Büyük laflar edenler!

Abone Ol

Atasözlerine kulak vermeyenlerin içine düştüğü acıklı duruma hep birlikte tanık oluyoruz!

        Atalarımız “büyük lokma ye ama büyük laf etme” demişler!

        Bu söze kulak vermeye yanaşmayanlar lokmalarını küçülttükçe küçülttü ama büyük laflar etmekten hiç geri kalmadılar.       

        Güçlü oldukları dönemlerde muhaliflerini ağızlardan çıkan büyük laflar ile ezmeye çalışanlar şimdi ettikleri o büyük lafların altında un ufak oluyorlar!

        Onlar gibi düşünmedikleri için “hain” olarak ilan edilenler!

        Onlar gibi düşünmedikleri için “zillet ittifakı” denilenler!

        Onlar gibi düşünmedikleri için “selam” bile verilmeyenler!

        Şimdi kıymete bindiler!

        Artık onlara tüm kapılar açılıyor!

        Görüşme talepleri geri çevrilmiyor!

        Ve iadeyi ziyaretten söz ediliyor!

        Kimlerle yapılıyor bunlar?

        Dün “hain” denilenlerle yapılıyor.

        Dün “zillet ittifakı” diye suçlananlarla yapılıyor.

        Yani dünkü büyük lafların hepsi geri tepiyor!

        Derken aniden “siyasette yumuşama dönemi” başlıyor!

        Yıllardır bu durumu anlatmaya çalıştık!

        Tabir caizse siyasette farklı düşünenlerin düşman değil rakip olacağını anlatmaktan dilimizde tüy bitti!

        Biz söyleyince hainlerle iş birliği yapmakla suçlayanlar şimdi aynı kişiler ile masaya oturup ülke meselelerini konuşuyorlar!

        Yani yapılması gerekeni yapıyorlar!

        Farklı düşünenlerle bir masanın etrafına oturup ülke meselelerini konuşanlar şimdi “hain” mi oldular?

        Ne münasebet! Elbette “hain” olmadılar.

        Peki, “zillet ittifakı” dedikleri ittifakın bileşenleri ile bir araya gelmekle kötü mü yaptılar?

        Ne münasebet! Elbette kötü yapmadılar!

        Sadece geçmişte ettikleri büyük lafların altında kalmış oldular!

        Muhtemelen onlar da şimdi “keşke büyük lokma yeseydik de böyle büyük laflar etmeseydik” diye hayıflanıyorlardır.

        Bugünlerde dile getirdikleri “kardeşlik hukukunu” o günlerde hatırlamış olsalardı ne kadar isabetli bir iş yapmış olurlardı değil mi?

        Hem kimseyi incitmemiş hem kimsenin gönlünü kırmamış olurlardı!

        Hem de bugün geçmişte sarf etmiş oldukları büyük lafların altında kalmamış olurlardı!