Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen,
hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz
Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.
Üstün ırk inanışına mensup adamlar, yaratan, yaşatan,
yöneten, saadet hükümlerini koyan Allah ı unutmuşlar, O nu inkâr etmişler,
sapıtmışlar, ilahi gazaba müstahak, kovulmuş şeytanın telkinleriyle hevalarını
ilah edinmişler ve yeryüzünde bir zulüm düzeni kurmuşlardır. Kurdukları bu
zulüm ve hile düzenini demokrasi, çağdaşlık, küreselleşme gibi kimi kulağa hoş
gelen mefhumlarla insanlığa yutturmada başarılı da olmuşlardır. Bu aldatmaca ve
yutturmaca sayesinde insanlık, bugün bunların zulmü altında kölelik hayatı
yaşamaktadır. İslam âleminin büyük bir kesimi de, güzelim İslam medeniyetini
bırakarak, yalanlar üzerine kurulan bu talan düzeninin işbirlikçisi
olmuşlardır. Üstün ırk inanışına sahip adamların insanlığa dayattığı bu yol,
modern cahiliye yoludur. Eski dönem cahiliyesi gibi, modern cahiliyenin tamamı
da yalan ve talandır. Bu yalan ve talanlar bugün dünya toplumlarının büyük bir
kısmının dini haline gelmiştir. Bu batıl dinin patronluğunu dünya Siyonizm i
yapmaktadır. Çağdaş uygarlık ve yenidünya düzeni, küreselleşme dedikleri şey,
ırkçı emperyalizmin dünyayı sömürüp tahakkümü altına almak için insanlığın
zihnine yerleştirmek istediği çağın en tehlikeli mikrobudur. Bu yalan ve talan
dini, kendine has bir inanç, ahlâk, ekonomi, siyaset, eğitim ve öğretim
düzenine sahiptir.
İslam, insanları ve inananları bu yalan ve talan dinine
uymaktan sakındırmıştır. ENAM SURESİ 116: Yeryüzünde bulunanların çoğuna
uyacak olursan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye
tabi olmazlar ve ancak yalan söylerler. Irkçı Emperyalizmin kurduğu bu yalan
ve talan düzeninin en temel vazifesi insanları Allah tan ve yolundan
saptırmaktır.
Üstün Irk İnanışı Adamları
Bunlar üstün ırk inanışına sahip inkârcı Yahudilerdir. Bu
inanışa göre Beni İsrail soyundan gelenler üstündürler. Diğer ırkların hepsi
köledir. Bu inanış, firavunlar zamanında tanzim edilmiş olan bir sihir kitabı
KABALA ya dayanmaktadır. Bu zihniyetin inanışının 4 temel esası vardır: 1-
İnsanlar içinde Beni İsrail ırkına mensup olanlar üstündür. Diğer ırkların
hepsi, Beni İsrail e köle olsun diye önce maymun olarak yaratılmış, sonra da
insana dönüştürülmüş varlıklardır. 2- Bu gerçek nazariyatta kalmayacak, yaşama
da yansıyacaktır. 3- Bu yansımanın gerçekleşmesi için, Beni İsrail in 3 görevi
yerine getirmesi gerekmektedir. Bu görevler: a- Tarih boyunca bulundukları
ülkelerde bozgunculuk yaptıkları için hep sürgüne gönderilmiş olan Beni
İsrail in Kudüs te toplanması, b- Beni İsrail in, Fırat tan Nil e kadar, Kıbrıs
ve Kuzey Doğu Anadolu muz da dâhil olmak üzere bütün Ortadoğu yu kapsayan vaat
edilmiş toprakların tamamını içine alan BÜYÜK İSRAİL i kurması. Bunun emniyeti
için de Fas tan Endonezya ya kadar 28 ülke yönetiminin kontrol altında
bulundurulması ve Anadolu da Selçuklunun ve Osmanlı nın mirasçısı İslam a bağlı
bağımsız bir devletin bulunmaması, c- Süleyman Mabedi nin yeniden inşa edilmesi
görevleridir. 4- Bu görevler yerine
getirildiği zaman, Beni İsrail in kurtarıcı olarak gördüğü Mesih (Deccal)
gelecek, Davut (a.s) ın tahtına kral olarak oturacak ve Beni İsrail in dünya
hâkimiyetini ebediyen perçinleyecektir.
