Teröristlerin son saldırıları Türkiyede en serinkanlıların bile sabrını taşırdı. Bu sebeple sinirler gergin, tansiyon yüksek. Sinirlerin gergin olması bir takım çelişkili ve ölçüsüz yorumları da gündeme getiriyor. Elbette, karşı karşıya bulunduğumuz durum savaş halini gündeme getiriyor. Böyle olunca da akla geleni söylemek yerine çözüm olabilecek önerisi olanlar bunları dillendirmelidir. Ve yorumlarda hedef saptırmak anlamına gelebilecek değerlendirmelerden kaçınılmalıdır.
Bu bakımdan öncelikli olarak içinde bulunduğumuz durumun fotoğrafının tam olarak çekilmesi ve yorumların buna göre yapılması gerekiyor.
Fotoğraf nedir
Ülkemiz 1984 yılından beri PKKterörü ile uğraşmaktadır. Böyle bir örgütün başlangıçtaki hamileri kimlerdi, zaman içinde bu hamiliği kimler üstlendi ya da eski hamilere kimler katıldı gibi soruların cevabını doğru tesbit etmek gerekiyor.
Bu arada Irakın ABDtarafından işgalinin ardından Kuzey Iraktaki Barzaniye Kürt devleti kurulması konusunda ümit verilmiş hatta, desteklenmiş olması bölgedeki gelişmelere yeni bir ivme kazandırmıştır. Bu arada Kuzey Iraktaki Kürt liderlerden Talabaninin Irak Cumhurbaşkanlığına getirilmesi, Barzaninin ise Kuzey Iraktaki yönetimin başı olarak nitelendirilmesi ve bu nitelendirmenin uluslararası görüşmelerde de kullanılıyor olması artık Kuzey Irakta yeni bir oluşumun tamamlandığını gösteriyor.
Meseleye bu açıdan bakıldığında Barzani ve Talabaninin zaman zaman yaptıkları açıklamaların doğru değerlendirilmesi, bir takım açıklamaları da ABDnin desteğinden aldıkları güçle yaptıklarını artık herkesin görmesi gerekiyor. Öyle ise sınır ötesi bir operasyonun Irak, ABD ve Kuzey Iraktaki oluşuma karşı yapılacağını bilmek durumundayız. Kimse, biz sadece Kuzey Iraka teröristleri takip için gideceğiz, oradaki oluşum, Irak yönetimi ve ABD ile bir meselemiz yok diyemez. Derse de inandırıcı olamaz.
Bir sınır ötesi operasyonda tek hedef PKKteröristleri olmaktan çıkmıştır. Çıkmadı diyenler sadece kendilerini kandırırlar. Eğer Kuzey Irak, Irak ve ABDyönetimi izin ve destek vermiyor olsaydı Kuzey Irak ta PKKterör örgütünün barınması mümkün olmazdı. Artık hepimiz biliyoruz ki PKKteörür örgütünün arkasında ABD ve İsrail doğrudan, bazı AB ülkeleri de dolaylı olarak yer almaktadır. Bunları söylerken sınır ötesi operasyon yapmaktan vazgeçilmesini savunuyor değilim. Gereken gerektiğinde yapılır, sonucu ne olursa olsun katlanılır.
Bu arada "Türkiye sınır ötesine çekilmeye çalışılıyor, bu oyuna gelinmemelidir" şeklindeki yorumları da fazla tedbirli bir yorum olarak nitelendiriyorum. Gerçekten Türkiyeyi sınır ötesine çekmek ve burada batağa saplamak isteyenler varsa bu gerçeği bilerek karşı tedbirlerin alınması ve buna göre sınır ötesi operasyonun gerçekleştirilmesi gerekir.
Diyelim ki PKK son operasyonu kendi insiyatifi ile yapmadı da Kuzey Irak, Irak ya da ABDyönetiminin teşviki ile gerçekleştirdi. Durum böyle ise bunda bir sürpriz yoktur. Bu gerçek zaten biliniyordu. Bölgedeki güçler PKKya desteklerini sürdürdükleri sürece son saldırıların arkasında bulunup bulunmamaları çok önemli değildir.
Türkiye dünkü bir devlet, Türk ordusu da köksüz bir ordu değildir. Bu bakımdan Türkiyeyi bataklığa çekme düşüncesi ile hareket eden güçler oluşan bataklıkta kendileri de boğulabilirler. Özellikle Barzaninin kendine değil ABDye güvenerek zaman zaman kabadayılık taslıyor olması cezasız kalmamalıdır. Saddam vurduğunda Türkiyeye sığındığını birileri hatırlatmalıdır. Özellikle vefanın ne olduğu da Barzani ve Talabaniye öğretilmelidir. Çünkü, bu iki peşmerge lideri Irakın işgalcilerine güvenerek kendilerinde bir güç olduğunu sanmaktadırlar. Bu bakımdan tepelerine düşecek birkaç bomba sanıyorum bunların aklını başlarına getirebilir.
Elette, sınır ötesi operasyon savaş demektir ve bunun Türkiyeye bir faturası olacaktır. Böyle bir fatura olacak diye saldırılar, haddini aşan açıklamalar karşısında Türkiyenin sadece seyrederek yetinmesi mümkün değildir. Böyle bir durumun devam etmesi bazı çakalların kendilerini aslan gibi görmelerine destek olacaktır.