Gelmemem için kar, tipi kâfi değil; vefat etmem lazımdı.
Çünkü geleceğim diye söz vermiştim. M. Akif Ersoy
12 Mart İstiklal Marşı nın Kabulü ve Mehmet Akif i Anma
Günü dolayısıyla Milli Şair imizi anmak, anlatmak, yeni nesillere model olarak
sunmak bir görevdir. Milli Şair imiz gerçekten sanat ve fikir dünyasında ağır
bir yere sahip olduğu kadar bir insan olarak, samimi bir Müslüman olarak da
nesillere model olarak sunulacak bir şahsiyete sahipti ve örnek bir insandı.
Akif aynı zamanda bir devlet büyüğümüzdü. İstiklal Marşı mızı yazmıştır. Bu
yüzden İstiklal Marşı Şairi olarak anılmıştır. Ancak O aynı zamanda bir İslam
şairiydi. Akif sadece bu da değildir. Karakışın dondurucu soğuk günlerinde
başkasının paltosunu emanet alarak dışarıdaki işlerini görebileceği bir
durumdayken, kendisi çok zor ekonomik şartlar altında yaşarken bile İstiklal
Marşı yarışmasından verilen anasının sütü gibi helal olan büyük para ödülüne
bile tenezzül etmeyecek kadar çok onurlu, son derece şahsiyetli bir insandı.
Böylesine değerli, şahsiyetli bir insan çok ciddi programlarla anılmalı, sadece
bir şair olarak değil aynı zamanda büyük bir dava adamı ve büyük bir mücadele
adamı olarak hak ettiği şekilde anılmalıdır. Böylece gündeme getirilmelidir.
Elbette ki Akif in en güçlü yanı sanatı ve şairliğiydi ancak onu sadece bir
şair olarak tanıtmak ona yapılacak bir haksızlıktır.
Milli Şair imiz bir kullanımlık mıdır Günü geçince
kenara atılacak bir meta mıdır Akif sadece 10 kıta şiire sığdırılacak kadar
basit bir kişi midir Milli Şair imiz böyle basit bir kimse değildi. Hayır. Tam
tersine Milli Şair imiz dinimizin, vatanımızın ve milletimizin en kötü, en
zorlu, en buhranlı zamanlarında yaşamış, tüm buhranları, acıları ve hüzünleri,
en içli duygularla dile getirmiş bir şair, aynı zamanda ideallerine baş koymuş
bir fikir işçisiydi. Tarihimizin en sıkıntılı, zor ve tehlikeli bir devrinde yaşayan
Mehmet Akif, kendine ait bir takım özel sıkıntıları yaşarken bunları hiç sorun
etmedi. O, yalnızca milletinin dertleriyle, sıkıntılarıyla uğraşmış, yalnızca
milletin sorunlarını kendine dert edinmiş, hep bu sorunları düşünüp kafa
yormuş, bunlar için çözüm arayışına girmiş değerli bir şair, aydın ve büyük bir düşünürdü. Böyle değerli
bir insanın mücadeleci ruhunu, ideallerini, azmini, davasına ve vatanına olan
derin aşkını, güçlü şahsiyetini ve fikirlerini bir kenara bırakıp sadece bir
şair olarak sunmak onu anlamamak demektir. Diğer meselelerde olduğu gibi
sanatıyla da inancına hizmet etmekten başka bir şey düşünmeyen Akif çok daha
farklı şekilde, ciddi olarak anılmayı ve anlaşılmayı hak ediyor aslında. Onun
hayatı vatana, millete, dine hizmet için yaptığı fedakârlılarla doludur. Akif
kim tarafından yapılırsa yapılsın ve ne pahasına olursa olsun, her türlü zulme,
haksızlığa, kötülüğe ve yanlışlığa karşı çıkmayı bir görev bilirdi. Bundan
dolayı çocuklarımıza Akif in şiirlerini ezberleterek onu tanıtmış olamayız.
O nun şiirlerindeki ve hayatındaki ruhu, endişeyi, düşünceyi, mücadeleyi ve
amacını da anlattığımız zaman tanıtmış oluruz.
Geçen yıl Milli Şair imizin fotoğrafı kumar kâğıtlarının
üzerine basılarak kumara alet edilmişti. Bu çok esef verici bir durumdu.
Okulların ve bazı resmi kurumların Akif i anmak için tertip ettikleri
programlarda az sayıda katılımcının olması O nun okullarda çocuklara gerektiği
gibi tanıtılmadığı gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Sadece şiirlerinden
bahsedilerek yüzeysel bir tanıtım yapıldığı, okul sıralarındaki çocukların onu
sıradan bir şair olarak tanıdıklarını ortaya çıkarmaktadır. Bu konuda önlemler
alınarak ona yakışır anma programları tertip edilmelidir. Sadece şiirini ve
sanatsal yönünü değil bir o kadar da ruhunu, fikirlerini, davasını, mücadeleci
yönünü ve çektiği sefaletin nedenlerini, Cumhuriyet i kuran ekiple ters
düştükten sonra Mısır a olan hicretini de yeni nesillere aktarmak zorundayız.
Aksi takdirde Akif i anlamış olamayız. Eğer Milli Şair imizi seviyorsak, anmak
istiyorsak onun manevi kişiliğine, şahsiyetine, kimliğine, mücadelesine uygun
bir şekilde anmak, yâd etmek zorundayız. Bizi bu topraklarda kalıcı kılan şey
Akif in ve benzeri şahsiyetlerin mücadelesi ve fikirleridir. Şimdi de ancak
onlara benzeyen, onların bıraktığı fikir, aksiyon ve davaya sahip çıkan gençler
yetiştirerek bu topraklarda kalıcı olabiliriz.