Büyükannem Freegan değildi (2)

Abone Ol

Yeryüzü adeta bir kan gölü. Mazlumlar, Allah ın arzında

her türlü imkânlardan mahrum bırakılıyor. Toprakları, su kaynakları, madenleri

kapitalist eşkıyalar tarafından talan ediliyor. Tüketim çılgınlığı hızla

artıyor, fertler insani kazanımları ile değil maddi kazanımları ile

konumlandırılıyorlar. İşte Freeganlar buna bir tepki olarak doğuyor ve

kapitalizmin doğduğu ülkelerde hızla yayılıyor.

Materyalizme tepki olarak ortaya çıkan freeganistler

yaşamlarını mümkün olduğunca yeni ürünler satın almadan sürdürmeye

çalışıyorlar. Çöpe atılan yiyecekler, kıyafetler ve eşyalar kullanılabilir

durumda ise toplanıyor ve değerlendiriliyor. Dünyanın çeşitli bölgelerinde

açlığa maruz bırakılan insanlar varken, büyük süpermarketlerin, alış veriş

merkezlerinin, lüks restoranların fertleri duyarsızlaştırdığını söylüyorlar.

Freeganların ortaya çıktığı ülke savaş ve yoksulluğun

başı çektiği bir ülke değil. Aksine onlar ABD de ortaya çıkmış daha sonra

İsveç, Brezilya Estonya ve Güney Kore ye kadar yayılmışlar. Feraagenlerin en

aktif olduğu şehir ise lüks ve şatafatın merkezi New York şehri.

Restoranların, marketlerin çöpe bıraktıkları ürünleri

alıyor ve gıda ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Bu davranışları ile çöpe giden

mallara yeni kullanım alanları oluşturduklarını savunuyorlar. İsrafın

karşısında olduklarını her fırsatta dile getiren freeganlar, bunu bir yaşam

felsefesi olarak tanımlıyor. Oysa insanın haram olan bir fiile tepkisi

fıtridir, fıtratta mevcut olan iyilik halinin ortaya çıkmasıdır. İnsanın

fıtratı bozulsa dahi özünden bir miktar eser taşıyor ve Allah ın haram kıldığı

fiillere karşı tepki veriyor, bunu kabul edemiyor.

Freeganlar, bir şeyin atılmasına şiddetle karış

çıkıyorlar. Onların felsefesinde hiçbir şey atık olarak değerlendirilmiyor.

Bozulmuş ve çöpe bırakılmış eşyaların ya da araçların tamiri için kurslar

düzenliyorlar ve bu atılmış ürünleri faydalı hale getiriyorlar. Yaşadıkları

şehirde virane kalmış evleri tamir ediyor ve kullanılır hale getiriyorlar.

NELER YAPABİLİRİZ

İsraf haramdır, israfın önüne geçebilmek için ise freegan

olmaya gerek yok, inandığımız değerler bu eğitimi bizlere veriyor. Bunun için

ihtiyacımız kadar şeye sahip olmalı fazlasını infak etmeliyiz.

Büyük restoranlar, açık büfe usulü çalışan kurumlar kalan

yiyecekleri çöpe atmak yerine yoksul mahallelere dağıtabilir ve bu insanların

yarasına merhem olabilirler.

İhtiyaç dışında kalan ürünler çöpe atılmamalı, ihtiyaç

sahibine ulaştırılmalı ve paylaşılmalıdır.

Yiyecek maddelerini çürütmeden değerlendirmek gerekir,

bozulmuş ürünleri ise gübreye dönüştürülerek toprağa bırakılabilir.