Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ün Pakistan yolunda rektör atamaları ile ilgili olarak yaptığı açıklama doğal olarak hepimizin gözünü YÖK ün üzerine bir kez daha çevirdi!
Zira Cumhurbaşkanı Gül rektör atamaları sırasında önüne konulan ihbarlardan söz ediyor ve hayatında hiç evlenmemiş bir adayın eşinin kara çarşaflı olduğu yolunda iddialarda bulunulduğunu söylüyordu!
Söz konusu rektör ataması olunca bu tür bilgi notunun YÖK tarafından konulmuş olmasını düşünmekten daha normal ne olabilir
Nitekim büyük bir çoğunluk böyle düşünürken YÖK Başkanı Teziç yaptığı açıklama ile dosyaya kendileri tarafından konulmuş böyle bir ihbar notu olmadığını ilan etti!
Bu açıklamanın ardından Çankaya dan yapılan duyuru ile Cumhurbaşkanı Gül ün de zaten YÖK e yönelik bir suçlamasının söz konusu olmadığı bildirildi!
YÖK böyle bir ihbarda bulunmadıysa, kim Gül ü bu konuda uyarmak ihtiyacını duymuş olabilir diye düşününce akıllara ister istemez ilk olarak istihbarat teşkilatı geliyor!
Ama açıklamanın devamında görüyoruz ki, bu ihbarın araştırılması görevi istihbarat teşkilatına verilmiş ve onlar da bu ihbarın aslının astarının olmadığını ortaya koymuşlar!
Bu ne iş, dostlar
Cumhurbaşkanlığı gibi bir makamda neler oluyor dersiniz
Bu en üst makama bir yolla iletilen ihbarlar aslı astarı var mı diye araştırılmadan doğrudan Cumhurbaşkanının önüne mi konuluyor
Cumhurbaşkanı da önüne konulan her ihbarı ciddiye alıp üzerinde kafa mı yoruyor
Böyle bir bilgi notu YÖK ten ya da bir istihbarat kurumundan gelmemişse bunun lafını etmenin manası var mı
Öyle anlaşılıyor ki, Cumhurbaşkanlığı makamında yapılacak çok iş var!
Önce o makamın bürokrasisi yeni baştan elden geçirilmeli ve mahalle dedikodusu türünden bilgi notlarının Cumhurbaşkanının önüne konmasına son verilmelidir!
Sonra Cumhurbaşkanı Gül ün bizzat kendisi başta olmak üzere danışmaları da asılsız ihbarlar üzerine senaryolar yazma alışkanlığını acilen terk etmelidir!
Bakın durduk yerde bir bardak suda fırtınalar koparıldı ve sonra da böyle bir şeyin aslının astarının olmadığı ortaya çıktı!
"Efendim ama böyle bir ihbar vardı" diye kimse kendisini savunmaya kalkışmasın!
O makama, bir ciddiye alınacak ihbarlar gelebilir bir de hiç ciddiye alınmadan doğrudan çöpe atılacak ihbarlar gelebilir!
Çöpe atılması gereken ihbarlar üzerine senaryolar yazmaya çalışmak makamın ciddiyetine gölge düşürmekten başka işe yaramaz!
Sanırız yaşanan gelişmelerden en çok Cumhurbaşkanı Gül rahatsız olmuş ve arkadaşlarına "Bu ne iş " diye sorma ihtiyacını duymuştur.