Okurlarımdan gelen mailler, telefon mesajları ve bizzat
telefonla aramalara arada bir cevap verme imkânımı oluyor. Maçlar ve olaylar
izin verdiği sürece tabii ki
Sıraya bakmadan ve ortak sorular, ortak eleştiriler
çizgisinden başlayalım o zaman...
İbrahim Usta benim arada bir yazdığım kısa siyasi
gözlemler doğrultusunda siyasete girip girmeyeceğimi sorgulamış. Allah yazdıysa
bozsun derler ya... Tam öyle işte... Bundan yıllarca önce sevgili dostum ünlü
boksörümüz Cemal Kamacı ile bir gün yorum yaptığım Kanal 7 de karşılaşmıştık.
Cemal o günlerde adaydı. Bana da adeta yalvarırcasına bu işe gir dedi. Ama ben
onu yanaklarından öpüp, yoluma devam ettim.
Güçlü Erkin de benim arada bir yaptığım gözlemlerimden
ortaya çıkan bu tip yazılara tepki göstermiş. Güçlü dostum; ben koyun değilim.
Yazdıklarım kısa ve nettir. Benim arabam yok. Ben tramvay, metrobüs, taksi,
metro, vapur, otobüs müşterisiyim. Sarı basın kartımın sağladığı avantajla
elimdeki serbest kartla gider gelirim İstanbul da... Yani halkın ta kendisiyim.
Gezi den başlayan gösterilerde tam bir terör yaşıyorum. Açık ve net. Bunu
yapanlar dua etsinler de yeni bir 12 Eylül, yeni bir 28 Şubat sebebi
olmasınlar. Bunların aralarındaki veya rastlantı olarak toplu taşıma
araçlarındaki diyaloglarını bir işitsen yaşadığından nefret edersin.
Embiya Karahan Almanya dan yazmış. Bana verdiği desteğe
teşekkür ederim. Gurbetten mesaj almak çok güzel, çok moral verici...
Gürcan Terzi, İnfo@Trabzonspor.org.tr ye attığı bir tek
mesaja cevap alamadığı bir kenara, mesajlarının hepsi de geri dönüyormuş.
İlgililere duyurulur.
Ergun Gündüz, benim Fatih Terim hocanın mademki Milli
Takım a getirilme fikri vardı da bunun neden daha önce yapılmadığı şeklindeki
görüşümü galiba eleştirmiş. Dediğim şudur; mademki Terim hoca bu takımı
toparlar, iddialı duruma getirir anlayışı vardı da, neden ilk Macar ve Rumen
maçları oynanmadan bu yapılmadı
Ömer Faruk Öztürk, Terim hocanın gaz verdiğini ve Milli
Takım ın söyle ayağa kalktığını vurgulamış. Sadece bu mu Olur mu hiç Tamam,
moral motivasyon şart. Ama oyun taktiği, buna göre tertip, rakibe göre önlem
olmadan gazla iş yürür mü
Faruk Coşkun da Ömer kardeşimizin görüşüne tepki koymuş
anladığım kadarı ile... Elbette sadece gazla maç kazanılmaz. Öyle olsaydı
tutardınız bir psikolog yürür giderdiniz.
Mehmet Canalan, Fenerbahçeli Semih ten sorgu etmiş. Yazık
oldu. Semih, oturduğu evden, semtten, hatta hatta Kadıköy den başkaca bir yerde
hayat sürdürmeyi düşünmediği için kendi kendini harcamıştır. Semih e Fenerbahçe
olmazsa tek takım ancak ve ancak idman sahaları evine yakın olan Beşiktaş tır.
Bilmem anlatabildim mi meseleyi
Bugünlük bu kadar. Yeniden görüşmek üzere... Bakalım
Terim hoca Milli Takım dan döndükten sonra Galatasaray ın hali nice olacak