Türkiye de üniversiteler ne işe yarar Üniversite mezunu
olmakla üniversite mezunu olmamak arasındaki fark nedir Eğitim hayatı boyunca
binbeşyüz tane sınava girmiş bir insan üniversiteden mezun olduktan sonra halen
binbeşyüz tane sınava tabi tutuluyorsa üniversite bitirmesinin anlamı ne
Ülkemizde her üç kişiden dördünün üniversite mezunu ve işsiz olması,
ülkemizdeki eğitim sisteminin vakit öldürme sistemi olduğunu kanıtlamıyor mu
Büyük bir sosyal yara olarak üniversite, Türk gençliğinin damarlarında kanayıp
durmuyor mu Tekrar soralım; Türkiye de üniversiteler ne işe yarar
Bu yıl üniversite kazanma sınavına (YGS) iki milyondan
fazla öğrenci girdi. Benim üniversite kazanma sınavına (o zaman ismi ÖSS idi)
girdiğim doksanlı yılların sonunda sınava bir milyon öğrenci giriyordu.
Günümüzde sınava girenlerin sayısındaki artış iki nedenden kaynaklanıyor.
Birincisi ülke nüfusunun artması, kincisi ise mütedeyyin orta sınıfın
çocuklarını üniversiteye göndermesindeki artıştır. İkibinli yıllarla birlikte
ülkemizdeki sosyal, siyasi ve en önemlisi teknolojik gelişmeler yeni bir orta
sınıf yarattı. Yarı muhafazakâr (mütedeyyin) diyebileceğimiz bu orta sınıf,
eğitimin insana verdiği maneviyattan ziyade çocuğum mutlaka üniversite
bitirmeli ve mutlaka devletin kuyruğundan tutmalı teziyle hareket ederek varını
yoğunu üniversiteye bağladı. Böylece sınava giren sayısında her yıl artış
yaşanıyor. Öte yandan halkımızın eğitimin manevi yönünü dikkate almaması
ülkemiz okullarındaki eğitimin maneviyatının dikkate değer olmamasındandır.
Olmayan bir şey elbette dikkate alınmaz. Okullarda maneviyatın m si yok.
Eskiden sınavlarda anne babalar okul bahçelerinde pek
görülmezken günümüzde sınavlarda anne babalar okul bahçelerinde sanki kendileri
sınava giriyorlarmış gibi kaygı ve heyecanla bekliyorlar. Her anne babanın
varını yoğunu verdiği çocuğunun sınavını okul bahçesinde beklemesi gayet
normaldir. Bütün halk katmanları, çocuklarını üniversiteye göndermek istiyor.
Ki gönderiyor. Peki, sonuç ne Üniversite bitirdi ne olacak
Hani şöyle klasik bir soru var halk arasında,
üniversiteye gitmekte olan gençlere sorulur ki üniversite bitiren her insan bu
soruyla muhatap olmuştur, soru şöyle; okulu bitirince ne olacaksın Ne
olacağım, hımmm, ben üniversiteyi bitirince ne olacağım, sahi ben ne olacağım
yahu, kem küm, arkadaşlar ben üniversiteyi bitirince ne olacağım, siz ne
olacaksınız, ne olacağız ulan biz, sayın cumhurbaşkanı üniversiteyi bitirince
ne olacağız, sayın milli eğitim bakanı ne olacağız, sayın hükümet üyeleri ne
olacağız Bu soruların cevabı yok! Günümüzde üniversite mezunlarının ataması
yapılmıyor ve üniversite mezunları devletin üniversitelerinin hocaları
tarafından bilgi yüklenmiş bilgi hamallığı yapan birer maaşsız hamallar olarak,
işsiz bir şekilde, atanmayı bekliyorlar. Onca emekler boşa gidiyor. Sadece
üniversite okuyan insanların ve ailelerinin değil devletin onca masrafı da boşa
gidiyor.
Üniversite bitirmenin hiçbir işe yaramaması büyük, sosyal
bir yaradır. Türkiye de bu yara her yıl büyüyor. Çünkü her yıl üniversite
mezunu artıyor. Sonuç ne oluyor Ortalığı ataması yapılmamış üniversite
mezunları kaplıyor. Peki devlet bunca üniversiteyi sırf diploma vermek için mi
açtı Atamasını yapmayacağı insanlara niye masraf yapıyor. Devlet kurumlarıyla
üniversite bölümleri yani atama yapılacak devlet daireleriyle mezun verecek
üniversite bölümlerinin orantılı olması gerek. Devleti yönetenler atama
yapılacak devlet kurumlarını habire özelleştirdi. Neredeyse atama yapılacak
devlet kurumu kalmadı.
Bir insanın ömründen onaltı yılını eğitim için alacaksın
sonra da o insanın atamasını yapmayıp işsiz bırakacaksın. Bunun adı eğitim
değil bunun adı devlet zulmüdür. Okula gitmese bir meslek öğrenecek olan
insanlar hem okuma uğruna meslek öğrenemiyorlar hem de okuma sonucunda
mesleksiz ve işsiz kalıyorlar. Sosyal yara her geçen gün büyüyor!
Bu yara bir gün patlarsa ortada ne devlet kalır ne
millet!