Bunu da yaptılar ha!..

Abone Ol

Hikâyeyi bilirsiniz. Zulmün kol gezdiği malum bir ülkede, beyaz adam zencilere zulmetmektedir. Zenciler, her kırbaç yediklerinde beyaz adama karşı daha da kinlenmekte, fırsat buldukça da isyan çıkarmaktadırlar. Beyaz adam, bu kinin sebebinin kıtlıklardan kaynaklandığını fark etmiştir. Kendine bir çare bulur. Kırbaçı, kendisiyle aynı düşünceyi paylaşan bir zencinin eline verir.

Bu sefer de, işkenceyi beyaz adam adına bir zenci yapmaktadır. Zenciler, şiddetli acı çekiyor olsalar da, işkenceyi yapan kendileri gibi bir zenci olduğu için dişlerini sıkarlar, tahammül ederler, ses çıkarmazlar.

***

Türkiye, 3 Nisan 2007 günü insan aklını durduran bir olaya şahit oldu. 1959 dan bu yana yarım asırdır güzel hizmetlere imza atmış. Kasımpaşa daki Piyalepaşa Kur ân Kursu dozerler, panzerler, coplar ve zehirli gazlar eşliğinde ve görenleri kan ağlatan hazin bir görüntü ile yıktırıldı.

Gerekçe neydi dersiniz. "Kurs ruhsatsız imiş: Bu durum, bunca senedir bilinmiyor muydu

Araştırdığınız zaman görüyorsunuz ki, bu kursun yapılmasından 7 sene sonra "Gecekondu Önleme yasası" çıkarılmış. Bu süre içinde 4 kere ihtilâl olmuş ve pek çok hükümet gelip geçmiş. Hiçbiri, bu kursa dokunmamış. Son olarak da, söz konusu Kur ânKursu nun yıkımının durdurulması konusunda idarî mahkemenin kararı var.

Neden bu dönemde yıkılıyor

Zamanlamaya dikkat ediniz. Mevlid Kandili arefesinde, 2 trilyon lira masraf edilerek restore edilen Van Akdamar Kilisesi nin görkemli bir törenle açılışı yapılıyor ve daha bir hafta geçmeden, hem de Başbakan ın da eğitim aldığı, önemli bir Kur ân Kursu hazin bir görüntü içinde yıkılıyor.

Peki, böyle bir uygulamayı, Hıristiyan ve Yahudilerin mabedlerine karşı yapabilir misiniz Kesinlikle hayır!.. Değil böyle bir şeyi yapmak, onların mabedlerine şöyle yan gözle baksanız bile dünyayı ayağa kaldırır, annenizden doğduğunuza pişman ederler.

Yeni Şafak tan Sami Hocaoğlu da aynı görüşü seslendiriyor: "O Kur ân kursunun yerinde ruhsatsız bir Cemevi olsa, bu kadar kolay yıkabilirler miydi O Kur an kursunun yerinde meyhane bile olsaydı bu kadar kolay yıkamazlardı. İtiraf edelim ki, iktidarda AK Parti olmasaydı, her halükarda o Kurân Kursu yıkılmazdı." (6.4.2007)

Zencilerin, zenciler eliyle işkence gördüğü bir olayla mı karşı karşıyayız dersiniz. Derenin kuşunu, derenin taşıyla vuruyorlar anlaşılan.

Eğer, öyle olmasaydı, tüm siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, gazete ve televizyonlar, TBMM ile hep birlikte ayağa kalkıp bu kadar büyük zorbalığa fırsat vermemeleri gerekmez miydi TV5, Millî Gazete, Saadet Partisi gibi bazı kuruluşlara ilave olarak TBMM den tek bir ses yükseldi.AKPGaziantep Milletvekili Nurettin Aktaş bey den şu onurlu sesi duyduk: "İçime sindiremiyorum. Başka işimiz gücümüz kalmadı da Kur ânkursu mu yıkacağız." (04.04.2007

Bir yerlere mesaj mı

Cumhurbaşkanı olmak isteyen bazı zevat bir yerlere mesaj mı gönderiyor dersiniz.

"Bakın, ben size verdiğim sözde duruyorum. O kadar ki, eğitim gördüğüm Kur ânkursunu bile yıkmaktan çekinmiyorum."

Kanal D de Abbas Güçlü nün programına katılan Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan ın şu görüşleri ne kadar da isabetli: "Bu arkadaşlar muhterem Erbakan Hocamızın rahle-i tedrisinden geçtiler. Ama sonradan bozuldular. Tayyip Bey, Amerika dan İsrail den, IMF den habersiz bir iş yapmıyor." (04.04.2007)

Vatandaş ne diyor

Yıkımı gören vatandaşlar isyan halinde. Bazı görüşler şöyle:

Süleyman Aydın: "Tayyip Bey in, okuduğu Kur ânKursu nu yıktırması gerçekten dikkat çekici. Demek ki gerçekten değişmiş. Bunu da ispat ediyor."

Numan Akdoğan: "Nedir bu kininiz. Van daki kiliseyi aç, İstanbul daki Kur ân Kursu nu yık."

Muzaffer Aybütüğ: "AKP liler Millî Görüş gömleğini çıkarınca çıplak kaldı. Üşüyor, donuyorlar ve ısınmak için kiliseler açıyorlar. Kur ân Kurslarını da yıkıyorlar."

Konunun meraklıları, yıkım ile ilgili vatandaş görüşlerini internet sitelerinden takip edebilirler.

Saadet Partisi nden çağrı:            Binayı yeniden yapın

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, AKP lilere sorumluluklarını hatırlatarak göreve davet ediyor: "Sizin geldiğiniz yer belli. Siz belli bir mevkiye gelmekle geçmişinizi inkâr edemezsiniz. Gömleği çıkarmanız da, inancınızı inkâr etmeyi gerektirmez. Hâlâ bu yolda ısrar ediyorsanız, öbür dünya vardır. Allah vardır. Attığınız adımı geri çekin ve o binayı yeniden yapıp o insanlara teslim edin." (04.04.2007)

Bakalım, tepki ve talepler makes bulacak mı Değilse "Eceli gelen..." atasözünü kullanmak zorunda kalıacağız.