Can canın, hâl ise hâlin yoldaşıdır. Sen kimin yoldaşısın?

Abone Ol

BAZI kelimeler vardır. Yıllar yılı ona yüklenen manalarla

hayatımızda önem arz ederler. yol  kelimesi de ve dahi yoldan türetilen envai çeşit kelime de böyle bir

özelliğe sahiptir. Mecazıyla, gerçeğiyle bin bir şekle bürünen yola dair

söylenen pek çok yol hikâyesi vardır. Örneğin, yola çıktığınızda o yola revan

olursunuz, siz giderken arkanızdan el sallayanlar ve su dökenler dua kabilinden

Yolun açık olsun derler.

Bir de yolda beraber yürüdüğümüz dava arkadaşınız gibi Sizin

yolunuza baş koymuştur ve sizinle aynı yolun yolcusu olmuştur. Artık

yoldaşınızla kader ortağı olmuşsunuzdur ve her derdi kaderi birlikte

göğüslemeyi azmetmişsinizdir zira dava arkadaşını insan yarı yolda bırakmaz.

Yol uzun ve sürekli bir yürüyüştür. Yol aynı zamanda

engebelidir. Taşa takılsan da yorulsan da adımların yavaşlasa da ağır aksak

olsa da yürümeye devam edersin. Çünkü bir dost eli hep yanı başındadır Yol

mühimdir, ama kimle yürüdüğün daha mühimdir.

Hani derler ya; Yoldan kal, yoldaştan kalma Yolda

sekteye uğrarsanız bir şekilde kalkıp yola revan olursunuz. Ama yoldaş sekteye

uğrarsa işte o zaman kendinizi toparlayamazsın. Yoldaş olanlar, Kalu beladan

başlayıp ruz-i mahşere kadar birlikte gitmeye söz verenlerdir Arapların

yoldaşla alakalı güzel bir sözü vardır. Evvel refik bade l-tarîk demişler;

evvelâ yol arkadaşı, sonra yol İnsanın yola çıkabileceği sağlam dostlar ı

olmalı   Doğru yoldaş seçmek bir bakıma

kendini güvenceye almak anlamına gelmez mi Çünkü yol bilenle yürüyen yorulmaz

Doğru refik (arkadaş) her daim kılavuzumuz olur.

Bizim örfümüz ve ananelerimizde insanı tanımanın

yollarından biri de, onunla yolculuk etmektir. İnsan yolculuğun meşakkatli

zamanlarında asıl iç yüzü ortaya çıkar. Hz. Ömer in bir şahidin, hakkında

şehadet edilecek kişiyi tanıma derecesini ölçmek için birlikte yolculuk edip

etmediğini soruşu bu yüzdendir. Yoldaşlık yoldan mühimdir. Bizimle bütün zorlu

yolları yürümeyen ve sıkışınca kaçan biriyle yarınları imar etmeyi hayal etmek

nafile bir uğraştır. Kısacası zor yollara kolay insanlarla çıkılmaz. Bu

nedenden dolayı yoldan da yoldaştan da emin olmak gerekir.

Batıyı dost edenlerin yoldaş anlayışı da farklıdır. Çünkü

Doğu ile Batı nın keskin ayrımları vardır, Batı maneviyatçı olmadığından

dünyayı algılayış biçimleri arasında tezatlar mevcuttur. Batı insan insanın

kurdudur der biz ise haykırırcasına insan insanın yurdudur diyoruz.

Sevdiklerimizi ebediyete uğurladığımızda düştüğümüz firkat acısıyla dünyada

kendimizi garip ve kimsesiz hissedişimizin tek ilacı; bir başka insana

sığınışımız değil midir Kendi başına bir âlem olan insanı ancak yine bir başka

âlem olan insan gönlü içinde barındırabilir. Gönülden gönüle yol vardır. Yol

sadece iki mekân arasında değildir, kalpten kalbe ulaşan yol görünmez, yaşanır

ve hissedilir.

Yola birlikte revan olmak, yazılı olmayan bir hukuku

tesis eder. Yoldaşlar arasında rabıta diğer insanlarla olandan farklıdır. Bu

davada yedi adım yolun, bir yudum suyun hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek

yoldaşların omuzlarına mükellefiyet yükler. Unutmayınız! Can canın yoldaşıdır,

hâl ise hâlin yoldaşıdır.