Türkiye gerçekten çok zor bir süreçten geçiyor. Bir yanda uluslar arası para babalarının ve tefecilerin istilasına uğrayan kârlı, verimli sektörlerimiz, birbirinden değerli kamu kuruluşlarımız. Bir yanda IMF nin attığı borç düğümüyle sürekli sıkılan boğazımız. Bir yanda bu coğrafyada dik durmamız gerekirken eteğinin altına girdiğimiz için bir türlü toparlanamadığımız AB sevdamızın bizi sürüklediği bataklık.. Bir yanda Büyük Ortadoğu Projesi nde küresel eşkiyaların sırtımıza yüklediği orta oyunculuk Hergün yaşanan gelişmeler karşısında şok olmamak mümkün değil. "Kıbrıs meselesi AB ile müzakerelerin şartı değildir" diye ahkam kesenler, müzakerelerin askıya alındığı bu süreci nasıl değerlendirecekler bakalım. AB nin istediği tavizleri, yedire yedire, sindire sindire millete yutturmaya çalışanlar, son yaşanan gelişmeleri nasıl yorumlayacaklar bakalım
Ne günlere kaldık ey gazi hünkar! Şeklinde başlayan bir beyit vardır AB hülyasıyla yatıp kalkanlar, medeniyet treni diye türlü tavizlerle AB ye yamanmaya çalışanlar, artık geçmişi kınalı Papa nın beyanatlarından bile medet aramaya başladılar. Ne olmuş Peygamberimize ağız dolusu hakaret eden Papa, "Türkiye nin AB üyeliğine karşı değilim" demiş Demiş de ne olmuş sanki! Papa cenapları, Kardinal rütbesindeyken, "Türkiye nin AB üyeliğine karşıyım. Avrupa Birliği kültürel olarak Hristiyan bir yapı sergiliyor. Bu yapıyı bozacak herşeye karşıyım" dememiş miydi
Ne oldu Şimdi değişen ne
Bu adamlar sömürgeciliğin, kan ve gözyaşı üzerine menfaat kuleleri dikmenin türlü yöntemlerini bilen, girdikleri her yerin iliğini kemiğini sömüren insanlardır Ellerindeki herşeyi kendi insanlarının refahı ve konforizmi için kullanırlar. Menfaatlerinin olmadığı bir şeye de asla onay vermezler. Kısacası, sağmadıkları, sağmayacakları ineğe ot bile atmazlar. Kardinal rütbesindeyken AB yi Hristiyan Kulübü olarak niteleyen, Türkiye nin üyeliğine karşı çıkan Papa, şu anda bu fikrinden çarkedip, "Üyeliğinizi destekliyoruz" diyorsa, elbet bunda bir iş vardır. Gerçekten durum fecaat! Papa nın Türkiye nin AB üyeliğini desteklemesini doğru okumak ve doğru analizler yapmak zorundayız. Hadiseyi, "Papa da gerçeği gördü, Türkiye nin Avrupa Birliği üyeliğindeki kültürel, sosyal, siyasal kazanımların farkına vardı" diye değerlendirmek, büyük yanılgıdır.
Papa nın AB üyeliğimiz konusundaki sözleri, Türkiye nin bu sevdasında gelinen vahim boyutu ortaya koymuştur. Papa nın tavır değişikliğini doğru okursak, Türkiye AB tarafından dayatılan türlü tavizleri sineye çekerek, dini, kültürel, sosyal, ekonomik her alanda artık en keskin Türkiye karşıtlarının bile istediği kıvama gelmiş durumdadır. Peki, müzakere sürecindeki bu "Tren durmaz ama yavaşlar" şeklinde dayatılanlara ne diyeceğiz Bunların anlamı da, "Türkiye bu sevdasına ulaşmak için herşeyi kayıtsız şartsız kabul etmek zorundadır" tavrıdır Bizim altını çizmek istediğimiz şey, insanlarını "AB ile birlikte refah gelecek, medeniyet gelecek, iş ve aş gelecek" teraneleriyle uyutan bu iktidarı arkalayan medyanın, Türkiye nin istikbaline açık açık ipotek konulmasına bilerek, arzulayarak seyirci kalabilmesi. Unutmayın: İnsanların bazısını bir zaman kandırabilirsiniz Ama insanları her zaman kandırmanız mümkün değildir.