HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Ben şiddet istiyorum
diyen bize oy vermesin” diyor! Bu sözler güzel sözler ama güzel oldukları kadar
da söyleyen açısından riskli sözler!
Şayet HDP tabanı Eş Genel Başkan Demirtaş’ın bu sözlerini
ciddiye alacak olursa HDP adında bir partinin TBMM çatısı altında yer alması
bir hayli zor olur! Zira açıkça biliniyor ki bu partinin gerek tabanında
gerekse yönetiminde bir hayli “şiddet yanlısı” kişi var!
Güvenlik güçlerini taşlayan hanım milletvekilini henüz
kim unutmuş olabilir ki
Güvenlik güçleri ile sıkça tartışan ve onlara karşı koyan
da yine bu partinin milletvekilleri değil mi
Şiddete başvurdukları için güvenlik güçleri ile çatışan
bu sırada can verenlerin cenaze törenlerine katılanlar da bu partinin üyeleri
değil mi
Sonra da, “Onlar bizim seçmenimiz” diye kendini savunan
bizatihi bugün, “Ben şiddet istiyorum diyen bize oy vermesin” diyen Eş Genel
Başkan Demirtaş değil mi
Topyekûn şiddete bulaşmış bir siyasi yapılanmanın Eş
Genel Başkanı’nın şiddete karşı böyle rest çeker tavra girmesini bunun için
riskli buluyoruz!
Eğer şiddet yanlıları bu partiden desteklerini çekecek
olurlarsa ne TBMM çatısı altında yer alabilirler ne de Eş Genel Başkan
seçilebilirler!
Şu söylem ne kadar doğrudur bilemiyoruz ama yıllar boyu
tanık olduğumuz olaylar bize şiddetin bu siyasi yapılanmanın “olmazsa olmazı”
haline geldiğini gösteriyor!
Eş Genel Başkanın bu restinden sonra şiddet yanlılarından
nasıl bir tepki aldığını henüz bilmiyoruz!
Allah-u âlem, “Ayağını denk al, söylemlerine çeki düzen
ver, biz olmazsak sen de yoksun” türünden bir ikaza muhatap olmuş olabilir!
Elbette HDP’nin iç sorunları bizi ilgilendirmez!
İster şiddetten medet umarlar, ister şiddete karşı
çıkarlar!
Bizi endişelendiren şiddetten medet umanların borusunun
daha çok ötüyor olması!
Eş Genel Başkan tarafından yapılan açıklama ise son
günlerde HDP hakkındaki kanaatleri değişmeye yüz tutmuş Batı’daki seçmenleri
kafaya almak için söylenmiş sözlerden başka bir anlam taşımıyor!
Eş Genel Başkan şiddete gerçekten karşı ise bunu sadece,
“Bize oy vermesinler” diye tepki göstererek değil her şiddet olayına karşı
çıkarak ve onları kınayarak ortaya koymak durumundadır!
Şiddet yanlılarını her fırsatta kınamadığı sürece bu tür
açıklamaları göstermelik açıklamalar olarak kalmaya mahkûmdur!
Doğu’ya dönünce, “Onlar bizim seçmenimiz, cenaze törenine
katılmayan milletvekilini cezalandırırım” diyerek, Batı’ya dönünce de, “Şiddet
isteyen bize oy vermesin” diyerek kimi kandırabilirler ki!