Camiler ve 65 yaş kısıtlanmasın!

Abone Ol

Bismillâhirrahmânirrahîm;

COVİD-19 salgın süreci devam ediyor. Sürecin en hızlı atlatılmasının yolu, bulaşmaya geçit vermeyen kurallara uymaktır. Yani; temizlik, maske, mesafeye!.. Bazen, kurallara en fazla uyanlara kısıtlamalar getiriliyor. Hükümetin 2 bakanı, kurallara titizlikle uyan kesimin cami cemaati ile 65 yaş ve üstü olduğunu açıkladılar. Buna rağmen, bazı illerde 65 yaş ve üstüne yeni kısıtlamaların uygulandığını öğreniyoruz. “Kurallara uyanlar cezalı mı?” sorusu aklımıza geliyor.

Camiler sembolik olarak Allah’ın evleri!.. Allah’ın adının çok anıldığı mekânlar. Oralarda kurallara uyularak, daha özgür bir ortam oluşturulmalı. İnsanlar daha çok camiye teşvik edilmeli. Bunda bereket var. Cami cemaati kurallara uymakta ciddi bir örneklik oluşturuyor. Bunu toplum da bilmeli. Camilerde Covid-19’a yakalanmış bir tek örneğe şahit olmadık.

Tedbirlerle ilgili kontrol ve denetimlerini sürdüren İç İşleri Bakanlığı açıkladı: “Türkiye’de tedbirlere yüzde yüz uyan tek yer var; o da camiler. Namaza gidiyoruz; cenaze olsun, herkes mesafesini koruyor. Oradaki tedbiri her yerde yapabilme kabiliyetine sahip olmalıyız.” (Diyanet haber, 02 Ağustos 2020).

Bu gerçek dikkate alınarak camilerde ibadet kurallarına uyulmalı; genel kurallar dışında cemaati rahatsız edecek hiçbir kısıtlamaya gidilmemeli. DİB, işi ciddi şekilde takip etmeli. Başka kurumlarda olmayan kısıtlamalar, “kesinlikle” cami cemaatine reva görülmemeli. Aksi uygulamalar yeni sıkıntıları, psikolojik rahatsızlıkları tetikleyecektir. DİB, camiasına sahip çıkmalı.

CAMİLER ONURUMUZ

Şu sıkıntı ve kriz döneminde Allah’a ibadet ve duaları artırmaya o kadar çok ihtiyacımız var ki! İbadet, şartları gereği camiye insanların “tertemiz” gelmesini gerektiriyor. Namazın şartları gereği, boy abdesti alması gerekenin boy abdesti alması, namaz için abdestli olunması emrediliyor. Cumaları boy abdesti almak da Efendimizin (s.a.v.) sünneti. İbadetler, iç ve dış temizliğini amaçlar. “Temizlik imandandır.” Camiler kural ve disipline en çok uyulan mekânlardır.

Yaz boyunca camilerde klima ve vantilatör kullandırılmadı. Hâlbuki hiçbir kurumda, hiçbir toplu olarak bulunulan yerde böyle bir yasak yok. Sıcak yaz günlerinde cemaati sıcaktan bunaltmak reva mı?  Kurallara titizlikle uymanın karşılığı bu mu olmalı?

Hâlâ cemaate açılmayan camiler var. Hâlâ, namazın sünneti tamamlanmadan duaya geçilen uygulamalar görüyoruz. Bunu farklı uygulayan yerler var. Türkiye’nin her yerinde ibadet birlikteliği olması daha doğru değil mi? Engelli yaşlıların camiye tabure götürmek zorunda bırakılması hiç de hoş değil. Öğrenciler okula sırasını mı götürüyor? Hastaneye, tapu dairesine gidenler taburesiyle mi gidiyor? Cami cemaatine bu farklılık neden?

Safların durumu da bilim kurulu ile görüşülmeli. Uçak, otobüs, tren gibi toplu taşıma araçlarında, insanlarla yüzümüz ön tarafa dönük olmak şartıyla yan yana oturuyoruz. Diyanet, yüzü kıbleye dönük cemaatin de aynı durumda olmasını konuşmalı. Hocalarımız namaza başlarken hatırlatırdı: “Saflarınızı sık tutunuz; araya şeytan girmesin!”

TOPLUMUN HAFIZALARI

Camilerin en yoğun müdavimleri 65 yaş ve üstü insanlardan oluşuyor. Sağlık Bakanı kurban bayramı arefesinde, “65 yaş grubu kurallara harfiyen uyuyor” demişti. 65 yaş grubunda olanlar ömürlerinin son kısımlarını yaşıyorlar. Onları üzmemek için elden gelen yapılmalı. Covid-19’un yaşla ilgili olmadığı görüldü. Virüs, ulaştığı herkese bulaşıyor. Kronik hastalığı olanlar dışında, yaşlılara fazladan kısıtlama getirilmemeli.

Pandemi, insanları psikolojik olarak patlamaya hazır bomba haline getirdi. Toplu taşıma araçlarında kavgaya tutuşanlar; polis ve sağlık görevlileriyle restleşenler oluyor. Sosyal ilişkilerimizde, salgında bulunduğumuzu dikkate almalıyız. Zaten Covid-19’un sıkıntısı yetiyor. Lütfen, birbirimizi anlamaya çalışalım.

Geçmekte olduğumuz süreci iyi okumalıyız. Hocalarımız da sorumlulukları gereği, anlayış ve nezaketi elden bırakmamalı. Sorumluluğunu bilen hocalarımızdan Allah razı olsun! Ya bilmeyenler!. Abdullah Yılmaz adlı vatandaş, 07 Ağustos’ta paylaşmıştı: “Camiye gittik; maskemiz vardı. Seccademiz yok diye üst üste uyarılar… Bir dövmedikleri kaldı.” Prof. Dr. Faruk Başer Hoca, 02 Ağustos’taki yazısında, kaba bir din görevlisi için, “Lâfı ağzıma tıktı” demişti. Benzeri örnekler de var. Diyanet tedbirini almalı.

Süreci, sömürgeci güçlerin kurguladığı görüşü ağırlıktadır. AGD Genel Başkanı Salih Turhan, “65 yaş üstü büyüklerimiz toplumumuzun hafızalarıdır” diyerek kimliğimizi unutturmayı hedeflediklerini anlatmıştı. Covid-19 sürecini el birlik çalışarak aşacağız. Toplumumuzun ıslah ve imarı hepimizin görevi.

Bir hadis: “Küçüklerine merhamet etmeyen, büyüklerine saygı göstermeyen bizden değildir.” (Tirmizi)