Ordu Üniversitesi (ODÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergin Ayan, ‘ABD-Rusya-Çin-Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)‘ gibi ülke ve oluşumların kendi stratejik çıkarlarını gözetmek amacıyla Orta Asya ve Uzak Doğu‘da ‘küresel bir oyun‘ oynadıklarını savunarak, "Türk dünyası, küresel oyunlara gelmeyecek ve bu oyunlarda figüran değil, aktör olabilecek her türlü potansiyele sahiptir" dedi.
Son yıllarda Ortadoğu ve Asya da oynanan oyunların oldukça büyük olduğunu söyleyen Doç. Dr. Ergin Ayan, Rudyard Kipling‘in, ‘Kim‘ adlı romanında İngiltere ve Rusya‘nın 19. yüzyılda Afganistan üzerinde yaşadığı çekişmeyi anlatmak için kullandığı ‘Büyük Oyun‘ adlandırmasına atıfla, ABD‘nin yanı sıra Rusya, Çin, Hindistan, İngiltere, Almanya ve Fransa‘nın Hazar bölgesindeki petrol ve gaz rezervleriyle boru hatları güzergahlarına egemen olma yarışının ‘Yeni Büyük Oyun‘ olarak da nitelendirildiğini belirtti.Son olarak Kırgızistan‘daki olayları hatırlatan Doç. Dr. Ayan, "2005‘deki olaylar öncesinde, ABD, Kırgızistan‘da askeri gücünü artırmak için hava gözetleme E-3 keşif uçakları (AWACS) konuşlandırmayı planlamıştı.
Toplumsal sorunlara sebep oluyor
Bu durum Rusya ve Çin‘in tepkisini çekmişti. 2010 yılının başında da ABD Kırgızistan‘ın güneyinde bir askeri eğitim merkezi kurmayı planlamıştı ve kuzeydeki askeri üs ile birlikte ABD‘nin Kırgızistan‘daki gücünü pekiştirecekti. Bu gelişme de doğal olarak Rusya‘nın tepkisini çekmiştir. Kırgız Hükümeti ABD ile ikili ilişkilerini geliştirmeye başlamıştı. Son olarak 8 Nisan 2010‘da sivil bir ayaklanmayla devrilen mevcut Cumhurbaşkanı Bakiyev‘in devrilmesi şimdilik Rusya‘nın lehine olmuştur. Dolaylı olarak Çin‘in de bölgedeki çıkarlarına uymaktadır. Buna benzer büyük güçlerin arasındaki çıkarlar çatışması Kırgızistan‘da siyasal ve toplumsal sorunlara sebep olmaktadır" dedi.
"Kafkasya‘da en önemli aktör Türkiye"
Rusya‘nın, askeri harcamalarını arttırarak ve orduda kapsamlı reformlar gerçekleştirerek Orta Asya‘daki etki sahasını genişletmeye çalıştığını, bir taraftan ŞİÖ‘nün bünyesinde ortak savunma sistemi kurma çabalarını sürdürürken, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan‘daki askeri varlığını güçlendirdiğini, ayrıca Kazakistan ve Türkmenistan‘ın da ABD‘nin önem verdiği Orta Asya ülkeleri arasında bulunduğunu kaydeden Ayan, Kafkasya‘daki nüfuz mücadelesinin en önemli aktörünün Türkiye olduğuna işaret etti.
"Türk dünyası figüran olamaz"
Türkiye‘nin bölgedeki ülkelerle soy ve kültür birliğine dayalı bölge politikasıyla Orta Asya‘da söz sahibi olması sonucu özellikle Çin‘in Türkiye‘yi tehlikeli görmeye başladığını belirten Doç. Dr. Ayan, şöyle konuştu: "1970‘lerin başında dünyada sadece bir tane bağımsız Türk devleti varken şimdi adları değişik de olsa yedi tane bağımsız Türk devletinin bulunmasına saplanıp kalırsak ve bunu Türk dünyası açısından bir ilerleme ölçütü olarak kabul edersek yanılgıya düşeriz. Bu nedenle değişmenin şartlarını ve sonuçlarını nazarı itibara almamız gerekir. Çoğalan bağımsız Türk devletlerinin dünya siyaset, tarih ve medeniyetindeki etkinlikleri sorgulanmalıdır. Bu devletlerin iki farklı siyasal sistem ve yaşam tarzın? birbirine entegrasyonunu başarması lazımdır. Bunu yapabilmek için yeni yaşam biçiminin temel özellikleriyle değerleri içerisine girebilmesi, ikisini de tarih objesi olarak, kendi toplumsal belleğinde yeniden yapılandırması şarttır.