Bütün Seyirciler de Yanacak!

Abone Ol

Halep yanıyor! Suriye Yanıyor! Ölmemiş vicdanlar da… Gel görelim ki dünyanın büyük ekseriyeti bu yangına seyirci. Sözde bu zulmü zâlim bir idare yapıyor. Ancak o zâlimi maşa olarak kullanan bütün zâlimler bu yangına odun taşıyor. İşin içinde hemen hemen bütün Avrupa var. Amerika var. İsrail var. Rusya var. Çin var. İran var. Var da var. Bu zâlimlerin uşakları IŞİD var, PYD var. Var da var… Bir de seyirciler var. Sözde Müslüman ülkelerin sözde liderleri… Onların büyük ekseriyeti de seyirci…

Sözün burasında bir hadis-i şerif nakledip yazımıza devam edelim. Sevgili Peygamberimiz (asm) bakınız ne buyuruyor: “İnsanlar zâlimi görüp zulmüne engel olmazlarsa, Allah’tan hepsini kaplayan bir azabın gelmesi yakındır.” (Camiü’s-Sağir, hadis no: 2136)

Suriye’nin, hele son zamanlardaki Halep’in başına gelenler insanlık için bir mihenk taşıdır. İnsanlık ekseriyet itibariyle, tarihteki bu emsalsiz yıkımı, vahşeti tiyatro seyreder gibi seyretmektedir. ABD, İngiltere, Rusya başta olmak üzere, masum insanların üzerine bomba yağdıran ülkelerin halkına sesleniyorum: “Bu ateş sizleri de yakacak. O mazlumların âhı yerde kalmayacak. Onların âhı bir ateş olup bu zulme seyirci kalanları da yakacak.” Göreceksiniz. Zulm ile âbâd olmak isteyenler hep kahr ile berbad olup gitmişlerdir. Yine öyle olacak. Amerika’nın, Rusya’nın paramparça olduğunu göreceksiniz. 200 senedir yüz milyonlarca insanın kanını iliğini sömüren, harp ve ihtilal ateşiyle insanları perişan eden İngiltere’nin halkının Haleplilerden bin beter olduğunu göreceksiniz. Bütün fitne ve fesatlarda, savaşlarda ve ihtilâllerde, “sen çalış, ben yiyeyim!” zihniyetini temel politika edinerek insanları faizle sömürmede parmakları olan Yahudilerin saklanacak Garkad ağacı aradıklarını göreceksiniz. İnanın ciğerimiz yanıyor. Ey Müslümanlar! Suriyelilerin de bir zamanlar sizin gibi evi-barkı vardı, işi-gücü vardı, aşı-ekmeği vardı, dirliği-düzenliği vardı. Bir zâlim el, bir haftada bu ülkeyi karıştırdı ve işte bugünlere getirdi. Tıpkı 15 Temmuz’da bizim ülkemizde yapılmak istenen şey gibi…

Bu işi kim tezgâhladı, kim rol oynadı? Tek cümle ile cevap vereyim: Bütün İslâm düşmanları… Peki, PYD, IŞİD ne oluyor? Onların İslâmiyetle zerre kadar alâkaları yok. Onlar Suriye’de sahnelenen “Zulüm tiyatrosu”nun aktörleri. Size basit bir soru: Müslümanın Müslümana surat asması bile câiz değilken, bunlar sadece ve sadece Müslüman öldürmüyor mu? Evet değil mi? Peki bunlar hiç İslâm düşmanlarına tek kurşun sıkmışlar mı? Hayır, değil mi… İşte bütün soruların cevabı… Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor: “Müslümana bütün Müslümanların kanı, ırzı ve malı haramdır.” (Riyâzü’s Sâlihîn. 1531 no’lu hadis) İşte Müslüman’ın ölçüsü budur.

Size müşahhas misal vereceğim. Tel’abyad’da akrabalarım vardı. İş güç sahibi, mühendis, doktor,vs. PYD mensupları bunlara, “bütün malınızı, mülkünüzü neyiniz varsa bize verip gideceksiniz!” diyorlar. Onlar da hadis-i şerifte belirtildiği üzere bu zulme karşı direniyor. 13 gencimizi hunharca şehit ediyorlar. Bir tanesinin derisini yüzüyorlar. Akrabalarımız da çâr nâçar anavatanlarına sığınıyorlar. Bu teröristler de onların evlerini, işyerlerini gasp ediyor. Şimdi soruyorum: Bu yapılanların İslâm’la zerre kadar ilgisi var mı? Rakka’daki akrabalarımıza da IŞİD aynı şeyi yapıyor. İçlerinde belediye başkanlığı yapanlar var. Orada da akrabalarımızın şehitleri var. Halep’teki akrabalarımıza da Beşar Esad’ın adamları ve onlara destek veren İslâm düşmanı güçler aynı şeyi yapıyor. Şimdi bu mazlumlar, zulme dur diyen Mehmetçiğe duâ ediyor, ellerinden geldiğince yardım ediyor. Ordumuzun Fırat Kalkanı Operasyonuna destek vermek isterken şehit düşen akrabalarımız var.

Suriye aynası, BM’nin, NATO’nun, AB’nin ve bütün İslam düşmanı teşekküllerin ve ülkelerin gerçek çehrelerini gösterdi. Bu kuruluşların insanlığın başına bela olduğu görüldü. Suriye ateşi onları da yakacak. Onlar da tarihin çöplüğüne atılacak. Sözde Müslümanları temsilen kurulan süslü kuruluşlar da…