Çağlayan Mitingi'nin manevi hazzı

Abone Ol

"Papa Gelmesin!" mitingi, Türkiye nin genel bir fotoğrafını göstermesi bakımından önemliydi. Hemen herkesin yüz hatlarını ve çizgilerini bu mitingde, öncesi ve sonrasında bütün ayrıntılarıyla görmek mümkün oldu. Önümüze, Türkiye nin genel bir panoraması açılıverdi. Asıl önemli yanı da buydu bence.

Papa gelecek, bu belli. Yapılan programdan vazgeçilecek de değil. Herkesin içindeki niyet de belirdi bu arada. Kimi kesimlerin gösterileri, rol gereği seslenişleri, karşı çıkışları pek bir anlam ifade etmiyor artık.

AB sürecinde, Papa ya gelme deme riskini kim taşır, kim taşımaz, bunu düşünmek gerek.

Papa nın ve Hıristiyan dünyanın bilinen keskin ve kararlı tutumu, bazılarının gözünde hiç önemli olmayabilir. Çünkü bir aşkla Batı ya bağlananların gözleri hiçbir şeyi görmüyor. Genel tutumları ve bakışları, kendilerine göre bir takım gerekçeler üretmeye hazırdır. Olayları büyütmeme, salt kendi bakış açılarıyla olduğu için, geleceklerini, ikballerini düşünenler açısından oldukça önemli bir durum. Kimi insanlar, düşünce bağlamında değil de çıkar bağlamında kalıcı olmayı hedeflediğinden, suya sabuna dokunmadan, işin içinden nasıl çıkılırın hesaplarını yapmaktadırlar.

"Papa Gelmesin!" tutumuna karşı asıl samimi çıkışı bütün gerçekçi ve manevi yönleriyle dün Çağlayan meydanında yaşadık.

"Papa gelmesin!": düşüncesi, aşkla Batı ya bağlı ve hayran olanlar için bir paradokstur.

"Papa gelmesin!": Kimileri için AB süreci ve iktidar hırsı olanlar için bir paradokstur.

"Papa gelmesin!": tutumu, Peygamber sevgisi, İslâm bilincinin oluşumu, Millî Görüş düşüncesinin öne çıkışı bazıları için tehlikedir. Millî Görüş düşüncesinin, inancının, felsefesinin gelmesinden ise Papa nın gelmesi onlar için daha hayırlıdır.

Dünkü Miting Müslümanların, Müslümanca duruşları açısından önemliydi. Bilinç ve duyarlılık açısından önemliydi. Verilen hemen her demeç, atılan her slogan, İslâmi bir duyarlık ve bilinç taşımaktaydı. Bu bakımdan önemliydi.

Kimi mitinglere gidilir, heyecanlanılır, bağırılır çağırılır, boşalır insanlar ve dönerler.

Çağlayan da yapılan papa mitinginin bir önemli yanı, Millî Görüş düşüncesine saf ve katıksız inanmış insanlar topluluğunun varlığı ve duruşuydu. Olgunlaşma, inanma ve bağlanma duygusunun en doruk haliydi.

İkilem yaşayan insanlar orada yoktu. Hem nalına hem mıhına vuran insanlar da orada değildi. Akepe kapılanması içinde olanlar, hem orayı hem burayı idare ederim duygusunda olanlar da yoktu. Peygamber Efendimiz ile ilgili yapılan mitinge katılanların bir bölümü aklı karışıklar idi. Yukarıdan gelen buyruklara boyun eğenler orada değildi. Papa nın demecinden sonra "Gerilimi tırmandırmamaya" çalışanların inananları orada yoktu. İslâmi anlamda milli bilinci olanların bir bölümü oradaydı. Bu ruhu taşıyan kimi insanlar bu mitinge katılamamanın hayıfını yaşadılar. Belki de bir takım suikast, senaryo ve tezgâh düzenlenecek duygusuyla oluşturulan korku mitinin etkisinde kalmış olabilirler.

Bu miting son dönemlerde yapılan mitinglerin en samimisi, en ihlâslısı, en içteniydi.

Bu miting var olma anlamında ciddi bir yanı vardı ve bu saptanmış oldu. Birilerinin düşündüğü ve yaydığı gibi, bu mitinge gelenlerin büyük bölümü, gelirler katılırlar ama sandıkta farklı davranırlar tutumunu taşıyan insanlardan oluşmuyordu. Bunlar gerçek, hakiki, samimi Millî Görüşçülerdi.

Batı karşısında, küçümsenmek istenen bu miting aslında bir büyümenin ve varlığın, gücün mitingiydi. Bunu küçümsemek isteyenler, Türkiye yi batı karşısında, papalık karşısında dünya nazarında küçümsediklerinin farkında mıdırlar Tabii onlar için değer kavramı olmadığından, küçümsenilmiş, küçük durulmuş, bunun ne anlamı vardır ki.

Batı, onlar için bir iman gereğidir ve bir puttur.

Çıkar onlar için bir iman gereğidir ve bir puttur. Makam korumak ve bunun için riski göze almamak, onlar için bir puttur. Korku, yenilgi psikolojisi, çıkar duygusu, kompleks onlar için bir puttur.

Müslümanca düşünüş, bilinç, aşk, sevgi, Peygambere bağlılık, iman onlar için tehlikedir.

Çağlayan da yapılan "Papa Gelmesin!" mitingi önümüze bir fotoğraf koymuştur. Saflar belirginleşmiştir. Herkes yerini almış, tavrını belirginleştirmiştir.

Müslümanlar manevi hazzı yüksek, anlamlı güzel bir gün yaşadılar. Bu, tarihin yeni bir süreci ve dönüm noktası olacak.