Bu mu büyük Fenerbahçe?

Abone Ol

RAHMETLİ İslam Çupi ağabeyin bir yazısının içinden alınan kısa bir bölüm bugün Fenerbahçe Stadı’nın basın tribününde asılıdır. O iki üç satırda Fenerbahçe’nin büyüklüğünün şampiyonluklarla ölçülenemeyeceği belirten rahmetli, büyüklüğü tartışılamayacak biçimde anlatmaya çalışmıştır. Hoş aynı Çupi vefatından az önce de, “El âlem UEFA Kupası ve Süper Kupayı müzesine götürürken siz yerli tenekelerle çocuğu Fenerbahçeli yapamazsınız” da demiştir bir yazısında... 

Yazıya neden böyle girdim... 112 yıllık tarihi olan Fenerbahçe, sezona onca transfere rağmen bilimi, teknolojiyi inkâr eden hocanın, futbol takımına, bırakın kupayı tek bir maşrapa bile kazandırmayan bir teknik direktörle devam etti. O teknik adama sunulan güçlü kadro yarıdan fazla erozyona uğratıldı. Ve o çağdışı teknik adam kovuldu ki, Şampiyonlar Ligi yolundan saf dışı kalındığında, yerine iki yıl önce emekli olmuş biri getirildi. Bu emekli de onu bunu istemem diye tutturdu, sonra baskı gelince onları sıra sıra oynatmaya başladı. Kötü sonuçlar peş peşe gelince, bu defa birilerinin “Ben burada iken bir daha burada teknik adamlık yapamaz” dediği Aykut Kocaman’ın ism i gündeme oturdu. Ve de Fenerbahçe cephesinden tek satır yalanlama gelmedi. Emekli Hollandalı giderek takımı yazboz tahtasına çevirdi...

Bunları neden yazdım... Çünkü bu sezon da acı son kapıya dayanmıştı. Alanyaspor maçında ağır bir hezimetten kurtulunmuş ve şampiyonluk yarışına güya devam edilmişti. Ama gerçek bu muydu? Baksanıza; Fenerbahçe, ligin en zor gol atan takımlarının başında gelen Konyaspor’dan iki adet amatör küme takımı golü yiyordu. Atanlara, hazırlayanlara saygım sonsuz... Sonra umutlanır gibi olunuyor ama Ömer Ali kardeşimiz tavana çakıyor... Bu arada en büyük kayıp Fernandao’nun, yani emekli Hollandalı forvete kurban edilen gol kralının kolunu kırılıp başka bir acı yaşanıyordu. Garip ama bu kadar da olmaz yani... Statter çıkıyor. Topal stopere geçiyor, Ozan da çıkmış olduğundan orta alan Souza, Alper ve Atııf’a kalıyor, önde de çift santrfor ve Volkan Şen... Yahu emekli hoca; madem Lens yok, Volkan Şen ilk on bir oynamaz mı? Sakat, cezalı olsa tamam da, kulübede oturduğuna ve oyuna girdiğine göre...

Cevap geliyor... DickAdvocaat maç sonrası, “Ben sezon sonu bırakıyorum. Ama istenirse hemen de giderim” diyor... Eh sizin gibi yöneticiler olduktan sonra bence Fenerbahçe’nin bu yaşadıkları asla ve asla sürpriz sayılmamalıdır. Haaa Aykut Kocaman iddiaları mı? Eh Aykut hoca da dönerse, sakın bana serde Fenerbahçelilik var falan demesin. Dönerse yıllar önce eleştirdiğim, yani Trabzon’da kazanılan şampiyonluktan sonra söz ediyorum. Ali Şen’den özür dilemek durumunda kalırım. Hani şu Aykut Kocaman’la Oğuz Çetin’i gönderdiği sezon sonu... Meğerse Ali Şen... Neyse burada kalsın da, sonunu bekleyelim... Haa seyirci fukaralığı mı? Eh, parayla eziyet çekme devirleri bitti artık...