İsrail’in Gazze’ye saldırısı, binlerce insanı katletmesi dünyaya Gazzelilerin İsraillilerin hayatını tehlikeye atmasına karşılık olarak sunuluyor. Bir adım daha atarsak, devam eden saldırılar sırasında arada bir ilan edilen ateşkeslerde hep Filistinlilerin ateşkesi bozduğu gerekçesiyle iptal edilerek yeni saldırılara bahane oluşturuluyor. Hâlbuki İsrail’in saldırılarına gerekçe yaptığı tüm iddiaları yalandan ibaret. Bir defa Filistin Filistinlilerin yurdu idi ve burası ABD ve İngiltere desteğinde BM gözetiminde Yahudilerce işgal edildi. Yani, Filistinliler işgal altındaki topraklarının hiç olmazsa bir bölümünü koruyabilmek için savaşıyorlar. İşgalciler, Filistin’in gerçek sahiplerini ya katlederek ya da göçe zorlayarak oradan tamamen kopararak tek başına tüm Filistin topraklarını kendilerine mal etmenin gayreti içindeler. Filistin-İsrail çatışmalarını bu gerçeği göz önünde tutmadan değerlendirmek yanlış sonuçlara götürür. İsrail tüm Filistin topraklarına sahip olmak için katliam yaparken hiçbir kaide ve kural tanımıyor. İşlenen cinayetler karşısında insanım diyen herkesin bunları yapanların insan olup olamayacağını sorgulama ihtiyacı duyması gerekir… ABD imalatı IŞİD’in bir takım eylemleri tüm dünya basınını işgal ederken Filistin topraklarının gerçek sahiplerine yönelik İsrail saldırıları birtakım insanlıktan nasibini almamış yöneticiler tarafından koruma ve kollamaya tabi tutuluyor. Söz gelimi son olarak bir gün önceki saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlileri defnetmek için mezarlıkta toplanan insanların üzerine İsrail füze yağdırıyor. Yani insanların saldırılarda hayatını kaybeden yakınlarını defnetmelerine bile izin verilmiyor. Baba ya da kardeşinin defni için mezarlığa gelmiş çocuklar hedef haline getiriliyor ve hayatlarını kaybediyorlar. Bunu yapanların insanım diye ortada nasıl dolaştıkları ve bunlara sahip çıkanların ruh yapılarının sanıyorum ciddi olarak incelemeye tabi tutulması gerekiyor.
Bu arada Netanyahu yüzsüzlükte öylesine ileri gidiyor ki, HAMAS ile IŞİD’i yan yana getiriyor. Böyle bir suçlamaya HAMAS lideri Meşal, “Netanyahu bize göre bir bebek katili. Bizi tanımlamaya hakkı yok. 45 gündür kadınları ve çocukları öldürüyor. Terörle mücadele adı altında kendi savaşanı meşrulaştırıyor. Ama tüm dünya görüyor” diyerek belki de bu cinayetleri tüm dünyanın görmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çünkü harekete geçilmediği sürece tüm dünyanın cinayetleri görüyor olması suça iştirakten öte bir anlam ifade etmez.
Bu noktada İsrail’in önce ateşkes ilan edip arkasından birtakım yalanlarla ateşkesi bozmasının sebebi ortaya çıkmış bulunuyor. İsrail ateşkese uyacağını açıklayarak Gazzelilerin yıkıntılar altında kalmış yakınlarını ve eşyalarını kurtarabilmek için ortaya çıkmalarını bekliyor. Filistinliler cenazelerini defnederken ya da yıkıntılar altından yakınlarını çıkarmaya çalışırken İsrail ateşkesi bozarak yeni saldıralar yapıyor. Bunun için de Gazze’den İsrail’e yönelik füze fırlatıldığı yalanına sarılıyor. Ne gariptir ki Gazze’den atıldığı ileri sürülen yüzlerce füzeden hiçbir İsrailli hayatını kaybetmiyor, yaralanmıyor.
Bu bakımdan sadece Netanyahu değil, İsrail saldırılarına destek verenlerin insanlıklarının sorgulanması gerekiyor. Vicdanlarının olup olmadığını artık araştırmaya bile gerek yok. Çünkü vicdanı olanlar insanları cenazelerinin başında vurmazlar/vuramazlar.