Burak vurdu ve bitti!

Abone Ol

Galatasaray, Manisa ya hem Chedjou, hem Melo gibi savunma

sigortalarından yoksun gelmişti. Ev sahibi ise Roberto Carlos un yazlık oyun

felsefesini burada sertleştirmesi ile toparlanmış ve tehlikeli bölgeden

uzaklaşmıştı.

Sahaya böyle gelindi. Ev sahibi, maçın başlarında topa

iyi sahip olan, topu rakip kaleye akıllıca taşıyan taraftı. Hatta bunlardan

birinde Muslera nın burnu dibine kadar gelindi ama deneyimli kaleci geçilemedi.

Orta alandaki yabancılarla Galatasaray ın en fazla ceza alanı dışına kadar

gelmesine izin veren Lualua nın çakma uç adamı oluşundan dolayı sıkıntı çekti.

Oysa Roberto Carlos Vaz De oyuna girdikten sonra ne oldu ona bir bakarsa takımı

ilerdeki maçlarda daha iyi sonuçlar alır derim.

Galatasaray Selçuk ve Emre nin sırtına binmiş, Burak ın

kaptırdığı toplarla kontra yiyen bir takım idi. Yasin sadece çırpınıyor, Bruma

da ondan öteye geçemezken, Sneijder de Zokora nın sertliği ile yılmaya yüz

tutmuştu. Telles herkese yenik düşüyor, Sabri ise bu defa dengeli çıkmaya

gayret ediyordu. İşte tam bu sırada yine Sneijder çıktı sahneye... Aldı verdi,

içeri döndü ve solu ters köşeye patlattı. Oğuz uçtu ve ancak çelebildi. İşte o

sırada orada biten ve adeti olan ofsaydı kıl payı kurtaran Burak dönen topu

içeri attı. Soğuk duş oldu bu gol Akhisar için... Ekranlardan Oğuz un ne biçim

gol yediği tartışıldı. Bunu da buraya ilave edeyim. Ama aynı Oğuz un Fenerbahçe

tarihini ilk yazan (1957) rahmetli Rüştü Dağlaroğlu nun hasta Fenerbahçeli

torunu olduğunu biliyor muydu acaba bu gafiller Neyse, Akhisar toparlandı

derken, bu defa Emre topu Burak ın kafasına nişanladı, o da stoperden başka her

şeye benzeyen Orhan ın üzerinden kafayla tavana astı. Zaten bu Orhan çıktı,

yerine İsmail girince ev sahibinin savunması da toparlandı.

Sonra mı Galatasaray topla gezindi, yan pasla dinlendi

ve zaman zaman Burak ı kaçırmaya çalıştı ama Burak ın öyle pek rakip savunmanın

içine zıpkın gibi girmeye ne gücü vardı, ne de izin verildi. Hatta bir boş

topta topu Oğuz un kucağına nişanladı. Hamza nın Olcan la Telles in önünü takviye edişi iyi bir teknik adamlık

planı oldu. Burak la Umut un değişimi ise sadece İsmail ve siyahi stoperin

çıkışlarına engel olma stratejisini taşıyordu sanırım.

Carlos ise Vaz De ve Mehmet Akyüz silahlarını oyuna

atarak ligin zirvesindeki tabloya az kalsın fırça atacaktı. Ancak Vaz De nin

iki güzel vuruşu dışarı giderken de, Mehmet in vuruşunun aynı akıbete uğrayışı

bu girişimi sonuçsuz bıraktı. Yani, Akhisar sahaya acaba son maçlardaki

Lualua nın son adam gibi kullanılış inadından vazgeçip bu iki isimle çıksaydı,

Hakan la Semih in çok yerindeki hamleleri de sonuçsuz kalır mıydı Soruya

Carlos cevap bulacak.

Sonuç mu Galatasaray, yarıştaki rakiplerinden bu defa

kopmadı, geri kalmadı ve uygun adım ilerledi. Ne dersiniz; kala kala bir

Beşiktaş maçı mı kaldı Bir de çok formda olan ve topu tutan, adam geçen, pas

veren genç Emre bu defa da Melo tarafından kızağa atılır mı, bunu da merak

ediyorum.

Yarın bu maçla ilgili, maç sonrası yapılan spor ahlakına

hiç uygun olmayan programlardan söz edeceğim. Tabii ki izleyebildiğim kadarı

ile...