Büyümemiş adamlar

Abone Ol

Büyümemiş adamlar daima sığınacakları bir omuz ararlar. Annenin yelpazesinden bir türlü çıkamayan bu kimseler evlendiklerinde büyük bir korkuya kapılırlar. Burada anne yoktur, artık ayaklarının üzerinde durmak ve var güçleri ile yürümek zorundadırlar. Ama büyümemiş adamlar için bu sanıldığı kadar kolay değildir. Evlilik onların özgürleşmesi için bir imkândır fakat pek azı bu imkândan faydalanarak bağımsızlaşabilir. Ama büyük bir kısmı hayatın zorlukları karşısında güvenlerini kaybeder ve tıpkı anne gibi kendilerine kol kanat gerecek birini ararlar. Bu çoğu zaman evlendikleri kadındır ve bu kadınlar büyümemiş eşlerini büyütürken yorgun düşerler. Böyle bir ortamda kadın eş gibi değil bir anne gibi davranmak zorunda olduğuna inanır.

Büyümemiş adamlar bağımlı annelerin eseridir. Anneler çocuklarına bağımsızlaşma fırsatı vermez, onlar adına hareket eder ve onlar adına karar verirler. Çocuk annenin kanatları altında büyür. Fakat dışarıda kendisini zorlayan bir hayat vardır.

Bu tıpkı kanatları bağlanarak uçması engellenmiş bir kuşun durumuna benzer. Bu kuşun uçabilmesi için önce kanatlarının çözülmesi sonra küçük uygulamalarla uçmayı öğrenmesi gerekir.

Çocuğu kuşatma altına alan ve onun büyümesine izin vermeyen bir anne gerçekten çocuğuna iyilik mi yapmaktadır Elbette hayır, anne kaybetme endişelerini normal sınırlara çekmek yerine çocuğu kendi mahzenine hapsediyor. Anne burada çocuğu değil aslında kendini düşünüyor. Bitmeyen korkularının ve kaybetme endişelerinin hesabını çocuktan çıkarıyor ve onun büyümesine izin vermiyor.

Anne çocuğun ihtiyacı ile kendi ihtiyacını birbirinden ayırmalı ve çocuğun bağımsızlaşmasına izin vermelidir. Çocuğun bağımsızlık gereksinimini kendisinden kopuş olarak algılamayıp bir ihtiyaç olarak görmeli ve desteklemelidir. Çünkü çocuklar dışarıda daha acımasız bir dünyaya açılacaklar ve burada kendilerini koruyacak bir anne olmayacak.