Müslümanların "ölürsem şehit, kalırsam gazi" inancı, nice zorlukları aşmada onlara yardım etmiştir. Böylece kendilerinden sayıca çok üstün durumda bulunan ordulara karşı pek çok zaferler elde etmişlerdir. Ancak, hemen belirtmek gerekir ki, ecdadımızın taraf olduğu savaşların hepsinde meşru bir müdafaa vardır. Yoksa sömürgeci ve yayılmacı bir anlayış ya da sadece toprak elde etme emelleri yoktur. İşte bu savaşların yakın tarihimizde en önemlilerinden biri de bu yıl 92. Yılını kutladığımız Çanakkale Zaferi dir.
Aziz vatanımız dünyamızın çok önemli bir noktasında yer almaktadır. Bu güzel topraklara sahip olmak asırlardır, pek çok devletin ve kumandanın hayallerini süslemiştir. Bundan 92 sene önce zamanın her bakımdan en güçlü devletlerinin askerleri bir hayalin peşine düşerek Çanakkale Boğazına kadar geldiler. Akıllarınca boğazları geçecekler, Müslüman Türkleri tarih sayfasından sileceklerdi. Hasta adam dedikleri Osmanlı İmparatorluğunu yok ederek, asırlardır süregelen haçlı zihniyetini dünyaya hâkim kılacaklardı. Ancak, askeri anlamda çok üstün saydıkları planları ve harp taktikleri, milletimizin her şeyini ortaya koyarak yaptığı yurt savunması karşısında, Çanakkale Boğazı nda suya düştü. Böylece dünya durdukça konuşulacak olan "Çanakkale Geçilmez Destanı" yazıldı.
Her Çanakkale Zaferinin yıl dönümünde hatırlamamız ve zaferden çıkarmamız gereken dersler vardır. Bunların bir kaçını şöylece sırayabiliriz:
- Çanakkale geçilmez destanı yazılırken doğusundan batısına eli silah tutan vatan evladları görev almıştır. Bunlardan 250 bine yakını şehit olmuş, geride on binlerce gazi kalmıştır.
- İnanç, vatan sevgisi, dayanışma, birlik ve beraberlik duyguları, zamanın en güçlü ve donanımlı ordularına karşı koymada en önemli faktörler olmuştur.
- Bugün bu aziz vatanda canlarından ve namuslarından emin olarak bağımsız bir hayat yaşayan bizler, tüm şehitlerimize ve gazilerimize minnet ve şükran duygularıyla dolu olmalıyız. Yeni nesilleri bu duygularla yetiştirmeliyiz.
Çanakkale Zaferi öyle büyük bir zaferdir ki adına destanlar, türküler, ağıtlar yakılan, şiirler, romanlar yazılan Çanakkale. İşte o türkülerden biri de:
Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı
"Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Of gençliğim eyvah.
Çanakkale içinde Aynalı Çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Of gençliğim eyvah.
Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı, kimimiz evli
Of gençliğim eyvah."
Çanakkale üstünü duman bürüdü,
On üçüncü fırka yürüdü.
Of gençliğim eyvah.
Çanakkale içinde bir dolu testi,
Analar babalar mektubu kesti.
Of gençliğim eyvah.