verilmek istenmektedir.

ABD, üslerimizi dilediği gibi kullanmakta, güvenliğimiz tehdit altında bulunmaktadır.

Yabancılar, en hassas kurumlarımızda bile etkili ve yönlendirici olabilmektedir.

Emperyalist güçler yüz sene önce oynadığı oyunu farklı bir yöntemle oynamaktadır.

Bu Ülke Sahipsiz Değil

Vatanımızın tehlikeye düştüğü, varlık yokluk mücadelesinin verildiği Çanakkale de, aziz milletimiz, yüz binlerin şehadeti pahasına da olsa, son kaleyi teslim etmemiş, Akif in şu mısraları gerçekleşmiştir:

"Asım ın nesli Diyordum ya Nesilmiş gerçek.

İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek."

Bu neslin çocukları bugün de görevinin başındadır. 380 merkezde gerçekleştirdiği "Kur an Ziyafeti" ve benzeri programlarla ilahi kelamın semalarımızda yankılanmasını sağlayan Anadolu Gençlik Derneği, şimdi de 250.000 şehidimizi 250.000  hatim ile yad etmektedir.

Bu bir vefakarlıktır. Şehitlerin davasını yerde bırakmama çalışmasıdır. "Biz bu güzel ülkeyi yolda bulmadık" anlayışına sahip olmaktır.

Türkiye miz üzerinde emelleri olanlar şunu çok iyi bilsinler ki, "Asım ın Nesli" bugün de görevinin başındadır. İş başa düştüğünde, Çanakkale de Mehmetçik ne yapmışsa bugün de aynısını yapma kararlılığındadır. Bu nesil, Emperyalizme taşaronluk yapanları çok iyi bilmektedir.

Millî Gençlik Vakfı na mensup gençler, büyük maneviyat erlerinden Ali Ulvi Kurucu Bey e, vefatından bir yıl kadar önce ziyarete gitmişlerdi. Ali Ulvi Kurucu Bey, "Değerlerimiz yok olmasın, bayrak yere düşmesin" heyecanı içindeki bu gençleri gördükten sonra gözleri dolmuş ve şu sözleri söylemişti: "Ateşin içinde yanmayan bir gençliği gördüm ya, artık ölsem de gam yemem."

Uyanık Olmalıyız

"Ilımlı İslâm", "Dinlerarası Diyalog" sözleri dış kaynaklıdır. Misyonerlik çalışmalarına hız verilmesi tesadüfi değildir. Onlar, Türkiye işgal edilirse direnmeyecek idealsiz bir nesil yetiştirmek istemektedirler. Millî Gençlik, bütün bu olup bitenlerin farkındadır.

İğneyle kuyu kazarcasına da olsa milletimizi uyandıracak, işin sorumlularını göreve davet edeceğiz.

Sorumluluk mevkiinde bulunanlar görevlerini ihmal ederlerse, şunu bilsinler ki, özgürlük ve barışa susamış Türkiye sevdalıları üzerine düşeni yapmaktan geri durmayacaklardır.

Milletimiz müsterih olsun. Çanakkale geçilmedi, bundan sonra da geçilmeyecektir.