Olacağı buydu işte İnsanların maraz meraklarına magazin servisi yapmak için kendilerini paralayanların, ahı gitmiş vahı kalmış şöhretlerin arızalı ilişkilerini reyting uğruna günlerce program kılıfıyla ekranlara getirenlerin, ürettikleri planlı ve kurgulu çirkefliklerden gündem devşirmeye çalışanların yüzüne indi bu tokat Murat Taşdemir in Banu Alkan a attığı tokat, aslında magazinciliği kirletenlerin, insanları enayi yerine koyan programlarla para ve reyting sağlamaya çalışanların yüzüne indi
Kızmaya, söz söylemeye, bahane üretmeye, birilerini ayıplamaya zerre kadar hakkınız yok Çünkü, ayıplanması gereken sizin sorunlu yayıncılık anlayışınız Ayıplanması gereken, günlerce sakız gibi uzatarak insanlara izletmeye çalıştığınız kepazelikler Bu zavallıların bitmiş, tükenmiş ilişkilerini insanlara yutturmaya çalışan siz değil miydiniz Bu zavallıları, Biri Bizi Gözetliyor türünde dizayn ettiğiniz bir evde günlerce seyrettirip, reyting devşirmeye çalışan siz değil miydiniz
Her akşam ana haber bültenlerine, bu evde yaşananlardan magazin gündemi taşıyıp, programınıza reklam alabilmek için kırk takla atan siz değil miydiniz Banu Alkan ın, yılışık sevgiliyi, Murat Taşdemir in, sinirli maço yu oynaması için, milyarlarca lirayı ortalığa saçıp savuran kimdi Ne oldu şimdi Ürettiğiniz sanal kahramanlar, kurguladığınız senaryonun dışına mı çıktılar Sizin planlarınızda, oynamak için ellerine tutuşturduğunuz metinlerde, kahramanların birbirine tokat atması, şiddet göstermesi yoktu değil mi Bu tokat, Türkiye de maraz meraklara servis yapan programcılık anlayışının, dedikodu, çirkef ve arızalı ilişkilerden medet uman sakat zihniyetin yüzüne inmiştir Şöhret budalalarının yüzüne inmiştir İnsani duyguları bir kenara bırakıp, hasta tipleri oynaması için senaryo üreten, izleyenlerin zaaflarını gıdıklayan stratejiler kurgulayanların yüzüne inmiştir Ve hepsinden önemlisi, programcılık adıyla günlerce ekranlarda bu kepazelikleri izleyen, bu rezilliklere göz yuman, prim veren izleyiciye atılmıştır bu tokat Bu tokatın bizi kendimize getirmesi gerekiyor Düşünmeyen, üretmeyen, eleştirmeyen, sorgulamayan, ülke sorunları üzerine kafa yormayan bir izleyici güruhu oluşturmak için var güçleriyle çalışan, ekranlara koydukları dizilerle, programlarla zihinlerimizi uyuşturmak için çabalayan medya zihniyetine hesap sormamız gerekiyor
İşte onların ürettikleri kahramanlar İşte, seyredin diye kurguladıkları senaryolarda, kahramanların yaptıkları Hatırlarsanız, ATV ekranlarında sunuculuğunu Armağan Çağlayan ın yaptığı "Ünlüler Çiftliği" diye bir program vardı Bu programı izlerken, medyanın kendilerine özel önem atfettiği ünlüler, günün 24 saatinde kameralar tarafından izleniyordu Gerçek hayatta türlü albenilerle pazarlanan ünlülerin gerçek yüzleri bu programda ortaya çıkıyordu En küçük mevzuda birbirlerine sinirlenen, parlayan, köpüren tipler Birbirlerinin arkasından entrika çeviren, yapılacak elemelerde evde kalabilmek için her türlü oyunu oynayan tipler... Gelmek istediğimiz nokta şurası Bu tür programların stratejistleri ne yaparlarsa yapsınlar, kahramanlara neyi oynaması gerektiği noktasında ne kadar baskı yaparlarsa yapsınlar, insanların gerçek yüzü, bir şekilde ortaya çıkıyor
Murat Taşdemir ve Banu Alkan ikilisi de, magazin medyasının ürettiği, ekran sevgilisini oynaması için senaryo üretilen zavallı sanal kahramanlardı Fakat, canlı yayınlanan Dobra Dobra programında, gerçek hayatın acımasız yüzü ortaya çıktı Sanal kahramanlar birdenbire gerçeğe dönüşüverdi