Büyük Acılar Dilsizdir

Abone Ol

Hep söyleriz ya ateş düştüğü yeri yakar   Soma da yaşanan acıların inanın bu kelimeyle

ifade edilmesi mümkün değildir. Öyle acılar var ki anlatılması, izah edilmesi,

tarifi mümkün değil. Üç ay önce madende parmağını koparmış, İbrahim Salgın

geride üç çocuk bıraktı. En büyük çocuğu İsmet lösemi hastasıydı. Zaten

kahvecilik yaparken. lösemi masrafları ağır olduğu için, madende çalışmaya

başlamıştı. Sürekli lösemi hastası oğlunu İzmir e götürüp tedavi etmek için

izin aldığından, işten atarız diye tehdit bile edilmişti. Ama çaresizdi.

Mirastan kalan gecekonduyu satmış ama elde ettiği para banka kredilerini bile

karşılamamıştı. 2-3 bankaya borçluydu. Yaklaşık 35 bin lira borcu vardı. Devlet

bütün aileler için seferber oldu, peki bu insanların banka borçları ne olacak.

Madende çalışan işçilere, kredi verirken, risk büyük olduğu için hayat sigortası

yapmıyorlar.

Beni de Gömün

Cenazesi mezarlığa giderken, tabutun üzerine sarılan

oğlu; babam seni götürüyorlar, beni de götürsünler. Beni de babamla gömün diye

feryat ediyordu. On yaşındaki kızı Gökçe, sinir krizinden neredeyse felç olma

tehlikesi atlattı. Acının tarifini yapmak mümkün değil. Babasının en yakın

arkadaşı, amca gibi sevdiğinin telkinleriyle biraz olsun sakinleştirildi

Kurtarma Ekipleri İçeri Girdiğinde Gördükleri Manzara

Korkunçtu

Öleceklerinin anlayan maden işçilerimiz, titreyerek

çamurla abdest alıp, namaz kılmışlar. Suya uzak olanlar teyemmüm yapmışlar.

Bazıları secdedeyken ölü bulunmuştu. Helalleşenler, kelimeyi şahadet

getirenler. Kızının istediği bir şeyi alamadığı için kahrolanlar. Anne ve

babası aklına gelenler, birbirlerinin üzerinde yatanlar, bayılanlar. Can pazarı

yaşanıyor. Umudunu yitirenler, cesetlerin üzerinden geçip, kurtarma ekibiyle

karşılaşmanın sevincini yaşayanlar. İki yıllık maden işçisi Erdal Bıçak madende

geçen yaklaşık altı saati anlattı. Bıçak, Bir noktadan sonra yürüyemedik.

Ustabaşımız ezan okudu ve bizim için cenaze namazı kılmaya başladı. dedi.

Bunlar nasıl izah edilebilir. Acının tarifi nasıl yapılır Bir babanın 22

yaşındaki oğlunun, cesedini aramasının psikolojisi nasıl anlatılabilir. Ya

anaların acıları, nasıl son bulur

Ali bebek hasta doğmuştu.2 kez ameliyat oldu. Tedavisi

sürüyordu. Bazen babası, bazen de amcası götürüyordu hastaneye. Bu yıl da yoğun

tedavi görmesi gerekiyordu. Ne Şerif Gezgin ne de amcası Murat Gezgin sağ çıktı

madenden. Ali bebeğin annesi de sekiz yaşında babasını kaybetmişti. Yetimdi.

Yetimliğin ne olduğunu çok iyi biliyordu. Artık bir kayınbabam var, Allah ona

ömür versin, tek sığınağımız o kaldı diyerek hıçkırıklara boğuldu. Acılar

büyük hangi birini anlatacaksın.

Dudu Anne

Dudu anne oğlu Gürdal ı toprağa verirken, gelini

hastanede doğum yapıyordu. Dudu anne gelinine oğlunun öldüğünü hâlâ

söyleyemedi, Daha 28 yaşında elektrik teknisyeniydi. Oğlunun öldüğünü yeni

doğum yapmış gelinine nasıl söylesin Bu ne kadar büyük bir acı ve bu nasıl

tarif edilebilir. Dudu anne diyor ki, Oğlum her eve geldiğinde başım ağrıyor

diyordu sürekli gaz kokusundan olsa gerek diye düşünüyorum. Aslında bu

facianın önceden birçok belirtisi olduğu uzmanlar tarafından söylenmektedir.

Soma Eylemleri

Soma faciasıyla alakalı birçok yerde eylem yapılmaktadır.

Oysa acılar paylaşınca azalır. Sokakları terörize edileceğine, bu aileler

ziyaret edilmeli, acılar paylaşılmalıdır. Maksat gerçekten Soma ise, bunun

böyle olması gerektiğini düşünüyorum. Yok, amacımız acıları paylaşmak değil,

acılar üzerinden rant devşirmekse, Allah sizi ıslah etsin. Başka söyleyecek bir

şey bulamıyorum. Orada yaşanan öyle acılar var ki, kimsenin bilmediği, sessizce

matemini yaşayan insanların gidip, acılarını paylaşmamız gerekmektedir. Daha

yeni evlenmişti, takılarını satıp, ev almanın hayallerini kurarken, hayalleri

madene gömüldü. Eğer eylem yapmak istiyorsan, eylemin en alası, bu insanlara

sahip çıkmayla olur. Lösemi hastası çocuğumuza ilik gerekli, eylemse bunla

alakalı kampanya yap. Madene inmek, cehenneme inmek demektir. Dışarıdaki adam

bilemez yaşananı. Beş günde hiç kimseyi içerde bırakmayan kurtarma ekibi büyük

başarıya imza attı. Sizlerin de bir katkısı olsun. Sokağa inme, acıya ortak ol.

Olayı Kadere Bağlamak

İnsanların, hatalarını, ihmallerini kadere yüklemek ne

kadar doğrudur. Allah verir, Allah alır. İmanlı herkes bunu bilir ve buna

inanır. Ama herkes bilir ki; Tedbiri al kadere karışma. Bu kader değil

cinayettir. Bu cinayette herkesin parmağı var. Hiç kimse masum değildir.

Birilerini kurban ederek bu olaydan sıyrılacağını biliyorum. Ama ilahi adalet

er geç tecelli edecektir. Bu kadar ailenin ahı yerde kalmaz ve kimsenin ahı

kimseye kalmaz.