Çakma adamlar

Abone Ol

GÜZEL bir kıza talip olan delikanlıya, kızın babası

sormuş Ne iş yaparsın demiş. Delikanlı, inci ticareti yaptığını söylemiş ve

zaten gönlü olan kızı kapmış. Düğün sonrası aradan günler geçmiş ama bir gün

olsun dükkânı açmamış ve inciden bahsetmemiş.

Evden dışarı çıkmayan damada, kayınpeder durumu sorunca

damat, ben demiş inciden daha değerli söz alıp satardım, ama söz incileri

geçerli olmayınca dükkânı kapattım demiş. (Gülistan)

İpek böceğinin yaptığı ipeklere para gücü yetmeyince Çinliler,

Çin ipeği yaptılar ve piyasaya sunuverdiler.

Hakiki incilerin yerine yapay inciler sundular. Bir teki

servet olan incilerin yerine kızlarımız, yapay inci kemerler, gerdanlıklar

takıyorlar.

Söz sultanlarının taklitleri çıktığı gibi Sevgili

Peygamberimize nispet edilen uydurma/yapay hadisler bile ürettiler.

Yapılanlar yeni değildir.

Celaleddin Süyuti, (1445-1505) Uydurma Hadisleri

topladığı kitabın adını koyarken buna dikkat çekmiş ve kitabının adını Yapma

İnciler... koymuş. İnsanın olduğu her çağda, sözün, paranın, süs eşyasının,

kumaşın... hatta kahramanın bile çakması sürülür meydana. Yağcılar, onları

yağlarlar, ballarlar, Ben yutmam diyenden başlayarak herkese yuttururlar.

Ananız işe yaramıyor, bana hanım bulun diyen babaya,

hayırlı evlatları öbür köyden bulup getirmişler. Gerdek sabahı olunca, gün

ışıdığında gece yattığı kadının eski hanımı olduğunu anlamış baba. Çocuklar,

analarını boyayıp babalarına yeniden satmışlar.

Çakma zenginlerimiz olur.

Bir anda köşeyi dönerler. Mahmut Paşadan geçerken limon

satan adamın gözlerindeki parıltıyı sezen yetkili onu yanına alır, imkânları

önüne serer, köşeyi döner. O, kendini zengin sandığı gibi, tanıyanları da öyle

bilirler ama onu keşfeden adam, köşe başında tuttuğu adama onun servetini

teslim ediverir ve şimdilerde onu arayıp soranlar bir türlü bulamazlar. Beş

vakit namazlı, harama-helale dikkat eden birine sordum, Ne yaparsın, nerede

çalışırsın dedim.

Kendi işyerimde asgari ücretle çalışıyorum. Patron

batmış, elindeki parayla bana işyeri açtı. Ben patronum, o benim işçim. Ben

asgari ücretle geçiniyorum, o patron gibi yaşıyor. Diyor.

Bundan da sakınalım. Dün de ifade ettiğim gibi

alacaklıların paralarını almalarını engelleme işine kendimizi alet

ettirmeyelim. Haramiler, zor durumlarda namazlı niyazlı adam arıyorlar.

Kendi mahallelerinde güvenilecek adama

rastlayamadıklarından geliyorlar.

Bizi enayi yerine koyduklarından değil. Kendimizi öyle

hissetmeyelim.

Dürüstlüğümüzü istismar ediyorlar onu ettirmeyelim ve

kimsenin hak yemesine de yemesine alet olmaya da karşı duralım.