Bu Seçimde Ne Yapmalı?

Abone Ol

Vakıf, dernek, siyasi parti, şirket ne olursa olsun eğer herhangi bir kurumda kişiler, sistem ve prensiplerden çok daha fazla konuşuluyorsa, kurumların geleceği kişilere bağlı hale geldiyse, kişiler oturdukları koltuklardan kalkmak nedir bilmiyorsa, kişiler kendi siyasi ve iktisadi geleceklerini koruma adına vatan, millet, bayrak, din ve dava edebiyatı yapmaya başladıysa işte orada samimi ve ahlâkî bir anlayış kalmamış demektir. Girişimcilik dünyasının klasik klişelerinden biri şöyle der, “iyi işletmelerde fikirler, kötü işletmelerde ise siyaset kazanır.” Tıpkı bu örnek cümlede olduğu gibi siyasetin, sistem, düşünce, proje, inovasyon ve prensiplerin önüne geçtiği her kurumda çürüme çoktan başlamış demektir ve orada vatan, millet, bayrak, din ve dava adına harcanacak tek bir saniye kalmamış demektir. Herhangi bir konuyu ele alırken kişiler ve olaylardan sıyrılarak, genel olanı, yani sistemi ve prensipleri konuşmak çok daha verimli olacaktır. Zaten liyakatin ayaklar altına alındığı bir yerde isimleri dolayısıyla liyakatsizleri konuşmanın ne kadar anlamı olabilir ki.

Eğer bir kurumda eleştirel bakış açısı gelişmemişse oradaki topluluk kaç kişi olursa olsun aslında tek bir kişiden ibarettir. Merhum Aliya İzzetbegoviç ve Nurettin Topçu gibi kıymetli insanların üzerinde durduğu, çağımız İslâm dünyası kurumlarının en önemli sorunlarından biri özeleştiri kültüründeki çelimsizlik olsa gerek. Bir çalışma ortamında yapılan toplantıların verimli olmasını, faydaya dönüşmesini istiyorsanız eksik ve sorunlu alanların tespit edilip düzeltilmesi gerekir. Problemlerin tespit edilerek çözüm yollarının bulunması ve harekete geçerek işlerin yoluna koyulması icap eder. Bunun için de herkesin yüce gönüllü bir yaklaşımla eleştiriye açık bir şekilde çalışması olmazsa olmaz şartlardandır. Yıllar önce bir film sahnesinden alıntılayarak “dokuzuncu adam” diye bir yazı kaleme almıştım. Kısaca durum şu, bir ekipten konu ediliyor. Bu ekip dokuz kişiden oluşuyor ve dokuzuncu adam toplantı gündemi ne olursa olsun, herkes hem fikir dahi olsa sadece aksi görüş beyan ediyor, sadece farklı açılardan bakıyor, sürekli tersini düşünüyor. Mutlaka her toplantı masasının etrafında bir dokuzuncu adam olmalı diye düşünüyorum. Dokuzuncu adamların olmadığı halkalarda kişi sayısı zamanla artsa da fikir sayısı mutlak suretle düşer.

Şimdi önümüzde tarihi bir seçim daha var. Peki, bu seçimde kime destek vermek lazım? Bana sorarsanız, insanların temiz duygularını, saflığını, iyi niyetini, inancını istismar edenlere oy vermeyin. Eleştiriye tahammülü olmayan, kendisi gibi düşünmeyenleri vatan haini olarak görenlere, kendinden başka kuş tanımayan kibir abidelerine oy vermeyin. Liyakati ayaklar altına alanlara, yetim hakkı yiyenlere, torpili, iltiması, ayrımcılığı Anadolu’nun dört bir köşesine yayanlara oy vermeyin. Üç kuruş dünyalık için ahiretini satanlara, oturdukları koltuklardan kalkmasını bilmeyenlere, hepimizin şehit dedelerinin kanları ile sulanmış canım vatanımızı, babalarının tapulu malı gibi görüp kullananlara oy vermeyin. Dün ak dediklerine bugün kara diyenlere, rüzgârın önündeki yaprak gibi savrulanlara, siyasetin itibarını yerle bir edenlere, omurgasızlığın kitabını yazanlara oy vermeyin. Millete tepeden bakanlara, insanları kendi menfaatleri için birbirine düşman edenlere, kucaklamak yerine ayrıştıranlara, toparlamak yerine kutuplaştıranlara, her gün fitne ve düşmanlık tohumları ekenlere oy vermeyin. Edep yoksunlarına, ağzı bozuklara, erdem, ahlâk nedir bilmeyenlere, tatlı dili güzel sözü unutanlara, iftira, hakaret ve küfrü ağız alışkanlığı haline getirenlere oy vermeyin. Hak ve adaleti sürekli konuşup uygulamayanlara, özgürlükleri kısıtlayanlara, herkesin hakkı olan hukuku, bir kesimin kullanımına tahsis edenlere oy vermeyin. Yiğidi bir kuru soğana muhtaç edenlere, alım gücünü yerin dibine sokanlara, paramızı pul edenlere, güzelim tarım arazilerimizi müzeye çevirenlere oy vermeyin.

“Yok, bu konular beni çok da ilgilendirmiyor, benim derdim başka, ben oyumu veririm arkadaş” diyenlerdenseniz, o zaman en azından bir ders verin.