Gündem

Büyüme olumlu ama kriz sona ermedi

Büyüme olumlu ama kriz sona ermedi

Abone Ol

Türkiye‘nin 4‘üncü çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarında sürpriz beklenmiyor. Ekonomistler Türkiye‘nin 2009 yılının son çeyreğinde büyüyecek sayılı ülkelerden biri olacağına dikkat çekiyor.

Türkiye‘nin 4‘üncü çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarında sürpriz beklenmiyor. Ekonomistler Türkiye‘nin 2009 yılının son çeyreğinde büyüyecek sayılı ülkelerden biri olacağına dikkat çekiyor. 2009 yılının geneli için ise Hükümetin Orta Vadeli Program‘da 2009 yılı için yüzde 6 olarak öngördüğü küçülme tahminin gerçekleşmesini olası bulan ekonomistler küçülmenin bu civarında seyredeceğini kaydediyor. Bu rakamın 0.5 puanlık değişim yaşayabileceğini dikkat çeken ekonomistler, 2009 yılı son çeyreğinde toparlanma bekliyor. Ancak, ekonomistlerin endişe duyduğu nokta, son çeyrekte yaşanan bu gelişmenin 2010 yılına yansıyıp yansıyamayacağı.

Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Aziz Konukman, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdoğan Aklin ve Ekonomist Korkut Boratav ANKA‘ya Çarşamba günü Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) tarafından açıklanacak olan 2009 yılı 4‘üncü çeyrek GSYH verileri öncesinde değerlendirmelerde bulundular.

Euro bölgesindeki ciddi bir daralma ovp darbe indirir

Euro bölgesindeki en yakın örneğin Yunanistan olduğunu söyleyen Konukman, Yunanistan‘ı diğer Avrupa ülkelerinin takip ettiğini, Yunanistan‘dan sonra İspanya‘nın sıraya girebileceğini kaydetti. Konukman, "Euro bölgesinde ciddi bir küçülme görülürse daralma yaşanırsa bizim Orta Vadeli Programımız (OVP) çok ciddi darbe yiyecektir. Çünkü bizim 2010-2011-2012 yıllarını kapsayan OVP, 2010‘da dünya ekonomisinin Avrupa bölgesinin yeniden büyüyeceği varsayımına dayanıyor. Oysa Yunanistan ardından gelebilecek Avrupa bölgesindeki küçülme rakamları bütün bu tahminlerimizi alt üst edebilir. Dolayısıyla son çeyrek büyümeye bu açından da bakmak gerekiyor" diye konuştu.

Türkiye‘nin krizden çıkmasının, Türkiye‘nin ticari ortaklarının durumuna bağlı olduğunu vurgulayan Konukman, "Çünkü bizim büyüme modelimiz, genellikle en büyük ticari ortaklıklarımızla olan ilişkilerimize bağlı. Orada bir şeyler aksarsa bizim büyümemiz sekteye uğrayacaktır. Sıcak para gelişleri tekrar sorun yaratacaktır" dedi.

Sıcak paranın girişi sevinciyle Imf ile yolları ayırdılar

Normalde finans piyasalarına da krizin yansımasının beklendiğini kaydeden Konukman, "Ama bizde olmadı. Çünkü net hata ve noksan kaleminde çok ciddi bir kayıt dışı döviz girişi gözüktü. O kaynağı belirsiz döviz sayesinde Türkiye finans piyasalarına bu krizin yansımasından kurtuldu" ifadesini kullandı. Ardından da Kasım ayında başlayan sıcak para girişiyle Resmi yetkililerin ‘işler kolaylaştı, krizden hızlı çıkıyoruz‘ gibi bir izlenim içinde olduklarını dile getiren Konukman, bu izlenimin çok gerçekçi olmadığını dolayısıyla Avrupa‘daki gelişmelerin izlemesi gerektiğini, orada olumlu gelişmeler olmazsa bunun çok ciddi olumlu yansımalarının olamayacağını söyledi.

Konukman ayrıca sıcak para girişlerinin başlamasının hükümetin olumlu bir havaya girdiğini ifade ederek, "O olumlu etkilerin etkisiyle olsa gerek IMF ile bile yollarını ayırdılar. Yani o olumlu beklenti ne derece gerçekleşiyor önümüzdeki aylarda onu göreceğiz" dedi.

