Buğday ülkelerin ekonomilerini, politikalarını etkileyecek kadar değerli bir emtiaya dönüştü. Eskiden petrol ve altın yatırımcıların hedefi iken, günümüzde buğday da ilgi çekmeye başladı.

Konya Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Muhammet Uğur Kaleli, ‘‘Buğday ülkelerin ekonomilerini, politikalarını etkileyecek kadar değerli bir emtiaya dönüşmüştür. yakın coğrafyamızda yaşanan halk hareketlerinde de artan gıda fiyatlarının etkisi göz ardı edilemez‘‘ dedi.

Kaleli, artan dünya nüfusunun, değişen beslenme alışkanlıkları, dünya üretimi ve bölgeler arasında artan ticaret ile buğdayın dünya ekonomisinde önemli bir aktör haline geldiğini belirtti.

‘‘Önceleri petrol ve altın yatırımcıların hedefi iken günümüzde buğday da yatırımcıların ilgisini çekmeye başlamıştır. Bununla birlikte yakın coğrafyamızda yaşanan halk hareketlerinde de artan gıda fiyatlarının etkisi göz ardı edilemez‘‘ ifadelerine yer veren Kaleli, şunları kaydetti:

‘‘Buğday ülkelerin ekonomilerini, politikalarını etkileyecek kadar değerli bir emtiaya dönüşmüştür. Buğday politik ve ekonomik açıdan Türkiye için de önemli üründür. Ülkemizde sektöre taban veya destekleme fiyatı, stok alımı ve gümrük vergileri yolu ile müdahale edilmektedir. Ancak iyi niyetli politikalar bütçeye büyük maliyet yüklemekte ve daha verimli, dünya pazarlarında rekabet edilebilir bir sektörün gelişinin sağlayacak yapısal değişikliklerin uygulamasını ağırlaştırmaktadır. Buğdaya yönelik bu politikalar düşük vasıflı buğday üretimini teşvik etmiştir. Artan gelir ile birlikte tüketici talebi daha kaliteli ürüne kaymış fakat mevcut üretim anlayışı bu talebi karşılayamamıştır. Ayrıca dünya fiyatlarının üzerinde verilen destekleme fiyatları enflasyonist baskının yanı sıra sektörün rekabetini de zorlaştırmıştır.‘‘

"İthal edilen buğdayın tek sebebi kalitedir"

Türkiye‘nin kurak yıllar haricinde kendine yetecek buğdayı ürettiğine dikkati çeken Kaleli, ‘‘Ancak bu üretime rağmen ithal edilen buğdayın tek sebebi kalitedir. Sanayicimizin, tüccarımızın verimlilik ve rekabet gücüne sahip olma isteği ulusal ve uluslararası düzeyde artarak devam etmektedir. Sanayicimizin kaliteli ürün üreterek rekabet edebilmesi, kaliteli hammaddeyi kısa sürede, istediği özelliklerde ve ne kadar alacağını bilmesi ile mümkün olacaktır‘‘ diye konuştu.

Sektörün gelişen ve değişen dünya ticaretine entegre olmak için çaba gösterdiğini anımsatan Kaleli, bu kapsamda vadeli işlemler, ürün ihtisas borsacılığı ve lisanslı depoculuk çalışmalarını önemsediklerini vurguladı.

Bu sistemlerin sağlıklı işlemesini büyük ölçüde piyasanın istediği özellikte üretim politikalarının şekillendireceğine dikkati çeken Kaleli, TMO‘nun son alım baremleri ve politikalarını bu açıdan olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

Muhabir: Haber Merkezi