Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığımız "Anketler ve yalanlar" başlıklı yazımızda, özetle, iri tirajlı gazetelerimizde ardı ardına yayınlanan seçim anketlerinin gerçekleri kesinlikle yansıtmaktan uzak olduğunu, kamuoyunu manipüle etmekten başka bir amaç taşımadığını ifade etmiştik. Çok hücreli partilerden bölünen particikler bile bu anketlerde kendilerine yer bulurken, bugünkü iktidarın omurgasını oluşturan Milli Görüş ün kale gibi duran partisi Saadet Partisi ne binlik dilimde bile yer verilmemesi, zaten bu anketlerin neye hizmet ettiğini açık açık gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılmadan, iktidar partisinin kendisine çizeceği yön tayininin ne olduğu belli olmadan, bu anketlerin ne kadar sağlıklı olduğu da kuşkulu zaten Peki ne olur İzlediğimiz kadarıyla, iktidar partisi AKP, Cumhurbaşkanlığı seçimini oldu bittiye getirmeye, "vur-kaç" taktiğiyle işi bitirmeye çalışıyor. Çünkü, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin arefesinde bu kritik günlerde, hala ne iktidar partisinden ne de ana muhalefet partisinden, adaylık noktasında açık ve net bir tavır gelmedi. "Bu memleketi biz idare ederiz, biz laikliğin teminatıyız" masallarıyla toplumu uyutan, kriz ve gerginlik mühendisi Cumhuriyet Halk Partisi, "Kim Cumhurbaşkanı olmamalı " sorusu üzerinden politika üretmeye çalışıyor. Onlara göre, Çankaya ya "Başörtülü eşi olan birisi oturmamalı" Bu noktada Anayasa da amir bir hüküm var mı Yok Deniz Baykal, sürekli boş boş konuşuyor Söyledikleriyle aklı başındaki insanları da kendisine güldürüyor. Garip garip teoriler üretiyor Komplo teorileri savuruyor Toplantı yeter sayısını sabote ederlermiş! Anayasa Mahkemesi ne koşarlarmış! Daha neler, neler! Bizim anlayamadığımız AKP nin bu noktada kamuoyunu boşu boşuna geren Cumhuriyet Halk Partisi ne neden bu alanı boş bıraktığı. Başbakan defalarca bu seçimle ve aday belirlenmesiyle ilgili, "Toplumun tüm katmanlarını kuşatacak bir anket yapacağız, sivil toplum örgütlerine danışacağız" mealinde bir şeyler söyledi ama, ortada ne fol var, ne de yumurta! AKP, "Sus, konuşma, gerginlik üreten tarafın eline koz verme" taktiği uyguluyor. İyi de, gerginliğin kendisi AKP nin duruşundan kaynaklanıyor. Katı laikçi kesim, AKP nin böyle bir seçimi tek başına yapmasına açıkça karşı AKP liler her seferinde, "Seçim Anayasa doğrultusunda gerçekleştirilecektir" diyorlar. Bunun anlamı, "Bu Cumhurbaşkanını ezici milletvekili üstünlüğümüzle biz seçeceğiz" Tartışılması gereken, bu Cumhurbaşkanlığı seçimi toplumun tamamını tatmin edecek, sağ ve sol yelpazedeki herkesin üzerinde uzlaşabileceği, kısaca toplumun üzerinde konsensus sağlayacağı bir isim olacak mı
Son olarak farklı bir konuya geçiş yaparak bitirmek istiyoruz. Geçtiğimiz hafta başında iri tirajlı bir gazetede iki hafta içinde tekaüte ayrılacak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile ilgili bir anket yayınlandı Neydi o yağlar, ballar Ahmet Necdet Sezer, toplumun tamamını kucaklamış Herkes tarafından çok sevilmiş Vallahi korktum Bunları söyleyenler, "Ahmet Necdet Sezer i tekrar seçelim, Demirel e yapamadık ama, Sezer e 7+7 yapalım deyiverecekler" diye ödüm çatladı!
Korkma ya! Bu kadar da olmaz demeyin! Burası Türkiye! Her an, herşey olabilir!