Büyük kardeşin etkisi

Abone Ol

Geleneksel kültürün baskın olduğu dönemlerde, kardeşler arası ilişkilerdeki hiyerarşi aile büyükleri tarafından çizilirdi. Anne baba olmadığı vakitlerde onların yerini büyük kardeş alır ve mevcut düzeni korurdu. Kardeşler imece şeklinde çalışır ve hemen her konuda yardımlaşırlardı. Büyük kardeşin küçülen giysileri küçük kardeşe verilir ve bu durum kardeşler arası bağı daha da güçlendirirdi. Anneler çocuklarını okula uğurlarken büyük çocuğa “kardeşine yardımcı ol, onu yalnız bırakma” der kardeşin sorumluluğunu abla ya da ağabeyine devrederdi. Büyük kardeş aldığı sorumluluğu severek yerine getirir ve kardeşini bir anne şefkatiyle kucaklardı. Bu durum kardeşler arasında sıcak bir bağın kurulmasına vesile olur ve çocuklara aile ortamında dayanışma duygusu kazandırırdı.

Çocukluk döneminde kardeşleri ile şefkat ve dayanışma içinde yaşayan kişiler ileriki yaşamlarında da bu tutumlarını sürdürür ve insanlarla ilişkilerinde hakkaniyet ölçülerine rivayet ederlerdi. 

Günümüzde anne babalar çocukların, bencilliğinden, söz dinlemediğinden ve duyarsızlığından şikâyet ediyorlar. Ben odaklı bir bakış açısı ile büyüyen bu çocuklar eşyalarını kardeşleriyle paylaşmak istemiyor, kalabalık ortamlara girmekten kaçınıyor ve grup çalışmalarında başarısız oluyorlar.

Çocuklarımızın sorunlarını dile getirirken, onların doğup büyüdükleri çağı ve bu çağın sorunlarını da dikkate almak zorundayız. Nitekim bahsi geçen çocuklar kendilerine tahsis edilen odalara hapsolmuş ve burada sadece teknoloji ile iletişim kurabiliyorlar. 

Yaşamlarında ötekine yer veremeyen ve hayatlarını sırf başarı üzerine kurgulayan bu çocuklara Z kuşağı diyorlar.

Z kuşağında yer alan çocuklar kardeşlik kavramına aşina değiller, onlar için insani olanın değil maddi değeri olanın kıymeti var. O nedenle ne kadar çok şeye sahip olurlarsa olsunlar mutsuzluk şarkıları söylemeye devam ediyorlar. Anne babalar çocuklarını bu bencillik dehlizinden insanlık ülkesine çekebilmek çaba gösterseler de Muvaffak olamıyorlar. Çünkü çocuklarla iletişim kurarken, onların içinde bulunduğu çağı ve bu çağın sorunlarını dikkate almıyorlar.