Bu itikada mensup insanlar, dünya hâkimiyetlerini kurmak
ve bütün insanları kendilerine köle yapmak için yürürlükte olan bu yalan,
talan, faizci zulüm düzenini kurmuşlardır. Bölgemizde ve dünyada yaşanan
bunalımların temelinde bu düzen bulunmaktadır. Çünkü bunların işi gücü fitne ve
kargaşa çıkarmaktır. Bu düzen yıkılıp, yerine İslam ın temel esasları üzerine
inşa edilecek YENİ BİR SAADET dünyası kurulmadan insanlığın huzur ve barışa
kavuşması imkânsızdır.
İşbirlikçiler Teşkilatı
Irkçı Emperyalizm inanışının doğal bir sonucu olarak Beni
İsrail ırkından olmayanlar ya köle olacaklar ya da yok edileceklerdir. Bu
inanış; eşit haklar, adil düzen ve birlikte barış içerisinde yaşamayı kabul
etmemektedir. Irkçı emperyalizm, bir yandan 16. yüzyılda Hıristiyanlık dinini
değiştirip faizi helal sayan Protestanlığı kurmak suretiyle yeryüzünün her
tarafında kurduğu FAİZCİ KAPİTALİST DÜZEN vasıtasıyla bütün insanlığı
sömürerek para gücünü ele geçirmiştir. Diğer yandan, 1 dolar üzerindeki piramit
ile sembolize edilen işbirlikçilik organizasyonu vasıtasıyla, Beni İsrail
ırkından olmayanları ırkçı emperyalizmin hedeflerine hizmet ettirmek için
yaklaşık üç asırdır yeryüzünün insan gücünü ve kontrolünü de ele geçirmiştir.
Bu işbirlikçiler teşkilatı vasıtasıyla bütün devletlerin yönetimlerini ele
geçirmeyi, etkilemeyi ve kontrolüne almayı başarmıştır. Tarih boyunca batılın
güç merkezleri ile işbirliği içinde bulunan münafık unsurlar olagelmiştir. Bu
unsurların varlığından Kuran bizleri haberdar etmektedir. HAŞR SURESİ 11:
Münafıkların, kitap ehli kâfir kardeşlerine: Eğer siz yurdunuzdan
çıkarılırsanız, biz de sizinle beraber çıkarız, sizin aleyhinizde ebediyen
kimseye itaat etmeyiz, eğer savaşa tutuşursanız size elbette yardım ederiz.
Dediklerini görmedin mi Allah, onların yalancı olduklarına şahitlik eder.
Rabbimiz işbirlikçi münafıkları net bir şekilde tanıtmaktadır. BAKARA SURESİ
14-16: Bu münafıklar, müminlerle karşılaştıkları vakit Biz de iman ettik
derler. Kendilerini saptıran şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise: Biz
sizinle beraberiz, biz o müminlerle sadece alay ediyoruz, derler. Gerçekte,
Allah onlarla istihza, alay eder de azgınlıklarında onlara fırsat verir, bu
yüzden onlar bir müddet başıboş dolaşırlar. İşte onlar, hidayete karşılık
dalaleti satın alanlardır. Ancak onların bu ticareti kazançlı olmamış ve
kendileri de doğru yola girememişlerdir. Bu münafık işbirlikçiler tıpkı müttefikleri gibi ıslah için değil, ifsat
için çalışmayı gaye edinmişlerdir. TEVBE SURESİ 67: Münafık erkeklerle,
münafık kadınlar birbirlerindendirler. Kötülüğü emreder, iyiliği yasaklarlar ve
ellerini sıkılayıp cimrilik ederler. Onlar, Allah ı unuttular, Allah da onlara
unutmuş muamelesi yaptı. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.
