Bugün bayram, erken kalkın çocuklar!

Abone Ol

Bir bayrama daha kavuştuk. İyisiyle, kötüsüyle. Tatlısıyla, ekşisiyle. Tam bir aydır tuttuğumuz oruçları, kıldığımız teravihleri Rabbim katında kabul etsin.

Tatlısıyla diyoruz; çünkü Ramazan’ın bize kazandırdığı çok hususiyetler var. Kur’an okuyarak,  ruhlarımızı yıkadık. Namazları ihlasla kıldık, Rabbe olan kulluğumuzu daha yakından hissettik ve “abd” olduğumuzu yakinen yaşadık.

Ekşisiyle diyoruz; çünkü Mısır’da Rabiatül Adevviye meydanında yaşanan katliam yüreklerimizi kanattı. Macaristan’da Macar halkının Sovyetlere karşı tanka çıkarak gösterdiği direnişten çok daha fazla kahramanlık gösterisine tanık oluyor bu meydan.

Batı dünyasının umurunda değil. Zaten görmüyorlar bile. Ancak Mısır halkı bir tarih yazıyor. Tarih kitaplarına geçecek bu direniş, inşallah zaferle sonuçlanır diye umudumuz var.

SİVİL ANAYASA HANİ NEREDE

Ne diyordu Barış Manço:

“Bugün Bayram,

Erken kalkın çocuklar

Giyelim en güzel giysileri…”

Diye devam eden şarkıyı ilk dinlediğimde, Türkiye’de 12 Eylül darbesinin palet izleri henüz taptazeydi.

Hatırlayanlar bilir, anayasa referandumunda yüzde 99 “evet” oyu çıkmıştı.

Ama yıllar geçmesine rağmen, hâlâ darbe anayasasıyla yönetiliyoruz ve sivil anayasa konusunda ciddi adımlar atıldığını göremiyoruz.

82 anayasanın ise değişeceği yok. Çünkü “terör” konusunda kararlı tutum sergileyen Hükumet, nedense anayasanın bazı maddelerini değiştirerek, malı kurtarma sevdasında.

Ve’l-minel garaib!

Yeni anayasa konusunda söylenecek çok şey var... Söyleniyor da… Otoriteler “sivil anayasa” konusunda ısrarlı.  Ortak arzumuz, darbe anayasasından bir an önce kurtulmak... Biz burada bir/iki fazladan söz söyleyerek israf-ı kelam edip, ağzımızın tadını bozmayalım.

ŞEKER BAYRAMI

Ağız tadı dedik de…

Bayram denince akla hep, “şeker bayramı” geliyordu. 

Ramazan bayramına kulp takıp, “şeker bayramı” ismini ortaya atanlar, yıllardır nesilleri uyutmuşlardı.

Bir türlü “Ramazan Bayramı” diyemiyorlardı. Zira, “Ramazan”ı dört dörtlük yaşayamadıkları için bu bayrama “şeker bayramı” diyerek onun kutsiyetini “setrediyorlardı.”

Devran değişti. Köprülerin altından çok sular aktı.

Çok şükür, artık “şeker bayramı” kavramı unutulmaya yüz tutuyor.

Ne zaman Ramazan’a sahip çıkar isek, Ramazan Bayramını da “bayram” gibi yaşayacağız inşallah.

SULTANAHMET’TE BİR BAYRAM SABAHI

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in çağrısına kulak vermemek elde değil.

Sultanahmet Camii’nde bizzat imamlık yapacağı bayram namazı çağrısına sadece seccademizi değil, çocuklarımızı da alıp gidelim ve bizden sonraki kuşağa tıpkı Yahya Kemal’in şiirinde geçen “Süleymaniye’de bir bayram sabahı”nı yaşatalım.

BAYRAM DUASI

Ya İlahi!

Bu bayramı “bayram” gibi yaşayamayan Mısır, Arakan, Suriye, Afganistan, Doğu Türkistan, Çeçenistan ve daha nice beldelerde zulüm gören kardeşlerimize sabır ihsan et!

Müslümanları zulmüyle inim inim inleten zalimleri “Kahhar” isminle “kahreyle!”

Allah’ım!

Bizi, ailemizi ve ülkemizi düşmanların şerrinden muhafaza eyle!

Bize af ve mağvfiret et, bu seneki Ramazan’da bayrama eriştirdin… Bir sonraki Ramazan’a da eriştirmek nasip et ve her günümüzü Ramazan eyle! (Amin)

Bu vesileyle okurlarımızın ve İslam Aleminin Ramazan bayramını en içten duygularla tebrik ediyor, ailenizle birlikte huzur, refah ve saadet içinde geçirmenizi temenni ediyorum.