* "Evler, okullar, hastaneler ve kritik altyapı ciddi hasar gördü..."
* "Uluslararası toplum, çocuklar ve aileler için hayat kurtarıcı çabaları desteklemek üzere acilen harekete geçmeli..."
* "Çocuklar dakikalar içinde sevdiklerini, evlerini ve temel hizmetlere erişimlerini yitirdiler. İhtiyaçlar çok büyük ve her geçen saat artıyor!"
* "1.600’den fazla insan hayatını kaybetti ve çoğu çocuk 3.400’den fazla kişi de yaralandı. Arama kurtarma çalışmaları devam ettikçe ve felaketin boyutları tam olarak ortaya çıkmasıyla ölü sayısının artması bekleniyor."
* "Hâlihazırda kırılgan koşullarda hayatta kalmaya çalışan pek çok aile; güvenli su, sağlık hizmetleri ve barınmaya sınırlı erişim nedeniyle şimdi daha da büyük zorluklarla karşı karşıya."
* "Bu durumdan en çok etkilenenler arasında yer alan çocuklar; yaralanma, travma, ailelerinden ayrılma ve sahip oldukları zayıf istikrarın daha da bozulması gibi yüksek risklerle karşı karşıya."
* "Erken müdahale çalışmalarının bir parçası olarak, sağlık kitleri, tıbbi malzemeler ve çadırlarla birlikte sabun, hijyenik pedler, dezenfektanlar gibi hijyen kitlerinin dâhil olduğu 80 metrik ton hayat kurtarıcı malzemeyi, acil ihtiyaç duyan çocuklara ve ailelere derhal ulaştırmak üzere seferber ediyoruz..."
***
Yukarıdaki bilgileri veren ve çağrıda bulunan bir Siyonist kuruluş olan, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde yer alan ve güya çocukları korumak için kurulan UNİCEF!
Yukarıdaki satırlarla neresi anlatılıyor sizce?
Gazze mi? Hayır! Bu çağrı Myanmar'da meydana gelen büyük deprem dolayısıyla yapılan bir çağrı.
Elbette Myanmar'da zor durumdaki çocuklara da büyüklere de yardım yapılmalı!
Ancak UNİCEF benzer bir çağrıyı, neredeyse 500 gündür bombaların altında can veren, yaralanan on binlerce Gazzeli çocuklar için neden yapmıyor?
Bu ne yaman çelişkidir böyle!
GAZZE SOYKIRIMI'NDA 486. GÜN!
Bugün 02 Nisan 2025, Çarşamba...
Ramazan Bayramı'nı idrak ettik.
Ama farkında mısınız?
Bizler çocuklarımıza bayramlıklar, yeni elbiseler, yeni ayakkabılar, yeni kazaklar, yeni pantolonlar, yeni tokalar, oyuncaklar vb. aldık... Ancak;
* 486 gündür Gazze’de bebekler şehit edilmeye devam ediyor!
* 486 gündür Gazze’de çocuklar şehit edilmeye devam ediyor!
* 486 gündür Gazze’de gençler şehit edilmeye devam ediyor!
* 486 gündür Gazze’de yaşlılar şehit edilmeye devam ediyor!
* 486 gündür Gazze’de kadınlar şehit edilmeye devam ediyor!
* İslam dünyası dâhil tüm dünya, 486 gündür devam eden Gazze soykırımına sessiz, kör ve sağır!
* 8 milyarlık dünya âlemi ve 2 milyarlık İslam dünyası, Gazze soykırımını ne yazık ki sadece ve sadece izlemekle iktifa ediyor.
* İslam ülkeleri İsrail'le olan tüm ilişkilerini (ticari, siyasi) kesse, topraklarımız üzerindeki ABD üsleri kapatılsa Gazze soykırımı anında sona erer!
Velhasıl: İsrail, sadece güçten anlar!
BAKAN YUSUF TEKİN'İN PEYNİR MERAKINA KÜÇÜK BİR KATKI!
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin...