İnsanlığın üç asırdan beri barışa, adil bir düzene ve huzura hasret kalmasının
temelinde yatan ana sebeplerden bir tanesi de, bu işbirlikçi münafık
siyasetçiler, işadamları ve medyadır. Bu işbirlikçi münafık unsurlar inanmış
gözüktükleri ve görüldükleri için her zaman inanan topluluklar için en büyük
tehdit ve engel olmuşlardır. Şuurlu Müslüman fert ve toplulukların bu
işbirlikçi münafık kesimlere karşı uyanık olması ve bunlara karşı mücadele
etmesi kulluk görevindendir. İnkârcılar
ile onların işbirlikçisi münafık unsurlara karşı İslam ca duruş konusunda
Rabbimiz bize emrediyor. AHZAP SURESİ: 48 Kâfirlere ve münafıklara itaat etme ve
onların eziyetine aldırma. Allah a güven, vekil olarak Allah yeter. TEVBE VE
TEHRİM SURESİ 73 ve 9: Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et,
onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir
varış yeridir! İnkârcılığın ve münafıklığın saadeti yoktur.
Yalan ve Talana İlaç Milli Görüş
Irkçı Emperyalizmim kurduğu müttefik ve işbirlikçi
kadroların yürüttüğü yalan ve talan yenidünya düzenin tek ilacı Milli Görüş ve
onun tek temsilcisi Saadet Partisidir. Bu gerçektir. Milletimiz bu gerçeği
gördüğü gün Saadet Partisini tek başına iktidar yapacaktır. Saadet Partisinin
tek başına iktidarında mevcut köle düzeni yıkılacak yerine Adil Bir Düzen
kurulacaktır. İşte o zaman milletimiz refah ve huzura kavuşacaktır. Milletimiz,
Milli Görüş gerçeğini görmeyip köle düzenini yürüten işbirlikçi kadroların
arkasından giderse, bunu sonu köleliktir, helak olmaktır. Yaşanılan olaylar bu
kanaatin en büyük delilidir. Türkiye gibi büyük bir ülke, bu işbirlikçi iktidar
ve muhalefet kadroları yüzünden ayağa düşürülmüştür.
Milli Görüş, İbrahim (a.s) ın hanif olan milletinin
görüşüdür. Milli Görüş: İslamsız saadet olmaz gerçeğini idrak etmek, Şuurlu
Müslüman olmak, hayrı ve şerri, marufu ve münkeri bilmek, Cihat şuuruna sahip
olmak, hayrın hâkimiyeti, şerrin yok edilmesi için çalışmak ve mücadele
etmektir. Milli Görüş, Maneviyatçı olmak, Nefis terbiyesini esas almak, Hakkı
üstün tutmak, hidayet, feraset, dirayet sahibi olmaktır. Milli Görüş, Adil
düzendir, Yaşanılabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünyadır.
Milli Görüş, milletimizin zulüm ve haksızlıklar karşısında gösterdiği dik
duruşudur. Milli Görüş olaylar karşısında milli duruş sergilemektir. Önümüzde
bir Cumhurbaşkanlığı seçimi var. CHP ve MHP nin birlikte kamuoyuna açıkladıkları
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu görünüşte bu iki partinin adayı olarak
servis edildi. İlerleyen zamanlarda olayın perde arkası aralanacaktır.
Anlaşılan bu Cumhurbaşkanlığı seçimi, Milli Görüş ün kamuoyuna açıkladığı
esasları taşıyan bir aday olmaksızın gerçekleşecektir. Çünkü Ekmeleddin
İhsanoğlu da, R. Tayyip Erdoğan da Milli Görüş ün bir adayda aradığı şartlara
uygun kimseler değildir. Bu iki adayla hedeflenen şey Milli Görüş ü engellemek
ve gelişini geciktirmektir. Mevcut hukuk sistemi Saadet Partisinin aday
göstermesine imkân vermemektedir. Bundandır ki bu seçim milletimizin görüşünün
temsil edilmediği bir olay olarak adil bir seçim olmayacaktır. Milli Görüşsüz
seçim de olmaz, saadet de olmaz vesselam.