"Türkiye büyüme modelini gözden geçirmeli"

Türkiye‘nin euro bölgesine dayalı büyüme modelinin tekrar gözden geçirmesi gerektiğini kaydeden Konukman, "Dışarıdaki krize bakarak ekonomisinin büyümesini gören bir ülke gerçekçi bir model kurmuş olmuyor" dedi. Hindistan‘ın ve Çin‘in krize rağmen pozitif büyüdüklerine dikkat çeken Konukman, "İç tasarruflara dayalı olarak yüzdüler, iç pazara doğru olarak büyüdüler" dedi. Türkiye‘nin kamunun öncülüğünde, yeni bir sanayi stratejisiyle iç tasarruflara dayalı bir büyüme gerçekleştirdiği taktirde dünya ekonomisinden bağımsız olarak kendisini toparlayabileceğini vurgulayan Konukman, "Türkiye kendi iç kaynaklarına, iç tasarruflarına dayalı kendi iç pazarına dönük bir modelle bunu çözebilir. Dışarıda kriz bile olsa bu yapıyı sürdürebilir. Oysa bu model dış kaynaklara dayalı sıcak paraya dayalı bir model olduğu için kaçınılmaz olarak dışarıdan etkilenecektir. Dışarıda işler kötü giderse bizde işler kötü gedecektir. Çünkü inisiyatif bizim elimizde değil, başkasının elinde" diye konuştu.

Boratav: 2010 durgunluk yılı

Prof. Dr. Korkut Boratav, gerçek daralmanın yüzde 7.9 olduğunu belirtti. Boratav, bu daralmanın Türkiye‘nin 1994 ve 2001 yılında yaşadığı ekonomik krizden daha yüksek olduğuna dikkat çekti.

Ekonomist Korkut Boratav, 2009 yılında küçülmenin yüzde 5.5 civarında olacağını söyledi. Ekonomik krizin yaşandığı dönemdeki küçülme oranının ise 2009 yılının ilk 9 ayıyla 2010 yılının ilk 9 ayının karşılaştırılmasıyla bulunabileceğini ifade eden Boratav, gerçek daralmanın yüzde 7.9 olduğunu belirtti. Boratav, bu daralmanın Türkiye‘nin 1994 ve 2001 yılında yaşadığı ekonomik krizden daha yüksek olduğuna dikkat çekti.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 2009 yılının son çeyreği itibariyle Türkiye‘de resesyonun bitiğini 2010 yılının ilk 3 ayında da gelişmelerin gayet umut verici olduğunu söylese de Ekonomist Boratav 2010 yılında bir küçülme beklemediğini söyledi. Boratav, 2010 yılında sürpriz bir değişim olmazsa bu yılın durgunluk yılı olacağını ifade ederek, "2010 yılı zorunlu bir büyüme yılı olacağını bize gösteriyor. Sanayinin kapasite kullanım oranları da aşağı yukarı bunu gösteriyor. Önceki yıla göre bir düzelme var fakat artmıyor. 2009‘a göre bir canlanma var ama yıl içinde fazla bir canlanma belirtisi göremiyoruz" diye konuştu.

"Toparlanmanın kalıcı olup olmadığı henüz belli değil"

Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Konukman, 2009‘un son çeyreğindeki büyümeyi olumlu bularak krizin artık sona erdiği şeklinde yorumlamaların çok gerçekçi bir değerlendirme olmadığını ifade etti.

Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Konukman, gerek 2009 yılına ait açıklanan verilerden gerekse ekonomistlerin ve hükümetin tahminlerinden Çarşamba günü açıklanacak olan GSYH‘nın nasıl bir rakam çıkacağının belli olduğunu söyledi. Konukman, kendi tahmininin 2009 yılı için yüzde 6 bir küçülme olduğunu, bunun 0.5 puan aşağısı ya da yukarısı olabileceğini kaydetti. Konukman, "Yılın bütünü için yüzde 6‘lık bir küçülme öngörülüyordu. Son çeyrekte toparlanmanın sinyalleri geliyordu. Dolayısıyla burada pozitif bir büyüme olacak. Ama bunun 2010‘a taşınıp taşınmayacağı, sürekli olup olmayacağı henüz belli değil" dedi. Konukman, açıklanan kapasite kullanım oranı ve sanayi üretimi gibi rakamlarının beklentilerde yanılsamaya neden olmaması gerektiğini ifade ederek, bu rakamların 2008 yılıyla karşılaştığını bu dönemin zaten üretimin ve kapasite oranlarının dibe vurduğu dönem olduğuna dikkat çekti. Konukman, "Toparlanmanın kalıcı olup olmadığı henüz belli değil" dedi. Konukman, 2009‘un son çeyreğindeki büyümeyi olumlu bularak krizin artık sona erdiği şeklinde yorumlamaların çok gerçekçi bir değerlendirme olmadığını ifade ederek, "Özellikle dünya ekonomisinde ki 2010 yılında daralmanın sona ereceği pozitif büyümeye geçeceği beklentilerini büyük bir ihtiyatla karşılaştırmak gerekiyor" ifadesini kullandı.