Çağlayan Meydanı'nda yapılan miting, partilerin ve medyanın tavrı

Abone Ol

Pazar günü, âdeta Çağlayan da yer yerinden oynadı. Sadece sözde değil ruh ve mânâ planında büyük şahlanışlar yaşandı.

Ama sayısal açıdan, istisnası olan medya organları haricinde, diğer medya kuruluşları eskisi gibi, gerçekleri göstermedi, görmemezlikten geldi.

Böyle davranmakla, güneşi balçık ile sıvayacaklarını zannediyorlar.

Millî Görüş ün ilk şahlanışı olan Millî Nizam Partisi kurulduğu zamanlarda da, aynı inkârcı tavrı takınmışlardı. Kuruluşumuzu, millete duyurmak istememişlerdi.

Bu sebepten, bizler dâvâmızı tanıtmak, insanlarımızla yüz yüze konuşup, iletişim kurmak için il il, ilçe ilçe, belde belde şahsen yurdu gezip dolaşmak zorunda kalmıştık.

Bugünkü tanıtma araç ve imkanlarına nispeten, yaptığımız şifahi tanıtma hareketi, modern ve mekanize kalabalık bir orduya karşı, sadece kendi gücümüzle araç gereç olarak yay la okla mücadele veren bir kuvvetin, savaşına benziyordu.

Ama buna rağmen, yılmadık, usanmadık, ümitsizliğe düşmedik, çok şükür tanıtma imkanları en güçlü olan siyasi partileri sollayarak Millî Görüş ü Allah ın inayetiyle en öne geçirmeye muvaffak olduk.

Sonradan anladık ki, bu yaptığımız yüz yüze şifahen konuşma ve tanıtma faaliyetleri, meğer tanıtma yöntemlerinin en etkilisi ve en kalıcısı imiş.

Öğrencilik döneminde konferanslarını dinlediğimiz bir Prof. İsmail Hakkı Baltacıoğlu vardı. Bu konuda şöyle söylerdi:

"Gençler bilesiniz ki, yazılı neşriyat araçlarıyla sadece fikirler kulaktan kulağa intikal ettirilebilir ama inanan insanların davalarını tanıtmalarında en tesirli vasıta ancak bağırdan bağıra imanın aşılanması ile mümkündür.

Evet öyledir, öyle olduğu için Millî Görüş harekatı, ruhlarımızın derinliklerine işlemiştir. Zinlediğini, gücünü, tazeliğini hâlâ korumaktadır. Hatta hızını artırarak, zaman zaman şahlanarak ortaya çıkıyor.

Zira yakın siyasî tarihimiz, Millî Görüş aksiyonlarının, bütün taklitçi siyasî görüşlere rağmen gâh iktidar ortağı olarak, gâh muhalefet olarak, daima baş rolde oynadığını, daima etkili olduğunu gösteriyor.

Millî Görüş o kadar etkili olmuştur ki, Millî Görüş ten ayrılarak, Batı taklitçiliği yoluna sapmış olan, AKP bile, bugün Millî Görüş ten almış olduğu ivme ile siyasî diğer taklitçi partilere nazaran ehven-i şer telakki edilmektedir.

Amma her taklitçi kadro gibi, onun da hızı kesilmeye mahkumdur. Zira Milletimiz, gerçek Millî Görüş ile taklitçi olan bu hareketin farkını farketmiştir.

Altın para ile kağıt para misali, ya da bir resmin, ressam ile asla mücadele edemeyeceği gerçeği, milletimizin gözünden kaçmıyor.

Saadet Partisi nin tertip etmiş olduğu iki büyük miting, bu farkı bütün çıplaklığı ile bir kere daha gözler önüne sermiştir.

Masum ve silâhsız Filistin halkına, İsrail in uyguladığı vahşet ve dehşet, aynı zamanda Saadet Partisi nin dâvâsında ne derece samimi olduğunu, taklitçi partilerin ise ne derece samimiyetten uzak bulunduğunu ispat etmiştir.