Genelkurmay‘ın, "andıç yazarları"ndan ziyade "açıklama yazarları"na ihtiyacı var!
Bu yazarların, sık sık "hukuk, demokrasi, Anayasa, kurumlar arası güven" derken, manalarını iyi düşünmesinde yarar var.
Ortada vahim ihbar ve iddialar varken, bunların "varlık ihtimali" üstüne dahi tek kelime etmeyen, ihtimali kınamayan bir "demokrasi ve hukuka bağlıyız" tiradına ise bu ülkenin artık ihtiyacı yok!..
Bir tuhaflık da hükümette tabii. Sanki Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetler bana bağlı! "Başkomutan" da, Genelkurmay Başkanı‘nın bağlı olduğu Başbakan da, MGK‘nın tüm bakanları da aynı partiden olduğu halde, sanki "Fransız" gibiler! Hep şaşırıyorlar, hep temenni ediyorlar, hep "konunun yargıdan önce basında yer alması"yla kifayet ediyorlar.
Belki de, 1950‘de bir gece, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları dahil 15 general ile 150 albayı tasfiye eden Demokrat Parti‘nin on yıl sonunda vardığı nokta, bu travma, bu ülkenin derin zihninden hiç çıkmıyordur!