Türkiye gazetesinden Esma Altın'a bir röportaj vermiş ve demiş ki;
* "Keyif aldığım birçok etkinlikten bakanlık sonrası uzak kaldım! Türkülerle ilgili kitaba başlamıştım, bir de Anadolu peynirleri ile ilgili bir kitap... İkisini de bitirememek beni üzüyor!”
Anadolu peynirleri konusunda Bakan Yusuf Tekin'e küçük bir katkı yapabilirim. Şöyle ki;
Mesela, Erzincan Tulum Peyniri...
Bakan Bey’in yazacağı kitapta Erzincan Tulum Peyniri’nin mutlaka yer almasını arzu ederim.
Neden mi? Biraz bilgi vermem gerekirse;
* Yapımına Mayıs-Haziran aylarında başlanan, Eylül-Ekim'de biten, tamamen Erzincan'ın yüksek rakımlı, 90-100 çeşit bitki zenginliğine sahip, temiz ve serin yaylalarındaki buz gibi soğuk sulardan beslenen, beyaz koyundan (karaman koyun) alınan sütten yapılan peynir... İşte bu peynirin adı Erzincan Tulum Peyniri’dir.
* Erzincan Tulum Peyniri diğer peynirlere göre daha parlak görünümlü, daha güzel kokulu, tam yağlı ve daha lezzetlidir.
* Peynirin tuzlanması ve yaylaların temiz havasında bekletilmesi çok hijyenik olmasını ve olabilecek mikroplardan arınmasını temin etmektedir.
* Süt, önce temiz süzeklerde bir-iki defa süzülür. Kazanların içerisinde bir-iki saat dinlendirilir.
* Mayalanan süt yaklaşık bir saat sonra ince, ufak, iki kilogramlık temiz bezden yapılmış süzeklere alınıp peynir haline getirilir.
* Üzerinden bir gece geçtikten sonra sabah kuşluk vakti mandıraya getirilir. Mandırada şeker torbaları büyüklüğünde torbalara konur, bir hafta-on gün üzerine bez örtüp hava ve toz almaması sağlanıp, suyunu tamamen çekmesi için bekletilir.
* On günden sonra bakır veya krom teknelerde ufalanır, %2, 2.5 oranında daha çok Kemah tuzu ile tuzlandıktan sonra tekrar yeni torbalara sıkı bir şekilde basılır ve torbaların ağzı dikilir.
* On günlük beklemeden sonra tamamen suyu süzülen peynir bidonlara basılmak üzere soğuk hava depolarına nakledilir.
* Soğuk havada üç ay bekletilip kıvama gelen peynir, Türkiye ve dünya pazarlarına sunulur.
***
Sizce de Erzincan Tulum Peyniri'nin bu kitapta yer alması gerekmez mi?
ELVEDA EY ŞEHR-İ RAMAZAN!
On bir ayın sultanısın
Gönlümüzün baş tacısın
Müslüman'ın bayramısın
Hoş geldin sen ey Ramazan.
***
Sahurdaki bereketler
Davulcular bahşiş bekler
Tüm melekler dua eder
Safa geldin ey Ramazan.
***
İftar vakti hemen gelir
Hurma ve su bekletilir
Ezan sesi dinletilir
Şeref verdin ey Ramazan.
***
Sadakalar ve zekâtlar
Sevapları kat kat katlar
Fakir güler zengin rahatlar
Ehlen ve sehlen ey Ramazan.
***
Yirmi rekât teravihle
Mutlu olduk camilerle
Mukabele Kuran ile
Onur verdin ey Ramazan.
***
Ramazan'sa hayatımız
Bayram olur ahirimiz
Affedilir günahımız
Sevinç verdin ey Ramazan.
***
Orucumuz tamam oldu
Zikirlerle bir ay doldu
Bu ayrılık acı oldu
Güle güle ey Ramazan.
***
Sana veda ediyoruz
Yollarını gözlüyoruz
Tez gelmeni bekliyoruz
Elveda ey şehr-i Ramazan.
(Metin Kızılok)
---