Alman sevdası uğruna İttihat ve Terakki nin memleketi
sürüklediği savaşın acısını yüz yıl değil bin yıl geçse de unutamayız.
Almanların kendilerine bağladığı, emir verdiği Jön
Türklerin maceraperestliği ile bulaştığımız savaştan uzak durabilse idik,
Osmanlı Devleti geniş sınırlarını koruyabilecek ve çok daha zengin bir şekilde
devamlılığını sağlayabilecekti.
İngiliz Büyükelçi Lowther, ülkesine geçtiği bilgi notunda
İttihatçılardan çok memnundur: Ülkenin iyi niyetli çocuklar koleksiyonundan
oluşan bu komite tarafından yönetildiği düşünüldüğünde, her şey fevkalade
yolunda gidiyor
İttihatçı iyi çocukların Abdülhamit i hal etmesi ile
başlayan devletin batırılması sürecini de; İngiliz i, Fransız ı, Alman ı büyük
keyifle izlediler. O iyi çocuklar, Abdülhamit i hapsettikleri Beylerbeyi
Sarayı ndan dönerken: Yoksa biz büyük bir hata mı yaptık Sultan Hamit i tahttan
indirmekle sorusunu kendilerine sorarken bağlı olduklarının gerçek yüzlerini
görmüşlerdi.
Bugün Çanakkale geçilmedi diye övünmekteyiz ya.
Aslında geçenler geçti, düşenler düştü, koşanlar,
zenginleşenler, fakir düşenler, evlat kaybedenler, ocakları sönenler, deli
divane olup akıl hastanelerine düşenlerde nasıl bir geçilme duygusu kaldı.
Bu savaş, yitirdiğimiz canlar, kaybımız mallar yanında
bir de millet olarak cahil kalmamıza yol açtı. Yüzlerce mektep medrese uzun bir
süre öğrenci bulamadı. Okuyan, münevver, aydın, düşünen tabakamızı kaybettik.
Belki askeri olarak geçilemedi, yoksa Anadolu
topraklarımızı da kaybederdik. Devlet yönetiminden anlamayan İttihatçı paşalar,
on yıl içinde on milyon kilometrelik bir ülkeyi mahvettiler.
Belki İngiliz i, Fransız ı Çanakkale yi geçemedi, defolup
gitti ama her zamanki gibi onların eteğine tutunan Siyonistler Çanakkale yi
geçti. Siyon Katır Alayı, gemilerle beş yüz kadar gönüllü, yirmi subay ve yedi
yüz elli katırdan oluşan mürettebatla Çanakkale ye gelmişti. General Hamilton:
Yahudi bankerler kesemize para yağdırırdı. Katırları ve paraları ile koşan
Yahudiler, İngilizlerin yanında savaşarak onların güvenini kazanmış, Çanakkale
Savaşı nı o kadar hızlı geçmişlerdi ki, Filistin topraklarını ceplerinde
bulmuşlardı. Jabotinsky, Türkiye ve Savaş adlı eserinde: Savaşmak amacıyla
Siyonist katır birliğinin Gelibolu ya gidişi, Siyonizm için yepyeni ufuklar
açmıştır. Eğer biz Filistin de yurt edinmek konusunda söz aldıksa, buna ulaşan
yol, Gelibolu dan geçmiştir.
Bugün Çanakkale ye gittiğimde içkisiz market, otel,
bakkal bulamıyorsam, ya da mağaza ve butik isimlerine baktığımda arsızca Türkçe
isimler konulmasından utanç duyulup gururla İngilizce isimler konuluyorsa,
Çanakkale geçilmedi diye övünmekte ne kadar haklıyızdır acaba.
Galiba hiç haberimiz olmadan geçenler çoktan geçmiş. Hiç
vazgeçilemeyecek sanılan değerlerden çoktan yüz çevrilip geçilmiş.