Bürokraside engelliler

Abone Ol

Bugüne kadar yurdumuzun Siirt’ten Edirne’ye, Ardahan’dan Aydın’a kadar dört bir tarafından bizimle irtibat kuran, sorunlarını anlatan bütün engellilerin sesine kulak verdik ve yazılarımızda sorunlarını konu ederek dile getirdik. Fakat bütün bunların yanı sıra başkentte yaşamamıza rağmen engelliler adına burada gördüğümüz aksaklıkları pek de konu edemedik veya vaktimiz olmadı.

Şimdi ise artık problemler göz ardı edemeyeceğimiz kadar birikince konuyu görüşmek üzere Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü’nden randevu alarak bayram öncesi bu konuları görüşme fırsatı bulduk.

Sayın genel müdüre epeyce bu konuda görüşlerimizi aktardık. Ve kendilerini de uzun uzun dinledik. Sağ olsunlar bize epeyce zaman ayırdılar. Vaktim yok, gündemim yoğun demediler ve büyük bir dikkatle konuları irdelediler. Bu görüşme esnasında şunu gördüm ki, Sayın genel müdür bize yani engellilere karşı devleti temsil ediyorlar. Aynı zamanda devlete karşı da engellileri temsil ediyorlar. Bunun için de işleri çok zor. Ve de hassasiyeti gerektiren bir konumdalar. Kendilerine Allah’tan kolaylıklar diliyorum.

Esas konuya gelirsek; görüşmemizin muhtevasını engellilerin istihdamı ve özellikle de kura çekme hususu oluşturmuştur. Diğer bir taraftan engellilerin Gençlik Ve Spor Genel Müdürlüğü’nün sosyal tesislerinden faydalanmak ve engellilere tatil yaptırmak konusu idi. Bu konuda gördük ki, Gençlik Ve Spor Genel Müdürlüğü engelliler hususunda müspet bir görüş belirtmediği gibi menfi bir görüş de ortaya koymayarak meseleyi çözümsüz hale getirmiştir. Yine engellilerin bir başka sorunu, ulaşım ve erişimle ilgili problemleri ve buna bağlı olarak da görme engelli yolları. Ayrıca TBMM’den engellilerle alakalı çıkarılacak yasaların görüşmeleriyle ilgili konularda görüştük. Bütün bu hususlarda sayın genel müdürün gayretli çalışmalarını yerinde müşahede ettik. Bundan ötürü kendilerine teşekkür ederim.

Esasında bunlar bir bürokratın yapması gereken teorik çalışmalardır. Ama engellilerin tıkandığı nokta ise işin pratiğe dönüştüğü noktadır. Örneğin, Ankara Büyükşehir Belediyesi talep edilmesine rağmen yıllardır Balgat Parkı’ndaki yaya yoluna görme engelli yolu yapılmadı. Aynı zamanda Sayıştay’ın önündeki üstgeçide asansör yapılmadığı gibi yürüyen merdivenlerin iki yıldır çalışmaması da bunlardan bir kaçı.  Yine bu konuda üst belediye ve alt belediye arasındaki yetki tartışmaları, şu yol senin, bu yol benim diyerek engellilerin bu tür problemlerini halletmede kısır döngü içerisine girilmesi. Vs.

Düşünün ki, Balgat’ta oturan ve Balgat Parkı içinden ve Sayıştay önündeki üstgeçitten geçme zorunda olan ortopedik ve görme engelli vatandaşımız okuluna, hastanesine veya işine nasıl gidecek? Belediyenin yapması zorunlu olan bu asansör ve görme engelli yolu söylendiği gibi kısır döngülerle yapılmadığı için bu engelli vatandaşlarımızın eğitim ve çalışma hakki engellenmiş olmuyor mu?

Yani meselenin neresinden bakarsak bakalım, engellilerin bürokrasideki problemleri azalmamış hatta artarak devam etmektedir. Demek ki teoride ne kadar gayretli çalışmalar olsa da pratikte uygulamaya geçilmedikçe problemler çözülmüş olmuyor. Veya meseleler halledilmiş sayılmıyor.

Türkiye’nin son zamanlardaki yoğun gündemi içerisinde bizim bu konuları dile getirmemiz meselenin engelliler açısından ne kadar ciddi olduğunu ortaya koymaktadır. Dileriz teorideki gayretli çalışmalar aynı şekilde pratikte de devam etsin ve engellilerin sorunları bir an evvel çözülsün. Vesselam.