Büyük devletler güç gösterisinde

Abone Ol

KÜRESEL güçlerin birbirine karşı güç gösterisi içine girdiğinin farkında mısınız? ABD, Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) hedefine ulaştırmak için acele ediyor. NATO’yu kullanarak Asya’ya doğru açılmaya çalışıyor. Tayvan ziyaretinin amacı bu! ABD, Yeni Dünya Düzeni’nin patronu olarak dünyaya egemen olmak peşinde! Rusya ve Çin, çıkarlarına zarar verdiği için ABD’ye karşı tepki gösteriyor, yeni planlar hazırlıyorlar.

Gelişmeler, dünyanın dinamik unsurlarını hareketlendirdi. Rusya da genişlemeyi amaçlıyor. Suriye, Libya, Doğu Akdeniz’deki gücünü artırmak istiyor. Kendi NATO’sunu kurma peşinde. Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) başını çeken Çin, Asya ve Afrika’yı etrafında toplama politikası izliyor. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması ve ABD’nin Tayvan ziyaretini bu gelişmelerden ayrı düşünemeyiz.

Batı ile birlikte hareket eden Yunanistan, Meriç Nehri’nin karşısında hendek kazıyor; askeri yığınak yapıyor. Hendekler, tank saldırılarını önlemek için kazılıyor. Anlaşmalara göre “silahsız” bölge olması gereken 12 adayı 1960’tan beri silahlandırmaya çalışıyor. Son zamanlarda bunu göstere göstere yapmaya başladı. Bunları güvenlik gerekçesi ile yaptığı iddiasında. Kıbrıs üzerinde oynanan oyunlar durmak bilmiyor.

Sanki dünya küresel bir savaşa hazırlanıyor. Barışı önemsemeyen anlaşmalar yapılıyor. Sömürgeci güçler terör, savaş ve krizden besleniyorlar. ABD, Suriye’de normalleşmeyi niçin istemiyor? Türkiye’ye sığınan göçmenleri kullanarak ülkemizde bir iç çatışma çıkarmak istiyor. Bilelim ki, bütün bu gelişmelerde oyunun büyüğü Türkiye üzerinde oynanıyor. 

ÇİN NE İSTİYOR?

SON senelerde Çin’in aniden Tayvan’a saldırabileceği konuşuldu. Bazen gözdağı verdi; tehdit etti. Çin, Japonya - Çin Savaşı’ndan sonra Tayvan’ı kendisinin bir parçası olarak görmekte! Tayvan’ı “söz dinlemez bir eyalet” olarak kabul ediyor. Ülkesine katmaya çalışıyor. Burayı tabii bir üs olarak kullanıp bir ticari merkez haline getirmek istiyor. Tayvan’ın dünyada bir önemi de çip üretiminin yüzde 63’ünü üretmesi. Üretimin durması dünyayı etkiler.

ABD’nin de Tayvan üzerinden hesapları var. Çin’in Tayvan’la ihtilafında Tayvan’ın yanında yer alıyor. Ağustos başında Tayvan’ı desteklemek, Çin’e gözdağı vermek için ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Polesi Tayvan’a gitti. Biden da Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Ateşle oynama” uyarısı yaptı.

Rusya - Ukrayna Savaşı’ndan sonra Çin ile Tayvan arasında yaşanan olaylar dünyanın kritik bir sürece girdiğinin habercisi. Çin, ABD’nin Tayvan’a üst düzey bir ziyaret yapmasından çok rahatsız oldu. Tayvan’ı kuşatmaya aldı, uçaklar havalandırdı. Savaş tatbikatı yaptı. Çin ve Rusya’nın karşısında ABD ve AB var. Bunun dünya siyasetinde bir yansıması olacağından şüphe yok. İslâm dünyası ve mazlum milletler sömürgecilerin birbirine girmesinden faydalanmasını bilmeli.

Dünyada yeni bir denklemin oluşturulmaya çalışıldığı açık. Bu gidişatta ABD’nin kaybetme riski büyük. Kendi gücünden çok terörden, sömürüden, krizlerden besleniyor. İşbirlikçi hükümetler ABD’yi kendi haline bıraksa, ortada Amerika diye bir devlet kalmaz.

BU OYUN BOZULMALI

BÜTÜN mesele “uyuyan dev” durumundaki İslâm dünyasının uyandırılmasında! Bu görevi 53 yıldır Erbakan Hoca ve Saadet Partisi yapmaya çalışıyor. Güzel sonuçlar da aldılar. Bu görevin tamamlanması gerekiyor. İslâm dünyası olayların seyircisi durumunda kalmamalı. Aktif rol üstlenmeli, geleceğine sahip çıkmalıdır. Perişanlık, sömürülmek, ezilmek İslâm dünyasının kaderi değildir. İslâm’ın bizi “kardeşler” yaptığını bilmeli, birlikte iş tutmayı öğrenmeliyiz.

İslâm Birliği Araştırma Merkezi (İBSAM), geçtiğimiz cumartesi günü “İslâm Birliği Konferansı” düzenledi. Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, küresel tuzakların karşısında tek tek durulamayacağını hatırlatarak şunları anlattı: “Aslı, Büyük İsrail Projesi (BİP) olan Büyük Ortadoğu Projesi’ne (BOP) karşı koyabilmenin yolu İslâm Birliği’nin kurulmasıdır. Bu birliği kurar, devamlılığını sağlayabilirsek, küresel güçlere karşı birlikte mücadele edebiliriz.” (27.8.2022)

Programa ev sahipliği yapan İBSAM Genel Başkanı Hasan Bitmez ise İslâm dünyasındaki olumsuzlukların her geçen gün daha karmaşık duruma geldiğini belirterek çözümler sundu: “Bu karmaşanın temelinde küresel güçlerin oyunları ve İslâm dünyasının bölünmüşlüğü var. Tarihteki güçlü rolümüze ulaşmak için bir İslâm Birliği sahası inşa etmek zorundayız.”

İslâm dünyasının birlikteliği büyük sinerji oluşturacak, siyasi gücünü artıracaktır. Erbakan Hoca, D-8’leri kurarak ilk adımı attı. Yol, yöntem gösterdi. Başlattığı oluşum sahipsiz kalmamalıdır. Bilelim ki, en tabii ve gerçekçi yol, Müslüman ülkelerin diyaloğu ile bu birlikteliğin sağlanmasıdır.