Son yıllarda ana baba okulları adı altında çeşitli
çalışmalar yapılıyor, dinamik ve başarılı nesiller yetiştirebilmek için her
koldan çalışmalar sürüyor. Uzmanlar kanal kanal dolaşıp bilgilerini
aktarıyorlar. Yazılı ve görsel medya çocuk eğitimi ile ilgili çalışmalara
öncelik veriyor ve bu çalışmalar anne babaların başucu eseri haline geliyor.
Peki, bunca çalışmanın neticesinde olumlu bir sonuca ulaşabiliyor muyuz
Gençleri içine düştükleri uyuşturucu bataklığından kurtarabiliyor muyuz Sokak
çeteleri hırsızlık gasp gibi suçların önüne geçebiliyor muyuz Gençlere saygı
ve sevgi noktasında gerekli bilgileri verebiliyor muyuz Şuurlu ve ahlaklı
nesiller yetiştirebiliyor muyuz Yardımsever şefkatli ve adaletli gençler
yetiştirebiliyor muyuz Çocuklarımıza namaz bilinci verebiliyor muyuz Zamanı
doğru kullanan tüketmekten çok üreten gençler yetiştirebiliyor muyuz
Çocuklarımıza sevgi paylaşım ve empati gibi değerleri
kazandırabiliyor muyuz
Yazık ki, abartılı ifadelerle reklam edilen bunca
çalışmanın neticesinde hiçbir sonuç elde edemiyoruz. Ana baba okullarında
eğitim alan, eğitim seminerlerini hiç kaçırmayan anne babalar çocukları ile
ilgili sürekli şikâyette bulunuyorlar. Mesela gün içinde şu ifadeleri sık sık
işitiyoruz: Çocuğum kardeşini kıskanıyor Arkadaşına vuruyor Paylaşmayı
sevmiyor, derslerine hiç çalışmıyor. Sorumluluklarının farkına varamıyor, çok
bencil sadece kendini düşünüyor. Televizyonun başından hiç kalkmıyor,
arkadaşları ile anlaşamıyor. Ne olur bir çare bulun Yapılan çalışmalara rağmen
anne babalar bu şikayetlere devam ediyorlarsa eğitimi veren uzmanların neyi
eksik bırakıyoruz ya da olaya nereden başlıyoruz ki bir sonuca ulaşamıyoruz
diye sormaları ve bu sorunun cevabına ulaşmaları gerekir. Fakat ne yazık ki, yapılan çalışmaların
ekserisi, manevi bir temele dayanmayıp sadece ticari kaygılarla
temellendirildiğinden, bu kimseler nerede hata yaptık yerine ne kadar
kazanabiliriz sorusuna odaklanıyorlar. O yüzden bir adım dahi ilerleyemiyoruz.