Kültür-Sanat

Bu yazı şunlara dair

Bu yazı şunlara dair

Abone Ol

Bugünü  bekledim bu yazı için. Çünkü bu yazı; 12 Mart, 24 Ocak, 12 Eylül gibi "demokrasiye, halka karşı; hak gaspları" tarihleri arkasındaki sermaye gücü olan, zamanla liberalleşmiş, demokratlaşmış olsa da, tarihi ve adı aynı kalan 40 yıllık TÜSİAD‘a... Başbakan‘ın "aslında aynı sınıfız" deyişine dairdir.

Darbeler ve iki darbe arası 24 Ocak‘la palazlanmış, güçlenmiş, sık sık şımarmış büyük sermayeye; "laik-muhafazakâr; İstanbul-Anadolu; pembe-yeşil" ayrımından daha önemlisini; "sermaye ile ötekiler"in sınıf çelişkisini hatırlatışına dairdir. Büyük sermaye yöneticisi "CEO"ların yüzde 73‘ünün, TÜSİAD anketinde, "Yumurtalı protesto, ifade özgürlüğü değildir" dediğini; YÖK‘ü protesto eden öğrencilerin "Marksist ve Leninist bir takım olduğunu" patronlara yetiştirişine; sınıfınızı, yerinizi bilin deyişine dairdir. Haklı olarak, "krizin (en azından onlar için) teğet geçtiğini", bunu belki sevmedikleri bu hükümetin başardığını; büyük sermayenin kafasına vuruşuna dairdir. Yine haklı olarak; üst üste kadın başkan seçip TÜSİAD‘ın adını "İşadamı" diye bırakanların; kadın hakları, özgürlük, demokrasi deyip başka kadınların eğitim hakkına karşı çıkanların ikiyüzlülüğünü yüzlerine çarpışına dairdir. Kendi de TÜSİAD da demokrasi ve hukuk deyip dururken, çalışanların demokratik haklarını ikisinin de asla telaffuz etmeyişine dairdir...

Umur Talu HABERTÜRK