Bunlara İnsan Denilebilir mi?

Abone Ol

Ankara’daki menfur hâdisede bu ülkenin yüze yakın canı gitti, beş yüze yakını da yaralandı. Sorarım size bu hâdisenin fâilleri insan olabilir mi Aynı şekilde yola, hendeklere, yerleşim merkezlerine bomba yerleştirip patlatanlar insan olabilir mi

İsrail askerleri, karşısında duran Filistinli kıza ateş açıp şehit ediyor, gençleri, çocukları kurşunluyor. Bunlara insan denilebilir mi

Bir ülkeyi harabeye çeviren Esad’ın adamları, İsrail’den, Çin’den, İngiltere’den, Fransa’dan, Rusya’dan bombalar alıp masum insanların başına atıyor. “Müslüman öldürme oyununda ben de varım!” diyen İran, Rusya habire Suriye’de masumları vuruyor. Bunlara insan denilebilir mi Deaş Rakka’daki, PYD Tel Abyad’taki Müslümanların mallarına el koyuyor. Müslümanları vuruyor, evlerinden, yurtlarından kovuyor. Bunlara insan denilir mi

Geçenlerde gördüm, tramvay yolundaki yağmur sularının aktığı ızgara demirlerini çalmışlar. Daha önce de rögar kapaklarının çalındığını görmüştüm. Yoldan geçen arabaların tekeri içine düşecekmiş, kaldırımda yürüyen yaya içine düşüp ayağını, kafasını kıracakmış, hırsızların umurunda mı Arefe günü dedemin, ninemin mezarını ziyarete gitmiştim. Aile mezarlığının etrafı demir parmaklıklarla çevrili, bir de kapısı var. İçerisinde musluk açılıp sular boşa akmasın, ağaçlara, çiçeklere zarar verilmesin diye alınmış basit bir tedbir. Baktım, demir kapıyı çalmışlar. Sonra civardaki benzer yapılara baktım, hepsinin de kapısını çalmışlar. Beş on liralık demire tenezzül ediyorlar. Bunlar bir şey mi, ya evlere girip insanların yıllardır biriktirdiklerini çalanlara, emeklilerin parasını gasp edenlere, araçları çalanlara ne demeli Bütün bunları yapan hırsızlara insan denilebilir mi

Otobanda giderken görmüştüm. Önümde seyreden araçtakiler önce içtikleri meşrubatın kutusunu, sonra pet şişeleri, daha sonra yedikleri meyvelerin kabuklarını yola attılar. Piknik alanlarında defalarca gördüm. Adamlar (adam dedikse sözün gelişi) oturdukları tahta masa ve bankların etrafına çöpleri saçalamışlar, cam bardakları ve şişeleri kırmışlar, bütün bu pisliklerini öylece bırakıp gitmişler. Bizim sitede defalarca gördüm, her kimse cam şişeyi kırmış, site sâkininin arabasının tekerinin altına koymuş. Çokça gördüm. Depozitosuz cam meşrubat şişesini duvara, kaldırıma ya da yola çarpıp kırmışlar. Söyler misiniz, bütün bunları yapanlara insan denilebilir mi Konya’da önce elli, sonra yüz aracın lastiğini bıçakla kesmişler. Bunu yapanlara insan denilebilir mi

Bir şehirde pikniğe giden bir aileye dört kişi musallat oluyor. Tartışma çıkıyor. Bu dört kişi yolda pusu kurup silah zoruyla anneyi kocasının ve iki çocuğunun gözü önünde kaçırıp ormanlık bir alana götürüp tecavüz ediyor. Herkes elini vicdanına koyup söylesin, bunlara insan denilebilir mi Örnekleri maalesef alabildiğine çoğaltabiliriz. Ancak bu kadarı kâfi diyoruz.

Yoldaki insanlara zarar verecek bir cismi kaldırmanın sadaka olduğunu beyan vuran sevgili Peygamberimizin (asm) hadisine ittibâen, az önce bahsettiğim cam şişe parçalarını çokça toplayıp çöp kutusuna atmışımdır. Marketten aldığım fişi dahi yola atmayıp metrelerce elimde veya cebimde taşıyıp ilk bulduğum çöp kutusuna atmışımdır. Zira inancımıza göre, “En-nezâfetü mine’l îman”, yani, “temizlik îmandandır.”

Asr-ı saâdette devlete ait develeri çalıp, çobanı işkencelerle öldüren sekiz mürted hırsıza kısas uygulanmış, o andan itibaren yaklaşık üç yüz sene bütün Arabistan’da bir tek hırsızlık vak’ası olmamıştı.

Dört mezhebe göre bu ülke Dârü’l İslâm!dır. Burada vurma, kırma olmaz. Gerçek Müslümanlar bunu bilir. İnsanlığın düşmanı iki ayaklı canavarlara lâyık oldukları ceza verilmediği müddetçe, mâsumlar ağlamaya, canavarlarsa pis pis sırıtmaya devam ederler. Yapanın yaptığı yanına kâr kaldığı müddetçe bu kâbuslu günler devam eder.